Falkland Adaları sadece bir başlangıç: Artık Enerji Savaşları çağındayız

Adalardan Hürmüz Boğazı'na ve bunların çok daha ötesine uzanan, halihazırda dünya genelinde süren 60'a yakın çatışmanın çoğunun merkezinde petrol ve enerji yer alıyor, üstelik bu daha başlangıç

(Reuters)

Kuzey Falkland Havzası'ndaki petrol anlaşmazlığı, Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei'yi ülkesinin Falkland Adaları üzerindeki hak iddiasını yeniden gündeme getirmeye sevk etti. Geçen hafta ülke genelinde yayımlanan konuşmasında "değişim rüzgarlarının" kendi lehine döndüğünü ve Donald Trump'ın desteğini beklediğini söyledi.

Bu, önemsiz bir atışma değil, özellikle Donald Trump için bir saplantı haline gelen petrol uğruna verilen mücadelede yeni bir beklenmedik gelişme denebilir. Halihazırda dünya genelinde süren 60 civarındaki çatışma ve savaşın çoğunun merkezinde petrolle enerji bulunuyor.

Önümüzdeki on yılda petrol ve hidrokarbon çatışmalarının yeni bölgelere, özellikle de Kuzey Kutbu ve Antarktika'ya taşınması muhtemel.

2 Eylül Çarşamba gecesi Milei, Falkland Adaları'nın yaklaşık 210 kilometre kuzeybatısındaki Sea Lion imtiyaz alanının ticari olarak işletilmesinde yer alan tüm şirket ve yüklenicilere "yaptırım" uygulayacağı tehdidini savurdu. Sondaj ve çıkarma faaliyeti, muhtemelen gelecek yılın sonlarında veya 2028'in başlarında start verecek. Projede iki şirket var: Birleşik Krallık'tan Rockhopper ve İsrail'den Navitas. Buenos Aires'ten gelen yüksek desibelli tehdit, Navitas'ın Tel Aviv Borsası'ndaki hisse fiyatında yüzde 7'lik bir düşüşe neden oldu.

Son tahminlere göre Rockhopper sahasının 1,9 milyar varile kadar petrol üretme potansiyeli bulunuyor. Bu, şimdiye kadar şüpheyle karşılansa da en son teknoloji sayesinde petrolün nispeten kolay çıkarılması bekleniyor. Adalar çevresindeki petrol arayışı 1970'lerde, Britanya'yla Arjantin'in 1982'de karşı karşıya gelmesinden yaklaşık 10 yıl önce başladı ve 12 hafta süren kısa savaşta yaklaşık bin kişi öldü.

Sinikler, Margaret Thatcher'ı Adalar uğruna savaşmanın, karşılığını vereceğine ikna eden şeyin petrol zenginliği ihtimali olduğunu öne sürdü. O dönemde BBC ve basın kuruluşları adına adaların içinde ve çevresinde bulunuyordum ve enerji işinde olup da Falkland petrolünü çıkarmanın ekonomik açıdan sürdürülebilir olduğunu düşünen hiç kimseyle karşılaşmamıştım.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Kuşkusuz ki Sea Lion'ın muhtemel getirisi, Trump yönetiminin önceki çarşamba yaptığı Venezuela petrolü anlaşmasıyla karşılaştırılamayacak kadar az. Venezuela Devlet Başkanı Vekili Delcy Rodriguez, ABD şirketlerine önümüzdeki iki yıl içinde tam 65 milyar varil petrol üzerinde imtiyaz hakkı tanıyan, çok büyük hacimli bir anlaşmayı imzaladı.

Bu, Trump yönetiminin yeni merkantilizminin bir semptomu. Bu yaklaşımın Trump'ın görev süresinden daha uzun sürmesi muhtemel. Bu anlayış, Trump'ın en yakın danışmanlarından Stephen Miller'ın Başkan Monroe'nun doktrinini elden geçirmeye yeltendiği, kasımda yayımlanan Ulusal Güvenlik Stratejisi'nde yer alıyor. Kabaca bu anlayış Batı Yarımküre'nin, yani Kuzey ve Güney Amerika'yla bunları çevreleyen okyanusların "bizim yarımküremiz" olduğunu iddia ediyor. Bu nedenle Trump'ın, tıpkı ima ettiği gibi, Falkland Adaları konusunda Milei'nin tarafına geçeceğinden şüpheleniyorum. Tuhaf popülizmine rağmen Milei, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki MAGA hareketinin Latin Amerika'daki poster çocuğu konumunda.

Trump'ın Amerikan petrolü ve doğalgazına yönelik takıntısı, İran'a açtığı savaşta girdiği çıkmaz ve Rusya'nın halihazırda karşı karşıya kaldığı enerji ihracatı sorunları nedeniyle daha da güçleniyor. Rus petrolü ve doğalgazının pazarları giderek daralıyor ve Rusya'nın "gölge tankerler" diye adlandırılan döküntü gemilerden oluşan filosu dünyanın okyanuslarını dolaşırken riskle getirinin ters orantılı olduğu zorlu bir mücadele içine giriyor.

Kanada'nın petrol kumlarıyla Malvina Havzası'nın tamamının da Trump'ın gündemine girmesi muhtemel. Kuzey Falkland Havzası, geniş Malvina Havzası'nı oluşturan bir dizi petrol sahasının kuzeyindeki, en cazip kısım ama bu bölge şimdiye kadar fiziksel açıdan ticari olarak sürdürülemeyecek kadar zorlu görülüyordu. Ancak dikkat: Milei, kıtanın ucundaki Tierra del Fuego'da Arjantin'in artık yeni bir “süper üs” inşa edeceğini 2 Eylül Çarşamba söyledi. Milei'ye göre bu üs, Arjantin'in Güney Atlantik'teki adaları araştırması ve işletmesine yönelik bir merkez olacak ki bunlar arasında Güney Georgia, Güney Thule ve Güney Shetland Adaları bulunuyor.

Bu, Arjantin'i Antarktika'ya da taşıyor: Arjantin orada 1959 tarihli Antarktika Antlaşması'nı ihlal edecek şekilde, hem askeri hem de sivil amaçlarla kullanılabilecek bir askeri üs kuruyor.

Antarktika ve Arktika, en azından önümüzdeki 20 yıl boyunca rekabetin ve muhtemel çatışmaların başlıca bölgeleri haline gelmesi bekleniyor. Buralarda bol miktarda maden ve hidrokarbon bulunuyor ve küresel ısınma bunlara erişimi giderek kolaylaştırıyor.

Bu yüzyılın başındaki tahminlerin aksine, henüz hidrokarbon üretimi veya tüketiminin en yüksek seviyeye ulaştığı petrol zirvesine gelmiş değiliz. Uluslararası Enerji Ajansı'na göre bu duruma 2030'lu yıllarda geleceğiz. Ancak OPEC'in tahminleri, en az 20 senenin daha olduğunu söylüyor.

Yenilenebilir kaynaklar enerji arzındaki payını giderek artırıyor, bazı gelişmiş ekonomilerde artık yüzde 30'a varan oranlar görülüyor. Buna rağmen iklim değişikliğinin uyarıcı semptomlarına karşın hidrokarbonlara bağımlılığımız bir süre daha devam edecek.

Özellikle Ortadoğu ve Latin Amerika'nın barış ve uyumu keşfedememesi nedeniyle asıl rekabet alanı kutup bölgeleri olacak. Rusya, Amerika ve Çin arasında kafa kafaya bir çıkar çatışması yaşanacak. Her nedense barışın hakim olacağına inanmıyorum.

 

independent.co.uk/voices

Independent Türkçe için çeviren: Eren Umurbilir

Bu makale kaynağından aslına sadık kalınarak çevrilmiştir. İfade edilen görüşler Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU