Yetkililerin akıl almaz yolsuzlukları, müthiş bir Dünya Kupası'nı mahvediyor

Turnuva, tarihindeki en heyecan verici futbol maçlarından bazılarına sahne olurken Donald Trump ve FIFA, tehlikeli derecede şikeyi andıran bir kural değişikliği getirmek için komplo kurdu

(Reuters)

Bu Dünya Kupası, beklentilerin altüst olmasıyla şekillendi. Bilet fiyatlarının arşa çıkmasının seyircileri caydıracağına, ülkeye giden taraftarların vize alamayacağına, yurtdışında yaşayan taraftarların göçmenlik ve gümrük yetkilileri tarafından ABD şehirlerinin sokaklarından topluca uzaklaştırılacağına dair karamsar öngörüler gerçekleşmedi. Bunun yerine, son teknolojiyle donatılmış stadyumların ağzına kadar dolu olduğunu gördük, muhteşem futbol maçları ve bolca gol izledik. Ve belki de hepsinden sevindirici olanı, ilk iki hafta boyunca Donald Trump'ın hiç ortalıkta görünmemesiydi.

Ta ki şu ana dek. 6 Haziran'da, ABD'nin Seattle'da Belçika'yla son 16 turu maçına çıkmaya hazırlandığı sırada Trump devreye girdi. Üstelik bunu olabilecek en sinsi, moral bozucu ve doğrusu tam da Trump'a yakışır bir şekilde yaptı.

Bosna-Hersek'le oynadıkları son maçta ABD milli takımının yıldız forveti Folarin Balogun kırmızı kart görmüştü. Maçı izleyen hemen hemen herkes, onun oyundan atılmasının talihsizlik olduğunu düşündü. Ancak bu, futbolun risklerinden biri. İşler ters gidebilir. Bu yüzden ABD'li futbol mercileri Balogun'un cezasına itiraz ettiğinde, FIFA yetkililerinden "Kural kuraldır" yanıtını aldı. Ceza ertelenemezdi. ABD teknik direktörü Mauricio Pochettino'dan Dışişleri Bakanı Marco Rubio'ya kadar herkes karara tepki gösterdi. Ancak konu orada kapanmış gibiydi.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Tam da bu noktada Trump devreye girdi. FIFA Başkanı Gianni Infantino'nun numarası onun hızlı arama listesinde kayıtlı. Güçlü kişilerle ilişki kurma sözkonusu olduğunda dalkavukluk terimi adeta onun için icat edilmiş denebilecek bir isim. Geçen yılın sonlarında düzenlenen Dünya Kupası kura çekiminde Trump'a saçma sapan bir FIFA Barış Ödülü takdim eden de aynı kişiydi. Ve tahmin edin ne oldu: Trump onu aradıktan sonra (bu müdahale hem Beyaz Saray'daki hem de FIFA'daki kaynaklar tarafından doğrulandı) Infantino, cezanın askıya alındığını duyurdu. Balogun artık maça çıkabilecekti. ABD en golcü oyuncusunu geri kazanmıştı. Kısacası FIFA'nın sert faulleri caydırmak amacıyla bizzat belirleyip koyduğu kurallar, sırf Infantino öyle karar verdi diye hiçe sayılmış oldu.

Donald Trump'ın 2020'deki seçimleri kaybettiğinde verdiği tepkiden de görüldüğü üzere kendisi başarısızlığı olgunlukla kabullenebilen biri değil. "Turuncu Adam" bu kararı, "Doğru olanı yaparak büyük bir adaletsizliği ortadan kaldıran FIFA'ya teşekkür ederim! Başkan DONALD J TRUMP" diye duyurdu.

Diğerleriyse öfkeliydi. Belçika Futbol Federasyonu, karar karşısında "şaşkınlık" duyduğunu, bunun müsabaka kurallarıyla "doğrudan çeliştiğini" belirterek "tüm olası seçeneklerin" değerlendirildiğini açıkladı. Belçika milli takım teknik direktörü Rudi Garcia ise "5 Temmuz'un FIFA'da 1 Nisan'a denk geldiğini bilmiyordum" dedi.

Bu duruma öfkelenmek için Belçika taraftarı olmaya gerek yok. Dünya Kupası'nda kırmızı kartlara itiraz edilemez ve bu kartlarla ilgili kararlar geri alınamaz. Kural budur, bu FIFA'nın kendi kuralıdır. UEFA'ya göre Balogun'un oynamasına izin verilmesi "emsalsiz, anlaşılmaz ve gerekçelendirilemez" bir karar. Bu hiç de abartılı değil. Başkanı uzun süredir eleştiren eski Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Adam Kinzinger, X'te şöyle yazdı:

ABD kupayı kazanırsa, artık bu zaferin yanında her zaman bir yıldız işareti olacak. Haklı ya da haksız.

Eski FIFA Başkanı Sepp Blatter da (evet, o Sepp Blatter) X'te şu ifadeleri kullandı:

Kırmızı kartlar siyasi telefon görüşmeleriyle iptal edilmez. Bunlar kurallar, kanıtlar ve bağımsız kurumlar tarafından iptal edilir.

Artık öyle değil. Artık biliyoruz ki FIFA'nın zayıf ve yalaka başkanı, en çok yaranmak istediği kişi tarafından arandığı anda kurallar çöpe atılıyor. Sırf Başkan'ı memnun etmek için yerleşik uygulamalar bir çırpıda rafa kaldırılıyor. Sırada ne var? Trump bu akşam da VAR'a doğrudan bağlanıp Romelu Lukaku'nun Belçika adına attığı gölü mü iptal ettirecek? Infantino, Beyaz Saray'daki adam şortunun kesimini beğenmedi diye Kevin De Bruyne'ya kırmızı kart gösterilmesini mi üsteleyecek?

Bu size saçma geliyorsa, şunu bir düşünün: Turnuvada gördüklerimiz birçok açıdan Trumpçı dünya düzeninin işleyişini yansıtıyor. Emsal kararları unutun, geçmişi unutun, kurumların bağımsızlığını unutun; Trump'a göre kuralları koyan kendisi.  

Trump sporun ahlakını umursamıyor. Siyasette de diplomaside de, hatta hayatın her alanında tek önceliği istediğini elde etmesi gerektiğine olan inancı. Sir Keir Starmer'ın Infantino'yu arayıp, Jarrel Quansah'ın cezasının cumartesi günü İngiltere'nin Norveç'le oynayacağı çeyrek final maçından önce iptal edilip edilmeyeceğini sorduğunu hayal edin. Böyle bir şey akıl almaz bulunurdu. Oysa Trump yerleşmiş her türlü usulü rahatlıkla altüst ediyor. Infantino da acınası şekilde onun kabadayılıklarına boyun eğiyor. Bu da şu anlama geliyor: Dünya Kupası, tarihinin en coşkulu maçlarına sahne olurken, turnuvanın tüm değerlerinin altını oyan bir iktidar komplosuna tanıklık ediyoruz. Ama sonuçta Donald Trump'tan bahsediyoruz. Öyleyse neden şaşıralım ki?
 

independent.co.uk/voices

Independent Türkçe için çeviren: Yasin Sofuoğlu

Bu makale kaynağından aslına sadık kalınarak çevrilmiştir. İfade edilen görüşler Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU