Donald Trump'ın en ilginç düşünceleri, sabaha karşı 5'te aklına geliyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin 79 yaşındaki başkanı, pazar gününün erken saatlerinde gerçekleştirdiği Truth Social sağanağında yaklaşan 80. doğum günü kutlamalarıyla ilgili düşüncelerinin yanı sıra ("14 Haziran. Gelmiş geçmiş en büyüğü!!!") savaş gemileri ve lazerlerden bahsetti. Elbette.
"Lazerler: bing, bing, YOK OLDU!!!" ifadesi, üstüne İran bayrağı resmi konmuş bir uçağın, bir ABD savaş gemisi tarafından lazer ışınıyla düşürüldüğünü gösteren bir görselle birlikte paylaşıldı. Bu paylaşımın vermek istediği mesaj, tabii bir mesajı varsa, muhtemelen Amerikan ordusunun gücüyle gösteriş yapmak. Bunu bir reklam olarak adlandırabilirsiniz. Eskiden savaşlar, piyasaları mahvederdi. Artık onlara güç veriyor.
Silah müteahhitleri için iyi bir dönemdeyiz. Nereye bakarsanız bakın, savaş yeniden korkutucu derecede büyük bir sektöre dönüşmüş durumda. Britanya'nın savunma devi BAE Systems, "Kilit önemdeki tüm pazarlarımızda savunma harcamaları arttı" diyerek büyüme beklentilerini karşılayacağını açıkladı. 5 yıl önce BAE'ye 100 sterlin (yaklaşık 6 bin 142 TL) yatırım yapmış olsaydınız, bol bol dağıtılan temettüler hariç, bugün onun değeri 400 sterlini (yaklaşık 24 bin 570 TL) aşardı. Savaş şirketlere yarayabilir.
Dahası Shell'in kârı, Trump'ın İran savaşının petrol fiyatlarına etkisi sayesinde ani bir şekilde yükselerek 5 milyar sterlini (yaklaşık 307 milyar TL) aştı. Brent petrolün varili, 7 Mayıs'ta 100 doların altına düşse de yeniden üç haneleri yakalaması çok uzun sürmedi. Bu emtianın fiyatı, bombardıman uçaklarını İran'a gönderdiğinden beri ABD Başkanı'nın adımlarını yakından takip ederek yükseliyor ve bu durum, ters etki yaparak ülkedeki menfur rejimi eskisinden daha güçlü hale getirebilir.
Soğuk Savaş'ın bitişiyle ortaya çıkan barış temettüsü (savunma bütçelerinin iç harcamalara yönlendirilmesi) bir süre önce yok oldu. Trump'ın savaşı ve ekonomisine ve ülkesindeki gençlere verdiği zarara rağmen Vladimir Putin'in Ukrayna'yı ezme takıntısı, bu yaklaşımın son kalıntılarını da çiğniyor.
Savaş kapitalizminin geri dönüşü, özellikle Reagan döneminde sıkça konuşulduğu gibi, askeri-endüstriyel kompleksin nihai zaferi mi?
Bu noktada muhtemelen neden petrolden bahsettiğimi merak ediyorsunuz. Bu anlaşılabilir bir durum. Ancak petrol varlıklarını güvenceye almak için düzenli olarak ekipmanlarından faydalanılan askeri-endüstriyel kompleksi beslemek için petrole ihtiyacınız var. Vietnam Savaşı’ndan bu yana petrol, dünyadaki birçok çatışmanın asli ya da ikincil nedenidir.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
İronik bir şekilde, düz "askeri-endüstriyel kompleks" ifadesini literatüre sokan Dwight D. Eisenhower da bir Cumhuriyetçiydi ve başkanlığa veda konuşmasında "askeri-endüstriyel kompleks tarafından amaçlanan ya da amaçlanmayan yersiz nüfuzun yer etmesine karşı önlem almamız gerektiği" uyarısında bulunmuştu.
Ike çiçek sallayan bir savaş karşıtı değildi. II. Dünya Savaşı'nda Müttefik Seferi Kuvvetleri'nin komutanıydı ve bu görev parlak askeri kariyerinin zirvesini oluşturdu. Yine de kendini "ılımlı" ve "ilerici" diye tanımlayan bir Cumhuriyetçinin günümüzün partisine nasıl ayak uyduracağını düşünmek zor.
Söylemeye gerek yok ama bu uyarı, yöneltildiği John F. Kennedy tarafından dikkate alınmadı. Halefi Lyndon B. Johnson da farksızdı. Onun döneminde Vietnam savaşının şiddetlenmesiyle 1967'de ABD'nin savunma harcamaları, GSYİH'sinin yüzde 9,4'üne ulaşarak zirveyi gördü.
Bu oran, Soğuk Savaş'a rağmen 1970'ler boyunca düştü. Ronald Reagan döneminde tekrar keskin bir şekilde yükselse de ardından yine düşmeye başladı.
Bununla birlikte Dünya Bankası verilerine göre, savunma harcamaları son 10 yılda GSYİH'nin yüzde 3,3 ila 3,4'ü arasında oldukça istikrarlı bir seyir izledi. Bu oran hâlâ Avrupa'nın çoğundan çok daha fazla. Trump, savunma için para harcamaya gönülsüz oldukları gerekçesiyle Avrupa'yı azarlarken haklılık payına sahip.
Birleşik Krallık'ın savunma harcamaları da benzer bir yol izlerken zirveye biraz daha erken ulaştı. 1960'ta yüzde 7,1'le zirve yapıp azalan harcamalar, Reagan'ın ideolojik ruh eşi Margaret Thatcher yönetiminde yeniden yükselmeye başladı ve ardından Soğuk Savaş'ın sonunda yeniden düşüşe geçti. En düşük nokta yüzde 1,9'la 2018'deydi. Sonrasında artarak 2023'te yüzde 2,3'e ulaştı. Keir Starmer bu oranı yüzde 3'e çıkarmayı vaat ediyor. Belki de ülkenin savunma ihracatı bunu başarmasına yardımcı olur. İronik bir şekilde, en büyük desteği Ortadoğu'daki barış sağlayabilir.
Yeniden silahlanma Avrupa'da ve diğer yerlerde de gündemdeyken, BAE'yi de kapsayan savunma sanayiinin işleri iyi olmalı. Askeri-endüstriyel kompleksin hanesine bir puan daha yazılıyor.
Petrole gelince, göreceğiz. Ancak hem BP hem de Shell, yeşil enerji dönüşümünden belirgin bir şekilde uzaklaştı. Amerikalı petrol devleri hiçbir zaman gerçekten zahmete girmemişti. Yine de hepsi, petrol talebinin yakın gelecekte yatırımcıları memnun edecek kadar güçlü kalacağını düşünüyor. Kazandıkları para da hissedarlar nezdinde bu düşünceyi meşrulaştırıyor.
Aslına bakılırsa savunma harcamaları genel olarak artarken ve ülkeler kaynaklar için savaşıp petrol fiyatını yüksekte tutarken, bu tür bir savaş-kaynak kapitalizmi önümüzdeki on yılın yatırım hikayelerinden biri haline gelebilir. Birileri bundan ciddi kazanç sağlayabilir. Belki de bu kazançları, hazırlık için harcamaları gerekiyordur? Bu kulağa hoş gelmeyebilir ama silah müteahhitleri için patlama zamanı geldiğinde mantıklı oluyor.
Independent Türkçe için çeviren: Eren Umurbilir
© The Independent