DEM Parti İmralı Heyeti, Öcalan’la yapılan görüşmenin ayrıntılarını kamuoyuyla paylaştı. Heyetin açıklamalarında Öcalan’ın statüsü, kurulacak mekanizmalar, tutukluların durumu, DEM Parti kongresi ve sürece yönelik uluslararası müdahalelere ilişkin dikkat çekici değerlendirmeler yer aldı.
DEM Parti İmralı Heyeti'nde yer alan Pervin Buldan, Faik Özgür Erol ve İmralı Cezaevi’nde Abdullah Öcalan’la beraber kalan ve 31 yıl 3 ay sonra tahliye edilen Veysi Aktaş basının sorularını yanıtladı.
Öncelikle bu tür toplantıları çok fazla takip eden bir gazeteci olarak ifade edeyim ki süreçle ilgili olumlu hava devam ediyor. Bu süreçte özellikle Öcalan’ın statüsünün belli olması, İsrail ve İngiltere için yapılan uyarılar, 2023’te İmralı’da Öcalan’ın değiştirilen odası, yapılacak olan DEM Kongresi, Mazlum Abdi ve İlham Ahmed’in Öcalan’la görüşme meselesi, Demirtaş başta olmak üzere tutukluların durumu ve birçok soruya cevaplar verildi. Anladığım kadarıyla yasadan sonra teyit, tespit ve taahhüt sürecin anahtarı olacak.
Basın karşısına çıkan heyet önce bir sunum gerçekleştirdi, daha sonra soru-cevap bölümüne geçildi.
Öne çıkan başlıkları sizlere sıralamayı bozarak aktarayım:
Sürecin üç aşaması: Çerçeve yasa, demokratikleşme ve yeni anayasa
Sürecin üç aşaması şöyle özetlenebilir: Çerçeve yasa, demokratikleşme süreci ve yeni bir anayasa süreci.
Öcalan yasa için “Kürt meselesinde bir kabuktur” diyor. Öcalan, kavramlara çok takılmıyor, yasanın çıkması önemli diyor.
Öcalan yasa için “tek kişilik satranç oynadım” dedi.
Devlet, ilk kez Öcalan’ı muhatap kabul etti, sorunu muhatabıyla çözmeye çalışıyor, bu doğrudur.
Güven- güvence kısmını oluşturmaya çalışıyoruz. Öcalan yasayı ‘centilmenlik sözleşmesi’ olarak tanımladı. Bu tür sözleşmelerde yazıya her şey geçirilmez ama hayata geçirilmesi gerekenleri taraflar birbirlerine söylerler.
Önce Cumhurbaşkanlığında üst kurul, sonra onun altında silahsızlanma ve siyasallaşma kurulu. Onun dışında da Mecliste izleme kurulu oluşturulacak.
Mecliste izleme kurulu sadece milletvekillerinden oluşacak. Bütün partileri içine alması şeffaflık açısından önemlidir.
Üst kurul, buna bağlı alt kurul kurulacak. Üst kurul ilk toplantısını yapacak, alt kurulun toplantısını belirleyecek.
Alt kurulda siviller olmayacak, Öcalan bu alt kurulun koordinatörlüğünü yürütecek, devlet yetkilileri de olacak. Silahsızlanma ve siyasallaşma kurulu olarak adlandırılmasını beklediğimiz bu kurul teyit ve tespit mekanizmasını yapacak.
Öcalan birinci rolü, gelenlerin ve örgütün silahsızlanma boyutunu, taahhüt boyutunu üstlenecek. Öcalan açısından bir yönü taahhüt, diğeri yönetimdir.
İmralı’da yeni konut
Öcalan kendisi için yeni yapılan yere geçecek, orada görüşmeler gerçekleştirecek.
Öcalan’la en son görüşmemizde yeni yapılan yere geçmemişti. Bizden sonra yeni bir gelişme oldu mu bilmiyoruz, bunu gidince anlarız.
Milli Güvenlik Kurulu’nun Ekim ayında toplanması bekleniyor.
Yasanın çıkacağı gün taslağı görebildik. Ne biz kendi taslağımızı AK Parti’ye verdik ne de onlar bize taslağı önceden verdiler.
Yasanın çok fazla krizli olduğunu gördük.
Bizimle ortaklaşan bir yasa değildi, Öcalan’a göstermek istedik, bunu yapamadık.
Öcalan’la son görüşmemizde yasa taslağını değil, çerçeveyi anlattık.
Yasa içinde çok terör ve terörist kavramı vardı, meselenin özüne odaklanmak gerekir dedik. Bu bağlamda taban hassasiyetimizi dillendirdik.
Cezaevlerinde 4 bin insan var, soruşturma ve kovuşturma dosyası olan 75 bin insan var ve bu yasa bunlara dokunacak.
Yasa kapsamı dışında cezaevlerinde 900 kişi var. Bunlar, tamamen yasanın dışında değiller. Yasal düzenlemeleri talep etme yetkisi Cumhurbaşkanlığındaki üst kurulda. Adli, idari ve yasal düzenleme yetkisi vardır. Yasa buna cevap veriyor. Bu bakımdan bu kişilerin durumu zaman içerisinde incelenebilecek.
“Süreç devlet kararı ve devlet projesidir”
Süreci başlatan Devlet Bahçeli’dir. Ondan önce süreç başlamış değildi ne İmralı Adası’nda ne başka yerde süreçle ilgili adım atılmamıştı. Sürecin başlamasında bölgesel gelişmelerin payı çok büyüktür.
Bölge yeniden dizayn ediliyor, sıra Türkiye’ye geliyordu. Devlet Bahçeli’nin söylediği devlet bekası budur.
Süreç devlet kararı ve devlet projesidir. Muhataplık konusunda devletin muhataplığıdır.
Bu süreç, Türk-Kürt ilişkisinin hukukla yeniden inşa edilmesidir.
2023’te Öcalan’ın ilk odası değiştirildi. Öcalan da “Mandela’nın da ilk odası değiştirilmişti” dedi. 2023’te devlet içinde görüşme gerçekleştirmek isteyenler vardı, engellendiler.
Öcalan, Kürt sorununu dört parçada demokratik çözümle çözmeye çalışıyor. Türkiye’deki çözüm diğer ülkeleri de etkileyecektir.
Sürece karşı çıkmak barışa karşı çıkmaktır.
Bu süreç, Kürtlerin hukuk içine ve devlet içine alınma sürecidir. Demokratik entegrasyon gerçekleşmeli.
Türkiye’de demokrasi demagojiye indirgenmişti, gerçek anlamda halk demokrasiyle buluşacak.
Önceki süreçlerle bu süreç birbirinden kopuk değildir. Doğru bir devlet kararlılığını bulmasıdır. 2011-2013-2015 dönemine kıyasladığımda bu süreçte barışa daha yakın bir dönemdeyiz. Bahçeli’nin emeğinin çok olduğunun altını çiziyoruz. Hep pozitif baktı sürece.
İsrail’in varlığını devam ettirmesi için ikinci bir İsrail’e ihtiyaç var, bu bağlamda milliyetçi bir Kürdistan’a ihtiyaç var. Öcalan, bunu kabul etmedi.
Süreci baltalama noktasında uluslararası güçler hâlâ etkindir. İsrail, İngiltere ve norm dışı güçler hâlâ etkindir. İngilizler, Ortadoğu’yu yönetmek istiyorsanız “Kürtleri yaralı bırakacaksınız” derler.
Silahların yakılmasından sonra komisyonun oluşması gerekiyordu ama zaman kaybı oldu.
Bir yasa çıktı, her şeyin çözümü değil.
“Pozitif barışa giden yolun zemini döşendi”
Yasa hemen beklenmeden atılacak adımlar var; AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararları bu anlamda uygulanabilir.
10 Ağustos’ta yasa Meclis’ten geçtikten sonra yeni bir hukuki zemin oluşturuldu. İlk kez siyasi irade müzakere aşamasını kabul etti.
Yeni bir kapı aralandı. Pozitif barışa giden yolun zemini döşendi, bunun toplumla beraber geliştirilmesi gerekiyor.
Yasa, 1921’de Kürtlere verilen sözün yerine getirilmesidir. Birinci Meclis çoğulcu ve farklıdır, onun yeniden revize edilmesidir.
Yasadan yararlanmak isteyenlerin yargılanma dosyası neredeyse oraya başvurulacak.
Devletin ana akım medyasının süreci sahiplenme konusunda bir girişime ihtiyaç var.
Sivillerden oluşan ayrı kurul ihtiyaç var.
STK ve kadın kurulları gibi. STK’lar kurulda olup takip etmek istiyorlar. Yetkililere ulaştıracağız.
AİHM ve AYM kararlarının uygulanmasını Cumhurbaşkanıyla olan görüşmemizde söyledik. Cumhurbaşkanı dinler, heyeti not alır. Sonra heyetine söz verir, Cumhurbaşkanı değerlendirme yapar. Bu konuda değerlendirme yapmadı.
Teyit ve tespit süreci ilerlediği zaman AİHM ve AYM kararları gündeme alınacak. Buna Demirtaş ve diğerlerinin tahliyeleri olacak diye beklentimiz var. Süreç ilerleyince bazı adımlar atılacak.
Mazlum Abdi ve İlham Ahmed görüşmesiyle ilgili talepler var. Süreç gelişirse onlar da görüşecekler.
DEM Parti’de yeni yapılanmada karar Öcalan’da
DEM Parti’nin 6 Eylül’de kanuni zorunluluktan dolayı kongresi gerçekleştirilecek. Esas kongre mart ayına doğru yapılacak. Kurucular kurulu çalışmalarına başlayacak. Hem tüzük hem program hem de kadro değişikliğini Öcalan yapacak.
Öcalan, eş başkanlarla görüşmek istiyor. Eş başkanlarla görüştükten sonra Öcalan karar verecek.
Hem eş başkanların hem basının gitmesiyle ilgili bir çalışma söz konusu. Akademisyenler, STK, kadın kuruluşlarının İmralı’ya gitmesiyle ilgili bir düzenleme istiyoruz, bu gerçekleştirilmeli.
Memleket otoriterleşmeye bu sorun yüzünden girdi zaten. Bu sorun üzerinden hukuk ve demokrasi kapısı açılır.
Kürt siyasi hareketi final yapıp evine gitmiyor ki, siyasal mücadele süreci devam edecek. Silahlı mücadele kısmı kalkıyor.
Klasik Kürt ve klasik sol yaklaşımı bizde yok. Kendimize ait bir modernite yaklaşımımız var.
Yasayla ilgili olarak Yeni Parti’nin oy vermesini eleştiriyoruz. Partilerin kendi gelecekleri açısından meseleye bakmalarını doğru bulmayız. Bu mesele hepimizi ilgilendiriyor.