Gazze Şeridi’nin geleceği pamuk ipliğine bağlıyken Hamas, Yahya Sinvar'ın ölümünden bu yana ilk siyasi liderini seçmeye hazırlanıyor. Bu karar, Filistinli örgütün ve daha geniş anlamda Ortadoğu'nun gelecekteki gidişatını değiştirebilir.
İsrail'le iki yılı aşkın süren savaşın ardından yıpransa da hâlâ faaliyetlerini sürdüren Hamas, siyasi kanadını kimin yöneteceğine karar vermek üzere son birkaç haftadır büyük ölçüde gizli yürütülen bir iç seçim yapıyor. Bu karar, İsrail'in bölgedeki işgali ve bombardımanının sivil nüfus üzerinde yarattığı ağır yıkım nedeniyle uzun süredir ertelenmişti.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Yeni liderin seçildiğine işaret eden kulis bilgilendirmeleri yapıldı ancak Hamas'ın, yeni liderinin kimliğini resmen duyurup duyurmayacağı ya da bunu ne zaman yapacağı henüz belli değil.
Mısır gazetesi Al Manassa'nın haberine göre Sinvar'ın yakın yardımcısı olan Gazze doğumlu Halil Hayye oyların yüzde 65'ini alarak liderliği kazandı.
Diğer yandan uzmanlara göre başka kaynaklar, Katar'da uzun süredir görev yapan Hamas Siyasi Büro üyesi Halid Meşal'in seçimi kazandığını öne sürüyor. Meşal, 1996'dan 2017'ye kadar 20 yıl boyunca Hamas'ın liderliğini üstlenmiş, ardından yerine merhum İsmail Haniye geçmişti.
Ilımlılara karşı şahinler; durum bu kadar basit mi?
Batı medyası, seçimi daha ılımlı Meşal'le şahin Hayye arasında bir tercih olarak sundu. Hamas'ın Batı Şeria'daki lideri Zahir Cebbarin'in de adaylar arasında olduğu savunuluyor. Halihazırda Doha'da olan bu üçlü, Hamas Siyasi Bürosu'nun geçici başkanlığı görevini paylaşıyor.
Ekim 2025'te imzalanan ateşkese rağmen Hamas'la İsrail arasındaki barış görüşmeleri tıkanmış görünüyor. Ateşkesin başlamasından bu yana Gazze'de İsrail saldırılarında yüzlerce kişi öldürüldü. İsrail ordusu, Gazze Şeridi'ndeki kısmi kontrolünün sınırlarını belirlemek amacıyla üzerinde anlaşmaya varılan "sarı hattı" gizlice genişletmeyi de sürdürüyor.
Batı Şeria doğumlu Meşal'in, Filistin Ulusal Yönetimi'yle işbirliğine daha açık olduğu düşünülüyor, Türkiye ve Katar'la yakın diplomatik bağları da var. Hayye ise Gazze Şeridi'nin fiili lideri olarak görev yapıyor ve örgütün baş müzakerecilerinden biri.
Kent Üniversitesi'nden Filistin iç siyaseti uzmanı Dr. Yaniv Voller, "[Hayye] savaşta iki oğlunu da kaybetti" diyor.
Ayrıca İran'a daha yakın olduğu bildiriliyor; bu da silahlı mücadeleyi yeniden başlatma yönünde daha güçlü bir eğilime işaret edebilir.
Tel Aviv Üniversitesi'nden Hamas uzmanı Michael Milshtein ise "Gazze'deki kontrol ve [askeri] yeniden yapılanma meselesini ilerletmeyi sürdürmenin çok daha önemli olduğunu" ifade ediyor.
King's College London'dan bölge uzmanı Dr. Rob Geist Pinfold da edindiği bilgilere göre Meşal, Hayye ve Cebbarin'in üst düzey görevlere seçildiğini, Meşal'in örgütün başına geçtiğini söylüyor.
Bu tercihin doğrulanmasının, seçimlerin mevcut güç dengesine yalnızca bir "onay mührü" vurulması işlevi gördüğü, üçlünün "Meşal'in liderliğinde farklı roller üstlendiği" anlamına geleceği belirtiliyor.
Dr. Pinfold, Batı'nın Hamas seçimlerini şahinlerle ılımlılar arasındaki bir tercih olarak görme eğiliminin, Hamas'ın iç politikasının çok daha karmaşık gerçekliğini yansıtmadığını ifade ediyor.
Uzman, "Her iki grubun da ılımlı ya da aşırı olmak için farklı nedenleri var. Doha grubu diplomatlardan oluşuyor; dünya liderleriyle ilişki kuranlar, ABD'yle görüşenler onlar, bu yüzden onları genellikle ılımlı olarak görüyoruz. Ancak onlar da abartılı söylemlere yatkınlar, yerel seçmenleri hakkında endişelenmelerine pek gerek yok" diyor.
Gazze'deki Kassam Tugayları diye bilinen askeri kanat, 7 Ekim saldırılarının gerçekleştirilmesinde aktif rol oynaması nedeniyle daha radikal çizgide görülüyor.
Dr. Pinfold, "Bununla birlikte daha pragmatik davranmaları için de bir nedenleri var zira Gazze halkının yüzde 90'ından fazlası hâlâ Hamas yönetimi altındayken, hesap vermeleri gereken bir iç taban ve yerel seçmen kitlesine sahipler" diyor.
Hamas, Gazze'yi yönetme yaklaşımını değiştirecek mi?
Gerçek anlamda reformist adayların olmaması nedeniyle, Hamas'ın Gazze'yi yönetme yaklaşımı ve uluslararası alanda gücünü sergileme biçiminde köklü bir değişiklik yaşanması ihtimali çok düşük.
Gelgelelim örgütün Batı Şeria'daki etkisinin, Mahmud Abbas'ın yeniden Fetih lideri olarak seçilmesine rağmen artabileceği yönünde endişeler de büyüyor. Dünyanın en yaşlı liderlerinden biri olan 90 yaşındaki Abbas, reformları uygulama ve yolsuzluk suçlamalarıyla mücadele etme konusunda artan bir baskıyla karşı karşıya.
Dr. Voller, "Haleflik mücadeleleri ortaya çıkmaya başlıyor" diyor.
Hamas, Gazze'dekine kıyasla Batı Şeria'da daha popüler ve oradaki durum da kısmen yerleşimci şiddetinin yoğunlaşması nedeniyle istikrarsızlığa sürükleniyor gibi görünüyor.
Abbas, perşembe günkü (14 Mayıs) açıklamasında, bu hafta düzenlenen Fetih parti kongresinde Filistin Ulusal Yönetimi'nde reform yapma ve uzun süredir ertelenen devlet başkanlığı ve Parlamento seçimlerini düzenleme taahhütlerini yineledi.
Abbas, "Taahhüt ettiğimiz tüm reform önlemlerini uygulamayı sürdürmeye yönelik tam bağlılığımızı yineliyoruz" derken, seçimler için bir takvim sunmadı.
Dr. Voller, Filistin Ulusal Yönetimi'nin "Gazze'nin yeniden inşasında önemli bir rol oynaması gerektiğini ve oynayabileceğini" belirterek, yönetimin "iç çekişmelere saplanmasının hem Gazze hem de Batı Şeria'daki Filistinlilerin yaşamları üzerinde daha da yıkıcı bir etki yaratabileceği" uyarısında bulundu.
Independent Türkçe için çeviren: Yasin Sofuoğlu
© The Independent