Myanmar'ın yeni hükümeti neden aslında "sivil kıyafetli bir cunta"?

Ang San Su Çi hükümetine karşı darbeyi yöneten general, üniformasını çıkarıp cumhurbaşkanlığı koltuğuna otururken, analistler bunun iç savaş ve ekonomik krizle harap olmuş bir ülke için ne anlama geldiğini anlatıyor

Myanmar'ın yeni cumhurbaşkanı Min Aung Hlaing (ortada), Nepido'da düzenlenen geleneksel su festivalinin açılış törenine katılıyor (AP)

Geçen haftalarda Myanmar'da, ülkenin en üst düzey onlarca askeri yetkilisi üniformalarını çıkarıp sivil kıyafet giydi. Bu değişim gerçek bir dönüşümden çok kozmetik bir adım; iktidardaki bu yeniden ayarlama, hem Güneydoğu Asya ülkesi hem de ülkenin dünyadaki konumu açısından geniş kapsamlı sonuçlar doğurabilir.

69 yaşındaki Min Aung Hlaing, askeri darbeyle iktidarı ele geçirip yaklaşık 5 yıl boyunca kararnamelerle ülkeyi yönettikten sonra geçen hafta cuma günü yemin ederek ismen sivil bir görev olan cumhurbaşkanlığı makamına geldi.

Beyaz taikpon ceket ve geleneksel başlık giyen eski general ve Ang San Su Çi hükümetini deviren 2021 darbesinin mimarı, başkanlığını demokrasi ve refahın yeniden tesis edilmesi olarak lanse etti. Yemin töreninden sonra yaptığı ilk konuşmada, "Myanmar demokrasi yoluna geri döndü ve daha iyi bir geleceğe doğru ilerliyor" dedi.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Ancak tören, başkentin sokaklarında devriye gezen bomba imha ekipleri ve otellere erişimi engelleyen birden fazla kontrol noktasıyla sıkı güvenlik önlemleri altında gerçekleştirildi. Ülkenin hâlâ "birçok zorlukla" karşı karşıya olduğunu Min Aung Hlaing de kabul etti.

Darbe liderinden sivil cumhurbaşkanına geçişi, ordunun iktidarını pekiştirmek ve kararnamelerle yönetirken elde edemediği uluslararası meşruiyeti kazanmak için tasarlanmış bir stratejinin parçası.

Cumhurbaşkanı, zulüm gördükleri için ülkeden kaçmak zorunda kalan Rakhine Eyaleti'ndeki Müslüman etnik azınlık grup Rohingyalara karşı soykırım suçlamalarıyla lekelenmiş bir sicille göreve geliyor.

Uluslararası Ceza Mahkemesi'nden insanlığa karşı suçlar nedeniyle çıkarılan yakalama kararı, Uluslararası Adalet Divanı'ndaki soykırım davası ve Arjantin'deki evrensel yargı yetkisi davasıyla karşı karşıya olan Hlaing'in tüm bu dosyaları, çoğu halen Bangladeş, Malezya ve Pakistan’da mülteci konumunda yaşayan Rohingyalara karşı ordunun yürüttüğü ölümcül baskı kampanyasıyla bağlantılı. Hlaing; Birleşik Krallık (BK), ABD ve AB'nin yaptırımlarına tabi tutulmaya devam ediyor.

Fortify Rights Direktörü John Quinley III, "Min Aung Hlaing ister Myanmar'ın cumhurbaşkanı ister üst düzey bir general diye tanımlansın, gerçekler değişmiyor" diyor. 

2016 ve 2017'de Rohingyalara karşı işlenen soykırım suçlarından sorumlu başlıca komutandı. Onun denetlediği ve işlediği vahşet eylemlerinde açık bir soykırım niyeti vardı.

 

Ang San Su Çi (AFP)
13 Mart 2021'de askeri darbeye karşı düzenlenen gösteri sırasında bir protestocu Ang San Su Çi'nin fotoğrafını taşıyor (AFP)


Analistler, cumhurbaşkanlığı kurumunu bir reformdan ziyade eski generalin gerçek kontrolü elinden kaçırmadan kişisel iktidarını güvence altına almak ve uluslararası arenada kabul edilmek için yaptığı bir girişim olarak görüyor.

Institute for Global Affairs'ın misafir araştırmacısı Hunter Marston, The Independent'a yaptığı açıklamada Min Aung Hlaing'in her türden iç tehdidi ortadan kaldırmak amacıyla şimdiden etkili pozisyonları yönetime sadık kişilere doldurduğunu söylüyor.

Marston "Min Aung Hlaing ordunun, Myanmar'ın siyasi hiyerarşisinin tepesindeki ayrıcalıklı konumunu korumasını sağlamaya devam ederken, aynı zamanda halefinin kendi güvenliği ve iktidarına tehdit yaratma ihtimalini önlemek amacıyla sadık kişileri atamak için çok çaba harcıyor" diyor. 

Son 60 yılın büyük bir bölümünde Myanmar'ı Tatmadaw diye bilinen ordu kontrol etti.

Ülkenin önde gelen lideri Min Aung Hlaing, Şubat 2021'de hükümetini devirdiği ve ailesiyle veya avukatıyla görüşme imkanı olmadan hâlâ hapiste tutulan Su Çi'nin bir zamanlar fiilen sahip olduğu makamda oturuyor. Su Çi'nin yolculuğu, The Independent'ın yayımladığı Cancelled: The rise and fall of Aung San Su Kyi isimli filmde anlatılıyor.

Min Aung Hlaing, iç savaş, yaptırımlar, doğal afetler ve ABD-İsrail'in İran'a savaşının yol açtığı enerji krizi gibi daha geniş çaplı jeopolitik sarsıntılarla boğuşan ülke üzerinde artık tam kontrol sahibi.

5 yıl önceki darbeden bu yana Myanmar, etnik milisler ve demokrasi yanlısı örgütlerin Halk Savunma Güçleri diye bilinen dağınık ittifakının, cuntaya savaş açmasıyla ölümcül bir iç çatışmanın pençesine düştü.
 

Rohingyalar (AP)
13 Mart 2021'de askeri darbeye karşı düzenlenen gösteri sırasında bir protestocu Ang San Su Çi'nin fotoğrafını taşıyor (AFP)


Darbeden önce yaklaşık 10 yıl boyunca Tatmadaw'ın başkomutanı olarak görev yapan Min Aung Hlaing, Rohingyaların Rakhine Eyaleti'nden kitlesel göçünü tetikleyen acımasız askeri harekatlar da dahil, muhalefeti bastırmadaki gaddarlığıyla nam saldı.

Ordunun sürgün ve kültürlerini silme kampanyalarının en ağır yükünü omuzlarında taşıyan Rohingyalar için durum hâlâ iç karartıcı. Analistler, Min Aung Hlaing'in cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmesinin, hesap verebilirlik veya reformla ilgili yakın vadede bir umut sinyali vermediği uyarısında bulunuyor. Bunun yerine, sivil bir görünümün ardında cezasızlığı pekiştirme riski taşıyor.

BK Burma Rohingya Örgütü Başkanı Tun Khin, soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları iddiaları nedeniyle Min Aung Hlaing'in cumhurbaşkanlığının uluslararası alanda ciddi endişe yarattığını söylüyor.

The Independent'a konuşan Khin "Bu topluluğa karşı derin bir nefret beslediği için Rohingyalara gelecekte ne olacağı beni çok endişelendiriyor. Bütün bunların mimarı o. Rohingyaların geri dönüşü yerine, onu parmaklıklar arkasında görmek istiyoruz. Bu suçludan hiçbir şey beklemiyorum" diyor.

Köylerin yakılmasına, sistematik zulme ve Rohingyaların topluca yerinden edilmesine neden olan devlet mekanizmasının ortadan kaldırılmadığını, sadece şekil değiştirdiğini savunuyor.
 

Ye Win Oo (AP)
Başkomutan General Ye Win Oo (solda), 10 Nisan Cuma günü Myanmar'ın Nepido kentindeki Birlik Parlamentosu'nda düzenlenen yemin törenine gelirken (AP)


Ordunun hazırladığı yeni anayasa uyarınca Min Aung Hlaing'in cumhurbaşkanlığı görevini üstlenmek için başkomutanlık görevinden istifa etmesi gerekti. Yerine yakın müttefiki General Ye Win Oo'yu atadı.

Daha önce istihbarat teşkilatının başkanı olan yeni komutanın, Su Çi'nin gözaltına alınma sürecini yönettiği ve siyasi tutukluların işkence gördüğü iddia edilen sorgu merkezlerini denetlediği öne sürülüyor.

Marston, Ye Win Oo'nun Min Aung Hlaing'e sadakati, aile bağları ve askeri istihbarat içindeki derin kökleriyle öne çıktığını belirtiyor.

Marston, "Ye Win Oo, içinde yükseldiği askeri kurum kültürünün ürünü" ifadelerini kullanıyor. 

Min Aung Hlaing gibi o da orduyu Myanmar'ın egemenliği ve güvenliğinin tek garantörü kabul etmek ve ne pahasına olursa olsun ordunun hayatta kalmasını birinci öncelik saymak üzere eğitildi.

Yerel haberlere göre Min Aung Hlaing'in göreve başlamasından önce yaklaşık 70 subay, sivil bakanlıklara ve yerel kalkınma kurumlarına atandı. Bu kişilerin artık orta ve üst düzey görevlere getirilmesi, rejimin devlet kurumları üzerindeki kontrolünün giderek derinleştiğinin altını çiziyor.

Progressive Voice Başkanı Khin Ohmar, Min Aung Hlaing'in kendisini cumhurbaşkanlığına ataması ve (çoğu uluslararası yaptırımlara tabi) rejime sadık kişilerin atanmasının, gerçek bir dönüşüm yaşanmadığının açık bir işareti olduğunu söylüyor.

Ohmar "Bu sefer ordunun, sınırlı da olsa siyasi serbestliğe izin verme niyeti yok" diyor.

Min Aung Hlaing'in, totaliter askeri yönetimi pekiştiren ve normalleştiren bir siyasi sistem öngördüğünün açık bir sinyali bu.

Ohmar, yeni yönetimin uluslararası meşruiyet kazanma çabalarını yoğunlaştırmasını bekliyor. Temel hedeflerden birinin, Myanmar'ın BM'deki koltuğunu geri almak ve cuntanın büyük ölçüde dışlandığı uluslararası kuruluşlarla yeniden ilişki kurmak olduğunu dile getiriyor.

Sivil kılıklı cuntanın sahte seçiminin ardından Min Aung Hlaing yönetimi, insan haklarını yem ve göz boyama amacıyla kullanıp silahlaştırarak uluslararası meşruiyet kazanma girişimlerini artıracak.

Min Aung Hlaing yemin töreninde, hükümetinin "toplumsal uzlaşma, adalet ve barışı desteklemek için uygun aflar çıkaracağını" söyledi.
 

Ang San Su Çi (AFP)
Ang San Su Çi, 2019'da Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde Myanmar ordusuna karşı açılan soykırım davasının duruşmasında (AFP)


Ancak hâlâ hapiste tutulan az 14 bin siyasi tutukludan biri olan Su Çi'den hiç bahsetmedi. Halihazırda 80 yaşındaki Su Çi, Batı'daki insan hakları örgütlerinin siyasi saiklere dayandığını söyleyerek reddettiği suçlamalarla çarptırıldığı 27 yıl hapis cezasını çekiyor ve hâlâ kimseyle görüşmesine izin verilmiyor.

Marston, Su Çi gibi isimler sözkonusu olduğunda yönetimin, bu kişilerin tutukluluğunu muhtemelen siyasi koz olarak kullanacağını belirtiyor.

Su Çi'nin oğlu Kim Aris, dünya liderlerine "acımasız otoriter rejim" diye nitelediği bu yönetimi tanımama çağrısı yaptığı bir açıklama yayımlarken, askeri yetkililerden annesinin hayatta olduğuna dair derhal kanıt sunmalarını istedi.

Kim Aris "Min Aung Hlaing ve generalleri, Burma halkının elinden iktidarı çaldı" dedi. 

Şimdi de hakimiyetlerini 'sivil yönetime dönüş' olarak göstermeye çalışıyorlar. Bu demokrasi değil. Bu aldatmaca.

 

Rakhine (AFP)
11 Aralık 2025'te batıdaki Rakhine Eyaleti'nde yer alan Mrauk U'daki bir hastaneye düzenlenen hava saldırısının ardından, cenazeleri gömülmeden önce mezarlığa getirilen kurbanların etrafında insanlar yas tutuyor (AFP)


Ohmar, güçlü bölgesel aktörler arasında sıkışmış Myanmar'ın geleceğinin, jeopolitik faktörler yüzünden daha da karmaşık hale geldiğini söylüyor.

"Myanmar, orduyu siyasi ve bazı durumlarda askeri yolla desteklemeye devam eden Çin ve Hindistan gibi büyük güçlerin arasında sıkışmış durumda" ifadelerini kullanıyor. 

Öte yandan Tayland gibi komşu ülkeler, Myanmar halkının hayatı ve geleceğinden çok orduyla ve onun yandaşlarıyla olan ticari bağlarına öncelik veriyor.

Ülke içinde orduya karşı güçlü direniş hâlâ sürüyor. Yakın zamanda çatışmaların yaşandığı bölgeleri ziyaret eden Quinley, muhalefet güçlerinin alternatif yönetim yapıları kurmaya devam ettiğini söylüyor.

Quinley "Yönetim yapıları kuruyorlar ve adil bir savaş olarak gördükleri mücadeleyi sürdürerek demokratik yönetim, federal bir Myanmar ve haklara saygılı bir devlet için mücadele ediyorlar" diye anlatıyor.

Yani tabuta son çivi çakılmadı. Halk yasadışı rejime hâlâ direniyor.

Ancak ordu, son aylarda kapasitesini artırarak bazı bölgeleri geri aldı. Quinley "Sivillere karşı hava saldırıları düzenliyorlar" diyor. 

Ve intihar drone'ları gibi giderek daha gelişmiş drone saldırıları gerçekleştiriyorlar.



independent.co.uk/asia

Independent Türkçe için çeviren: Büşra Ağaç

Bu makale kaynağından aslına sadık kalınarak çevrilmiştir. İfade edilen görüşler Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU