Yiyecekler asla israf edilmemeli.
Gıda fiyatlarının anormal arttığı bu günlerde Türkiye’de yaş sebze ve meyve zincir sistemi; hasat, paketlenme, mahalli hale taşıma, halde toptancıya pazarlama, şehirlerarası taşıma, halde geçici depolama, marketlere, manavlara ve pazarlara satma, buralardan tüketiciye satış ve nihai tüketim şeklinde gerçekleşmesinde dikkat edilecek hususlar aşağıda özetlendi.
Hasat, muhafaza, taşıma, pazarlama ve tüketim olmak üzere beş ana kademenin her birinde hatalı uygulama, yaş sebze ve meyve ürününe bağlı olarak yüzde 25-40’lara kadar çıkan kayıplara (çöp olmasına) neden oluyor.
Türkiye’de tarladan sofraya uzanan yolda yaşanan yaş sebze ve meyve kaybının bir haritası çıkarılmalı.
Tekniğe uygun yapılmayan yaş sebze ve sebze zincir sistemi ile, yılda yaklaşık 9-10 milyon ton yaş sebze-meyve atıkları, biyo-bozunur atıklar oluşuyor.
Yani çöp oluyor; çevre kirliliği oluşuyor.
Türkiye’de kişi başına yılda 125 kg/kişi/yıl yaş sebze ve meyve israf oluyor ve çöp depolama alanlarına gidiyor.
Sebze/meyve atıkları, ekmekten sonra en çok israf edilen gıda kalemleri arasında yer alıyor.
Türkiye'de gıda israfının yıllık maliyeti yaklaşık 14,5 milyar dolar.
Bozulmuş meyve ve sebzeler, küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 8-10'una katkıda bulunarak iklim değişikliğinin başlıca etkenlerinden biridir. Bozulmuş gıdalar, toprak, su ve enerji gibi kaynakların israfını temsil eder ve çöplüklere atıldığında, karbondioksitten 25 kat daha güçlü bir gaz olan metan gazı salımlar.
Türkiye’de, yaş sebze ve meyve atıklarından dolayı oluşan, küresel ısınmaya neden olan sera gazı CO2 ve eşdeğeri salım miktarı yıllık 23-25,4 milyon tondur.
Bozulmuş meyve ve sebzeler, küresel tatlı su kaynaklarının yaklaşık yüzde 70'ini tüketen tarım için büyük bir su israfı anlamına geliyor.
Gıdaların çöp olması, onları yetiştirmek için kullanılan sulama suyunu (mavi su), yağmur suyunu (yeşil su) ve tarımsal kirleticileri seyreltmek için gereken suyu (gri su) israf eder.
Hepimiz gıda saklamanın önemini biliyoruz, ancak gıdaları yanlış şekilde saklamanın sadece gıdanın kendisine değil, çevresindeki diğer ürünlere de ciddi zararlar verebileceğini biliyor musunuz?
Tüm gıdaların birlikte saklanabileceğini düşünmek kolaydır, ancak gerçekte yanlış saklama yöntemi bozulmaya, besin kaybına ve hatta sağlık risklerine neden olabilir.
Doğru saklamanın nasıl ve neden önemli olduğunu inceleyelim!
Tazeliği en üst düzeye çıkarmak ve bozulmayı veya kirlenmeyi önlemek için, etilen gazı ((C₂H₄) üreten gıdaları (elma, muz, domates, avokado) hassas ürünlerden (yapraklı yeşillikler, çilek, salatalık ve brokoli gibi) uzak tutulmalı, yan yana konmamalı.
Yapraklı yeşillikler gibi etilene duyarlı ürünleri nem oluşmasını ve birikmesini önlemek için açık torbalarda veya kaplarda saklanmalı.
Aşağıda verilen gıdalar yan yana saklamayın; saklarsanız çabuk bozulurlar ve çöp olurlar.
Avokado, mango gibi meyveler olgunlaşmamışsa, bu durumda olgunlaştırma için muz kullanmak iyi bir püf noktasıdır.
Muz, etilen adı verilen hidrokarbon gazı salgılar ve bu gaz, meyvelerin olgunlaşmasını hızlandıran bir bitki büyüme hormonudur.
Buzdolabında bazı yiyecekleri bir arada tutmak, gıdaların erken bozulmasına, garip tatlara ve para israfına neden oluyor.
Bu çalışma, evlerde, işyerlerinde ve lokantalarda buzdolabını doğru şekilde kullanmanıza ve diğer meyvelerin çok hızlı olgunlaşmasına neden olan etilen gazı yayan meyvelerden kaçınmanıza yardımcı olacaktır.
Yiyeceklerin birbirini bozmasını, tatlarının birbirine geçmesini veya bakteri bulaşmasını önlemek için bazı gıdalar kesinlikle bir arada saklanmamalı.
Bu durum genellikle meyvelerin yaydığı etilen gazı, nem dengesi veya keskin kokulardan kaynaklanır.
Patates ve soğan: Birçok insan patates ve soğanı aynı sepette saklar, bu çok yanlış. Soğandan salgılanan etilen gazı, patateslerin filizlenmesine ve çabuk bozulmasına neden olurken, patateslerden çıkan nem de soğanların çabuk çürümesine yol açabilir. Bu nedenle, serin, kuru ve havalandırılmış bir yerde ayrı ayrı saklanmalıdırlar.
Domates ve salatalık: Domatesler, etilen gazı salgılar ve bu da salatalıkların çabuk bozulmasına neden olabilir. Domatesler oda sıcaklığında saklanmalıdır, salatalıklar ise buzdolabında kâğıt havluya sarılarak daha uzun süre taze kalabilir.
Domates ve ıspanak: birlikte asla saklanmamalı. Olgun domateslerin salgıladığı önemli miktardaki etilen gazı, ıspanağın olgunlaşma sürecini aşırı yükleyerek solmasına, hatta bazı durumlarda bozulmasına neden olur.
Ekmek ve domates: Ekmeğin raf ömrü hassastır ve domateslerin yanında saklamak felakete yol açabilir. Domatesler, ekmeğin daha hızlı bozulmasına neden olan etilen gazı yayar.
Elma ve havuç: Elmalardan çıkan etilen gazı, havuçların çabuk bozulmasına ve tadının değişmesine neden olabilir. Her ikisi de buzdolabında saklanabilir, ancak ayrı çekmecelerde veya kaplarda saklanmaları daha iyidir.
Elma ile portakalı: Elma etilen salgılar, buda portakalın daha hızlı bozulmasına, çürümesine, neden olur.
Elma ile Karpuz: Elmadan salgılana etilen gazı, karpuzun etinin yüzde 30 daha hızlı bozulmasına neden olabilir.
İncir ve lahana: İncirdeki etilen salgılar, lahana gibi turpgillerin daha hızlı bozulmasına neden olabilir.
Karnabahar etilene karşı çok hassastır, bu nedenle elma, kavun, kivi veya soğanla aynı çekmecede (yerde) saklamamak gerekir. Taze kalması için hava sirkülasyonuna ihtiyacı vardır, bu nedenle delik bir plastik poşet içindeyse, olduğu gibi bırakmakta fayda var.
Muz ve şeftali: Muzlar çok fazla etilen gazı salgıladığı için, onları şeftalilerle birlikte tutmak, şeftalilerin çabuk olgunlaşmasına ve bozulmasına neden olabilir.
Kavun ve şeftali: Kavun ve şeftali, her ikisi de etilen üreticisidir ve bu gaza karşı hassastırlar. Onları yan yana saklamanın her iki meyvenin de çok daha hızlı çürümesine neden olabileceği anlamına gelir.
Muz ve armut: Muz gibi armutlar da bol miktarda etilen yayar, ancak birçok meyvenin aksine, etilene karşı alışılmadık derecede hassastırlar. İkisi bir arada durduğunda, etki birleşerek her iki meyveyi de hızla sert halden aşırı olgun hale getirir ve çürütür.
Çilek ve yaban mersini: Çilek ve yaban mersini her zaman ayrı tutulmalıdır. Çileklerin basıncı yaban mersinlerine zarar verebilir ve çok çabuk yumuşamalarına neden olabilir.
Çilek ve üzüm: üzüm, çileklerin küflenmesini 3 kata kadar daha hızlı hale getiren nem salgılar.
Ekmek ile peynir: peynirden salgılanan nem ekmeği küflendirir.
Sarımsak ile diğer sebzeleri: kişniş, fesleğen ve maydanoz gibi taze otlar hassas ve yüksek emici özelliğe sahip olduklarından, sarımsak gibi keskin kokulu yiyeceklerin yanında saklanmaları kesinlikle önerilmez. Sarımsağın güçlü aroması, otların tadını ve tazeliğini bozabilir. Sarımsağı serin ve kuru bir yerde, otlar ise nemli bir kâğıt havluya sarılı olarak buzdolabında saklanmalı.
Mantarlar ve keskin kokulu yiyecekler (sarımsak/soğan): Bazı marketlere göre mantarlar gözeneklidir ve çevredeki kokuları emer. Mantarların sümüksü hale gelmesini önlemek için kâğıt torbalarda saklanmalı.
Kokuyu emici yiyeceklerle birlikte güçlü kokulu yiyecekler (soğan, sarımsak): Havuç ve süt ürünleri gibi yiyecekler, soğan ve sarımsağın güçlü kokularını emebilir.
Şekil 1’de verilen sebze ve meyvelerin çabuk bozulup çöp olmasını istemiyorsanız; asla birlikte salmayınız.
Ve aşağıda verilen yiyecekleri (sebzeleri) bir arada asla saklamayın; aksi takdirde daha çabuk bozulurlar, kokuları emerler ve tatları bozulur—ayrı ayrı saklayarak taze kalmaları sağlanır ve çöp olması önlenir.
Buzdolabınızda yanlış yiyecekleri bir araya getirmek, yiyeceklerin erken bozulmasına, garip tatlara ve para israfına neden olabilir.
Çiğ et ve hazır gıdalar: Gıda güvenliği açısından çiğ et, kümes hayvanları etleri ve deniz ürünleri; asla yemeye hazır yiyeceklerle peynir, pişmiş makarna, salata yaprakları veya doğranmış meyve gibi) birlikte saklamamalıdır. Çiğ et, Salmonella, Listeria monocytogenes ve Campylobacter'ı gibi zararlı bakteriler taşıyabilir ve bu bakteriler meyve suyu damlaları veya yakın temas yoluyla bile yayılabilir.
Çapraz bulaşma, bakteri, mantar veya virüs gibi zararlı mikroorganizmaların bir gıda maddesinden diğerine geçmesiyle meydana gelir.
Bu durum genellikle doğrudan temas yoluyla veya çiğ et, kümes hayvanları etleri ya da deniz ürünlerinden damlayan sıvılar aracılığıyla gerçekleşir. Soğutma, bakteri üremesini yavaşlatsa da tamamen durdurmaz.
Bu nedenle farklı gıda türlerini birbirinden ayırmak hayati önem taşır. Çiğ gıdalar ile tüketime hazır gıdalar arasında meydana gelen küçük sızıntılar veya temas bile ciddi sağlık risklerine yol açabilir. Ayrıca, çapraz bulaşmayı önlemek için çiğ et ve sebzeler ayrı tutulmalıdır.
Bakteri damlamasını önlemek için çiğ et/kümes hayvanları etleri asla yemeye hazır gıdaların üzerinde saklamayın.
Diğer yiyeceklere damlama ve dökülmeyi önlemek için çiğ eti her zaman buzdolabınızın alt rafında saklanmalı.
Çiğ tavuk eti gibi yüksek riskli ürünler, salata veya taze sebze gibi tüketime hazır gıdalarla asla birlikte saklanmamalı veya hazırlanmamalıdır.
Bu uygulama, Salmonella gibi patojenlerle bulaşmaya yol açarak ciddi bir gıda güvenliği riski oluşturabilir.
- Çiğ ve tüketime hazır gıdalar her zaman ayrı alanlarda işlenmelidir.
- Ayrı kaplar kullanılmalıdır.
- Lokantalarda personel, çapraz bulaşmanın önlenmesi konusunda düzenli olarak eğitilmelidir.
Etilen gazı tüm ürünlerde bulunur ve ürünler ezildiğinde veya strese maruz kaldığında daha yüksek miktarlarda salınır.
Bu nedenle, ezilmiş ürünleri depodan çıkarmak çok önemlidir, çünkü bunlar etilen seviyelerini artırabilir ve çevredeki ürünlerin bozulmasını hızlandırabilir.
Saklamaya ilk giren ilk çıkarmalı.
Güvenlik nedenleriyle, tahılları asla temizlik ürünlerinin yakınında saklanmamalı.
Tehlikeli maddeler yiyecekleri kirletebilir ve sağlık riskleri oluşturabilir.
Son olarak, baharatlar ve yağlar birlikte saklanmamalıdır.
Isı ve ışık baharatların tadını değiştirebilir ve yağlar bu unsurlara maruz kaldığında daha hızlı bozulabilir.
Mutfak eşyalarınızı yeniden düzenlemek için birkaç dakikanızı ayırın ve daha güvenli bir pişirme ortamının faydalarından yararlanın.
Yapraklı yeşillikler de yanlış saklama nedeniyle sıklıkla zarar gören bir diğer kategoridir.
Yeşil yapraklı sebzeleri kapalı, terli bir plastik poşete koymak nemi hapsederek hızla solmalarına neden olabilir.
Bunun yerine, yeşil yapraklı sebzeleri hava alabilen bir kapta veya buzdolabında bir kağıt havluya gevşekçe sararak saklayın.
Bu, salataları ve sandviçleri gevrek ve taze tutar.
Ürünlerinizi nasıl sakladığınıza dikkat ederek, daha taze lezzetlerin tadını çıkarabilir ve gıda israfını azaltabilirsiniz.
Biraz daha özen göstermek, meyve ve sebzelerinizin kalitesini korumada büyük fark yaratır.
Yanlış gıda saklamanın gizli tehlikeleri:
- Çapraz kontaminasyon: Farklı türdeki gıdalar birlikte saklandığında, çapraz kontaminasyon riski yüksektir. Örneğin, çiğ et ve taze sebzeler aynı yerde tutulmamalıdır (saklanmamalı), çünkü çiğ etten gelen bakteriler yayılabilir ve sebzeleri yenmesi güvensiz hale getirebilir.
- Olgunlaşma ve etilen gazı: Elma, muz ve avokado gibi bazı meyveler olgunlaşırken etilen adı verilen bir gaz salgılar. Bu meyveleri yapraklı yeşillikler gibi diğer ürünlerin yakınında saklarsanız, bu ürünlerin erken olgunlaşmasına veya solmasına neden olabilirler. Elmaların olgunlaştığını ve yemeye hazır olduğunu düşünebilirsiniz, ancak marulunuz daha dokunmadan ıslak, kahverengine dönüşmüş ve bozulmuş hale gelebilir.
- Sıcaklık hassasiyeti: Farklı gıdaların farklı sıcaklık gereksinimleri vardır. Süt ürünleri ve et soğukta kalmalıdır, ancak bazı meyve ve sebzeler oda sıcaklığında en iyi şekilde saklanır. Bunları yanlış koşullarda saklamak bozulmayı hızlandırabilir. Örneğin, domates ve patates asla buzdolabında saklanmamalıdır; bu, lezzetlerini ve dokularını kaybetmelerine neden olabilir! Buzdolabında saklanan patates, nişastasını şekere dönüştürerek kavurma sırasında akrilamid oluşumunu yüzde 320 oranında artırır. Akrilamid insan beslenmesinde potansiyel bir kanserojen olarak kabul edilmektedir.
- Yoğuşma sorunu: Gıdalar nemli bir ortamda (örneğin yetersiz hava akışına sahip bir buzdolabında) yanlış şekilde saklandığında, yoğuşma oluşabilir. Bu nem, özellikle ekmek, peynir ve meyve gibi ürünlerde küf oluşmasına neden olabilir. Saklama kaplarınızda her şeyin kuru kalması için yeterli hava akışı olduğundan emin olunmalı.
- Kalite bozulması: Son olarak, yapraklı yeşillikler veya meyveler gibi taze kalması gereken gıdaları yanlış ortamda saklamak, besin değerlerini kaybetmelerine neden olabilir. Taze gıdaların serin ve kuru kalması gerekir, bu nedenle sebze çekmeceleri veya nefes alabilen poşetler veya kağıt havluya gevşek olarak sararak uygun saklama tekniklerine yatırım yapmak, ömürlerini uzatabilir ve besin değerlerini koruyabilir.
- Yıkamama: Meyve ve sebzeler saklanmadan önce asla yıkanmamalıdır. Yıkanırsa yüzey nemini artırarak küf sporlarının çimlenmesini sağlar. Lahana, kullanmaya hazır olana kadar sebze çekmecesinde kalır ve ancak o zaman yıkanmalı.
Gıdaları doğru saklama, gıdaların kalitesini korumaya ve tazeliğini uzatmaya yardımcı olur.
Gereksiz israfı önlemek için her bir ürünü saklamanın en iyi yöntemleri öğrenilmeli!
Türkiye’de yanlış saklamadan dolayı oluşan gıda atığı miktarı tespit edilmeli.
Sadece biraz daha özen göstererek, bozulma önlenebilir, para tasarrufu yapabilir ve yiyeceklerinizin daha uzun süre güvenli ve besleyici kalmasını sağlanabilir.
Kaynaklar:
1. https://www.indyturk.com/node/678441/t%C3%BCrki%C2%B7yeden-sesler/asla-bir-arada-saklanmamas%C4%B1-gereken-sebze-ve-meyveler
2. https://www.indyturk.com/node/82766/t%C3%BCrkiyeden-sesler/ya%C5%9F-sebze-ve-meyveler-%C3%A7%C3%B6p-oluyor
3. https://lifetips.alibaba.com/kitchen-hacks/foods-to-never-store-together-in-the-refrigerator
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish