6 hafta yerde uyudum: Sanki süper güçler kazanmış gibiydim

Ciddi bir ruhsal ve fiziksel tükenmişlikle karşı karşıya kalan Shakira Akabusi, ne yapacağını bilemez hale gelmişti. Sonra bir gün oturma odasının zemininde uyumayı denedi

Birleşik Krallık'ta yaşayanlar olarak yerde uyumak bize sıradışı gelebilir ama aslında dünya genelinde sandığımızdan çok daha yaygın bir durum (Pexels)

Geçen sene bitap düşmüştüm. Harika kocamın eşi ve 4 çocuğumun annesi olmak, sosyal hayatımı sürdürmek, spor yapmak ve çalışmak arasında, sanki tek yaptığım şey bir işten diğerine koşturmakmış gibi geliyordu. Vücudumu hareket ettirmek gibi kendi sağlığım için yaptığım şeyler bile günlük hayatın stresi ve kaosuyla iç içe geçmişti.

Fiziksel ve ruhsal olarak ne kadar bitkin düştüğümü fark ettiğimde, sadece kendim için basit ama radikal bir şey yapmak istedim. İşte o zaman (halı kaplı) salonumun zemininde uyuma fikri aklıma geldi. Bu, rutinimi değiştirmenin ve günün bu vaktine farklı bir soluk getirmenin çok basit bir yolu gibi göründü; aksi takdirde günün bu kısmının sadece bir an önce bitmesini istiyordum: Uyuyayım ki yarına ulaşabileyim ve listemdeki diğer şeyleri de tamamlayabileyim.

Yatağım, şiltem, yorganım, komodinim ve belki de en önemlisi, yanımda şarj olan telefonum gibi, yatmaya dair kafamdaki tüm alışılmış bağlantıları ortadan kaldırmak nasıl bir şey olurdu acaba? Ne de olsa yerde uyumak birçok kültürde ve özellikle de Japonya, Kore ve Singapur'da yüzyıllardır süregelen bir gelenek; bu ülkelerde akşamları ince yataklar yere seriliyor, gündüzleri ise kaldırılıyor.

İlk gece, daha uzanmadan önce bile ortamın ne kadar sakin ve huzurlu olduğuna şaşırdım. Günün sonunda odada alan açmak ve yere üç battaniye sermek; bunlar tam da başkaları için yerine getirmeye fazlasıyla alıştığım rutinlere benziyordu. Ama şimdi bunları kendim için yapıyordum.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Sırtüstü uzandım ve birkaç derin nefes aldım. Vücut ağırlığımın daha eşit dağıldığını hemen hissettim. Ortam sessizdi ve etrafımdaki geniş boşluk beni sakinleştiriyordu. Etrafta dağınıklık yoktu, dikkatimi dağıtan ekranlar ya da o gün yapmayı planladığım bir şeyi hatırlatan nesneler yoktu.

Her bir nefesin derinliğini tam olarak hissedebilmek için ellerimi karnımın alt kısmına koydum ve sezaryen izime dokundum; bedenimle ve altımdaki zeminle bağ kurduğumu hissettim. Sırtüstü yatmaya alıştıktan sonra yan tarafıma döndüm ve bunu şaşırtıcı derecede rahat buldum, sonra da uykuya daldım. Perdeleri açık bıraktığım için gün doğumuyla birlikte sabah güneş ışığı içeri dolduğunda doğal yolla uyandım.

Yerde uyumanın pek çok faydası var: daha serin hava, daha sağlıklı bir duruş, omurganın daha iyi hizalanması ve ve sırt ağrılarının azalması. İlk başta yastık kullanmadım ama nihayetinde boynumun doğru hizalanması için desteğe ihtiyacım oldu. Ancak benim için en büyük değişiklik duygusal ve maneviydi.

Sanki gizli bir numarayı keşfetmiş gibi hissettim. Bunu o kadar çok sevdim ve o kadar dinlendirici buldum ki, 6 hafta daha yerde uyumaya devam ettim (4. haftaya geldiğimde eşim biraz çekinerek ne zaman yatak odasında uyumaya döneceğimi sormaya başladı).

Çalışırken çok daha üretkendim ve günlük hayatımı daha sakin bir şekilde sürdürüyordum: Sanki süper güçlerim vardı. O döngüden çıkıp sessiz ve huzurlu bir şey yapmak için bu küçük alanı ve zamanı yaratınca, insanların ne kadar boş şeyleri dert ettiğini ya da herkesin ne kadar bitmek bilmez bir yoğunluk içinde olduğunu fark ettim. Ayrıca kendimi toprağa daha yakın hissettim ve ve özünde sadece bir hayvan olduğumu hatırladım. Ruhumu besleyen bir şeydi.

Yerde uyumanın en sevdiğim yanı sadeliğiydi. İhtiyaç duyduğumuz her an elimizin altında o kadar çok şey var ki. Acıktığımda sadece açlık hissetmiyorum; ne yemek istediğimi düşünme lüksüne de sahibim. Her yerde o kadar çok seçenek var ki. 

En nihayetinde modern dünyanın insanlarız; yatağımı seviyorum, partnerimi seviyorum ve bu yüzden geri dönmek güzeldi. Ama bu deneyim, insanların bize satmaya çalıştığı onca şeye ihtiyacımız olmadığını bana güçlü bir şekilde hatırlattı. Temiz hava ve yeşil alanlar gibi, vücudumuzun deli gibi ihtiyaç duyduğu birçok şey kolayca ulaşılabilir durumda. Hareket, egzersiz ve sükunet. İşte bu yüzden uyku rutinimdeki tüm detayları en basit unsurlara (zemin, battaniyeler, yastık) indirgemenin bana büyük faydası oldu.

Tükenme noktasına gelmenin gurur duyulacak bir şey olmadığını fark etmemi sağladı. Yapmak istediğiniz her şeyi yapabilecek kadar uzun ömürlü olmak istiyorsanız, kendinize gerçekten iyi bakmanız gerekiyor. Ve oraya her zaman geri dönebilirim; bir daha gerçekten stresli bir süreçten geçersem döneceğim de. Bazıları yoga, bazıları derin nefes egzersizleri yapabilir. Ben ise yerde uyurum.



independent.co.uk/life-style

Independent Türkçe için çeviren: Büşra Ağaç

Bu makale kaynağından aslına sadık kalınarak çevrilmiştir. İfade edilen görüşler Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU