Wrocław Polonya izlenimleri

Doç. Dr. Ali Oğuz Diriöz Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: Ali Oğuz Diriöz

Değerli Independent Türkçe okuyucuları,

Geçen hafta Erasmus+ Ders Verme Hareketliliği kapsamında Polonya’nın Wrocław kentindeydim. 4-8 Mayıs 2026 tarihleri arasında Wrocław University of Economics and Business — Lehçe adıyla Uniwersytet Ekonomiczny we Wrocławiu — tarafından düzenlenen Uluslararası Ders Verme Haftası’na katıldım. Bu vesileyle hem seminer verdim hem de farklı ülkelerden gelen akademisyenlerin seminer ve çalıştaylarını izleme imkânı buldum. 3 Mayıs’ta Prag üzerinden ulaştığım Wrocław’da yaklaşık altı gün geçirmek, hem akademik hem de kişisel açıdan benim için son derece öğretici ve ufuk açıcı bir deneyim oldu.
 

Polonya
Fotoğraf: Ali Oğuz Diriöz

 

İngilizcede Wrocław olarak yazılan, Türkçede kimi zaman Vroklav şeklinde telaffuz edilen bu şehrin Lehçedeki okunuşu Türkçeye en yakın biçimiyle “Vrotsvav” veya “Vrots-waf” şeklindedir. Aşağı Silezya’nın merkezi olan bu kent, tarih boyunca Polonya, Bohemya, Avusturya, Prusya ve Almanya gibi farklı siyasi ve kültürel havzaların, ülkelerin etkisi altında kalmıştır. İkinci Dünya Savaşı öncesindeki Almanca adı Breslau’dur. Tarihin ilginç bir cilvesi olarak, Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na giriş sürecinde önemli rol oynayan iki Alman savaş gemisinden biri de Breslau adını taşıyordu. Osmanlı donanmasına katıldıktan sonra Midilli adını alan Breslau, Yavuz Sultan Selim adını alan Goeben ile birlikte 1914’te Karadeniz’deki Rus limanlarına yapılan baskında yer almış ve bu gelişme Osmanlı Devleti’nin savaşa giriş sürecine sebep olmuştur.

Bugünün Wrocław’ı ise savaşların ve imparatorlukların gölgesinden çıkmış, modern, bakımlı, canlı ve kültürel açıdan zengin bir Avrupa kenti olarak karşımıza çıkıyor. Yaklaşık 600-700 bin kişilik nüfusu, çok sayıda üniversitesi, Türkiye’den bakıldığında belli açılardan Eskişehir ile mukayese edilebilecek bir şehir izlenimi veriyor. Elbette Wrocław’ın tarihi katmanları ve Aşağı Silezya bağlamı onu çok farklı bir yere yerleştiriyor; ancak öğrenci nüfusu, kent ölçeği, yürünebilir merkezî alanları ve üniversite hayatının şehre kattığı dinamizm bakımından Eskişehir benzetmesi akla geliyor. Resmî turizm kaynaklarında Wrocław’ın Oder Nehri üzerinde 12 ada ve 112 köprüyle şekillenen özel bir kent dokusuna sahip olduğu belirtiliyor.

Benim Polonya’ya ilk seyahatimdi. Varşova, Kraków, Poznań, Łódź veya Gdańsk gibi diğer Polonya şehirlerini görmediğim için bir mukayese yapamam. Fakat Wrocław, herhangi bir Avrupa standardına göre gayet güzel, bakımlı, güvenli ve kültürel zenginlikleri olan bir şehir. Son yıllarda Avrupa Birliği’nin sıkça eleştirildiği bir dönemde, Polonya’nın ekonomik dönüşümü ve büyüme hikâyesi aslında AB’nin başarı örneklerinden biri olarak da değerlendirilebilir. Daha önce Independent Türkçe’de yayımlanan “Polonya ve Doğu Avrupa’nın Türkiye’nin Avrupa güvenliği stratejisindeki önemi” başlıklı yazımda, Türkiye’nin Polonya ve Doğu Avrupa ülkeleriyle ilişkilerini daha fazla geliştirmesinin stratejik önemini vurgulamıştım. Wrocław ziyareti, bu tespitimi sahada gözlemlemem açısından da doğrular nitelikteydi.
 

Polonya3
Fotoğraf: Ali Oğuz Diriöz

 

Polonya’nın önemli kültür ve eğitim kentlerinden biri olan Wrocław’da çok sayıda yükseköğretim kurumunun bulunması, Türkiye açısından da dikkate alınması gereken bir imkân sunuyor. Avrupa Birliği’nin belki de en başarılı yumuşak güç ve dayanışma programlarından biri Erasmus programlarıdır. Erasmus sadece öğrenciler için değil; öğretim üyeleri, idari personel, lise öğretmenleri, stajyerler ve farklı kurumlar için de ülkeler arası bilgi paylaşımı, mesleki temas ve dostluk bağları kurulmasına imkân tanıyor. Wrocław University of Economics and Business tarafından düzenlenen 2026 International Teaching Week programı da Erasmus+ partner üniversitelerinden gelen akademisyenleri uluslararası öğretim, bilimsel deneyim paylaşımı ve akademik ağ kurma amacıyla bir araya getiren bir etkinlik olarak tasarlanmıştı.

Bu vesileyle özellikle aziz dostum ve değerli meslektaşım Dr. Piotr Luty’ye teşekkür etmek isterim. Kendisiyle iki yıl önce Slovakya’nın başkenti Bratislava’da düzenlenen benzer bir Erasmus+ ders verme hareketliliği sırasında tanışmıştım. Wrocław’daki bu organizasyonda emeği geçen bütün Wrocław Ekonomi ve İşletme Üniversitesi öğretim üyelerini ve idari personelini içtenlikle tebrik ederim. Gösterdikleri olağanüstü misafirperverlik için de ayrıca teşekkür ederim. Düzenlenen çalıştaylar ve seminerler hakikaten çok faydalıydı. Program boyunca farklı ülkelerden gelen akademisyenlerle değerli deneyimler ve bilgiler paylaştık.
 

Polonya2
Fotoğraf: Ali Oğuz Diriöz

 

Benim açımdan programın en anlamlı taraflarından biri, onur konuşmacılarından biri olarak bütün üniversiteye açık bir seminer verme imkânı bulmamdı. “Neo-Ortaçağcılık ve Küresel Yönetişim” üzerine verdiğim seminerde, Avrupa Birliği, Türk Devletleri Teşkilatı ve farklı bölgesel işbirliği mekanizmalarının önümüzdeki yıllarda bölgesel ticaret, küresel tedarik zincirleri, enerji güvenliği, su güvenliği ve istikrar açısından taşıdığı önemi vurguladım. Küresel yönetişimin zayıfladığı, büyük güç rekabetinin arttığı ve stratejik darboğazların daha fazla önem kazandığı bir dönemde, bölgesel kurumların ve çok taraflı işbirliği mekanizmalarının rolünün artacağını ifade ettim. Seminer sonrasında öğrencilerden ve akademisyenlerden gelen sorular, Wrocław’da akademik merakın ve entelektüel ilginin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyordu. Belki de en önemlisi, akademisyene ve bilgiye değer verildiğini hissettim.

Wrocław University of Economics and Business, yani WUEB, şehrin bugünkü modern, açık fikirli ve uluslararası yüzünü temsil eden kurumlardan biri. Üniversite kampüsündeki düzen, akademik ortam, farklı ülkelerden gelen katılımcılara gösterilen ilgi ve şehirle üniversite arasındaki bütünleşme dikkat çekiciydi. Bu tür deneyimler, Türkiye’deki üniversiteler için de önemli işbirliği imkânları sunuyor. Nitekim bu ziyaret vesilesiyle benim üniversitem TOBB ETÜ ile WUEB arasında kurumlararası bir anlaşmanın da imzalanmış olması ayrıca memnuniyet vericidir.
 

Polonya4
Fotoğraf: Ali Oğuz Diriöz

 

Wrocław’ı ilginç kılan unsurlardan biri de şehrin yakın geçmişiyle kurduğu yaratıcı ilişkiyi yaşama imkânıdır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında Breslau’dan Wrocław’a dönüşen bu şehir, büyük bir nüfus değişimi ve hafıza dönüşümü yaşamıştır. Bugünkü Wrocław’ın önemli bir kısmının kökeni, savaş sonrası Sovyetler Birliği (günümüz Ukrayna) sınırları içinde kalan Lwów/Lviv ve doğu bölgelerinden gelen Polonyalılara uzanır. Bu nedenle şehir sadece bir Polonya kenti değil, aynı zamanda Orta Avrupa tarihinin yer değiştirmeler, sınır değişiklikleri ve hafıza katmanlarıyla örülü bir laboratuvarı gibidir. Wrocław’ın 2016’da Avrupa Kültür Başkenti seçilmesi de bu çok katmanlı tarihsel ve kültürel mirasın çağdaş bir kent vizyonuna dönüştürülmesi açısından anlamlıdır. 2016 programı kapsamında yüzlerce kültürel etkinlik düzenlenmişti.

Şehrin en sevimli ve sembolik unsurlarından biri ise meşhur Wrocław cüceleridir. Kentin birçok noktasında farklı meslekleri, aktiviteleri veya mizahi sahneleri temsil eden küçük bronz cüce heykelleri bulunmaktadır. Aileler ve turistler ellerinde haritalarla “cüce avına” çıkmakta, böylece şehirde dolaşmak çocuklar kadar yetişkinler için de eğlenceli bir keşfe dönüşmektedir. Bu cüceler yalnızca turistik bir unsur değildir; kökleri 1980’lerde komünist rejimin baskılarına mizah yoluyla karşı çıkan “Orange Alternative” hareketine kadar uzanır. Resmî turizm kaynakları da bu cücelerin komünist dönemin absürtlüklerine karşı mizahi bir protesto diliyle ilişkilendirildiğini aktarmaktadır.
 

Polonya5
Fotoğraf: Ali Oğuz Diriöz

 

Oder Nehri üzerindeki ada ve adacıkları, kanalları, köprüleri, tarihî meydanı, opera binası, katedralleri ve üniversite binalarıyla Wrocław, Türkiye’de henüz yeterince bilinmeyen ama keşfedilmeyi hak eden bir destinasyon. Şehrin kültürel canlılığı sadece müzeler ve tarihî yapılarla sınırlı değil. Wrocław, her yıl binlerce gitaristin bir araya gelerek Hey Joe eserini birlikte çaldığı Guitar World Record (Gitar Dünya Rekoru) etkinliğiyle de tanınıyor. 2026 etkinliği için de binlerce gitaristin Wrocław’da bir araya gelmesi planlanmıştı. Bu tür etkinlikler, şehrin hem tarihî hem de çağdaş kültürel kimliğini canlı tutuyor.

Sonuç olarak Wrocław, hem turistik hem akademik hem de kültürel işbirliği açısından Türkiye’de daha fazla tanınmayı hak eden bir şehir. Türk öğrenciler, akademisyenler ve üniversiteler için Wrocław ve benzeri Doğu Avrupa kentleri önemli fırsatlar sunuyor. Türkiye’nin Avrupa ile ilişkileri çoğu zaman Berlin, Paris, Brüksel, Roma veya Madrid ekseninde düşünülüyor. Elbette Almanya, Fransa, İtalya, İspanya, Belçika ve diğer Batı Avrupa ülkeleriyle ilişkiler ihmal edilmemelidir. Ancak Polonya, Çekya, Slovakya, Romanya, Macaristan, Bulgaristan ve Balkan ülkeleriyle geliştirilecek akademik, kültürel, ekonomik ve stratejik ilişkiler de Türkiye açısından büyük önem taşımaktadır.
 

Polonya6
Fotoğraf: Ali Oğuz Diriöz

 

Doğu Avrupa ülkelerinde Türkiye’ye yönelik algının Batı Avrupa’ya kıyasla bazı alanlarda daha az önyargılı olabildiği kanaatindeyim. Ayrıca bu ülkeler Türkiye’ye coğrafi olarak daha yakındır ve güvenlik, enerji, lojistik, yükseköğretim, turizm ve bölgesel işbirliği bakımından ortak çıkar alanları giderek artmaktadır. Gönül ister ki Türkiye’nin bütün Avrupa Birliği ülkeleriyle ilişkileri, potansiyel bir üyelik yol haritası çerçevesinde daha güçlü ve kurumsal biçimde gelişsin. Ancak bu süreç içinde Doğu Avrupa ile daha fazla temas kurmak, Türkiye’nin Avrupa politikasını derinleştirecek ve çeşitlendirecek önemli bir adım olacaktır.

Wrocław’dan çok olumlu izlenimlerle döndüm. Bu seyahat bana bir kez daha gösterdi ki Avrupa sadece büyük başkentlerden ibaret değildir. Bazen bir ülkeyi ve bir bölgeyi anlamak için orta ölçekli, tarihî hafızası güçlü, üniversite hayatı canlı ve kültürel dokusu zengin şehirleri görmek gerekir. Wrocław da bu anlamda Polonya’nın ve Orta Avrupa’nın dikkatle izlenmesi gereken güzel, nezih ve öğretici kentlerinden biridir.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU