Şu sıralar internet çarpıcı görüntülerle dolu. Gece boyu yanan Rus petrol rafinerileri. İşgal altındaki Kırım'dan kaçmaya çalışanların oluşturduğu uzun trafik kuyrukları. Farklı istihbarat kaynaklarına göre Rusya'nın petrol işleme kapasitesinin yüzde 20 ila 40'ı devre dışı kalmış durumda ve ülke artık ciddi yakıt sıkıntısıyla karşı karşıya.
Macaristan'da Viktor Orbán seçimi kaybetti. Péter Magyar iktidara geldi ve artık Ukrayna'ya yönelik Avrupa Birliği (AB) fonlarını ya da silah yardımlarını engellemiyor.
Donald Trump'ın, Volodimir Zelenski'ye Ukrayna'nın "elinde hiçbir kozun olmadığını" söylediği Oval Ofis'teki o utanç verici görüşmenin ardından, görünen o ki artık Zelenski’nin elindeki kartlar çok daha güçlü. Vladimir Putin, işgalde "sorunlar" yaşandığını kabul etti ve Ukrayna'nın artan saldırıları nedeniyle yakıt kıtlığı yaşanabileceği uyarısında bulundu. Tarihçi Peter Frankopan, Rus ordusuna yeni alınan bir askerin kışladan savaş bölgesinde ölümüne kadar artık ortalama 10 gün ila üç hafta hayatta kalabildiğini belirtiyor. Cepheye gönderildikten sonraysa Rus savaşçılar ortalama 20 ila 35 dakika hayatta kalıyor. Uzun zamandır Ukrayna ilk kez üstünlüğü ele geçirmiş durumda.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Tüm bu gelişmeler yaşanırken pek çok akıllı kişi aynı şeyi söylüyor: Ukrayna için müzakere etmek adına en uygun zaman bu. Ellerinde koz varken harekete geçmeliler. Zelenski bile artık saldırılarını, müzakere masasında daha iyi bir anlaşmaya ulaşmanın yolu olarak sunuyor.
Bunun doğru olmasını istiyorum. Ukrayna'nın her dostu bunun doğru olmasını istiyor. Ancak bunun gerçekleşeceğine inanmıyorum. Ve bunun Ukrayna'yla hiçbir ilgisi yok. Her şey Putin'le ilgili.
Son 17 yılımı Putin'e karşı mücadele ederek geçirdim. Her şey, avukatım Sergey Magnitsky'nin, Putin'in yetkilileri tarafından işlenen devasa bir dolandırıcılığı ortaya çıkardığı için Moskova'daki bir hapishanede işkence görerek öldürülmesiyle başladı. Ben de bunun üzerine, halihazırda 35'ten fazla ülkede yürürlükte olan ve Putin'in çevresindekilere ait kara paraları donduran Magnitsky yaptırımları için kampanya yürüttüm. Bunun karşılığında Putin de beni bir numaralı yabancı düşmanı ilan etti.
Bunca yıl boyunca Putin'in bir kez bile geri adım attığını görmedim. Taviz verdiğini hiç görmedim. Zayıflık olarak görülebilecek tek bir davranışına bile tanık olmadım.
Nedeni şu: Putin, Rusya'yı bir cezaevi avlusu gibi yönetiyor. Bir cezaevi avlusunda hayatta kalmak için oradaki en acımasız, en korkutucu, en tehlikeli adam olmalısınız. Zayıflık gösterdiğiniz an, daha güçlü biri yerinizi alır. Putin başına böyle bir şey gelirse sonunun ya bir hücrede ya da bir tabutta biteceğini biliyor.
Dolayısıyla böyle biri rafinerileri yanıyor diye barış arayışına girmez. Aksine gerginliği tırmandırır.
Artık beklememiz gereken bu. Barış görüşmeleri değil. Tam ölçekli bir tırmanma; her ne kadar bu, hem Rusya hem de sıradan Rus vatandaşları için bir felaket olsa da.
Bu, Ukraynalı sivillere yönelik daha büyük çaplı saldırılar düzenleneceği anlamına geliyor. Bu muhtemelen Rusya’da genel seferberliği de beraberinde getirecek, böylece daha fazla genç erkek kıyma makinesine gönderilecek.
Bunların hiçbiri Putin'in tutumunu bir milim bile değiştirmeyecek. Sadece daha fazla Ukraynalının evlerinde, daha fazla Rus vatandaşının da cephede ölmesine yol açacak.
Peki gerçek bir müzakere olmayacaksa bu savaş nasıl sonlanacak? Bence Kore Savaşı gibi bitecek. Yani hiç sona ermeyecek. Bunun yerine sözsüz bir anlaşma yapılacağını öngörüyorum. Rusya, Ukrayna şehirlerini bombalamayı sessizce durduracak. Karşılığında Ukrayna da Rus petrol rafinerilerini ve diğer ekonomik hedefleri bombalamayı sessizce bırakacak. Zirve yapılmayacak. El sıkışılmayacak. Belge imzalanmayacak. Sadece her iki tarafın da zorunluluktan aldığı pratik bir karar olacak.
Bunun ardından savaş, büyük ölçüde sadece cephe hattında süren bir çatışmaya dönüşür. Ve bu noktada Ukrayna oyunun kurallarını çoktan değiştirdi. Hiçbir Rus saldırısının aşamayacağı kadar yoğun bir ölüm bölgesi, yani bir insansız hava aracı (İHA) duvarı oluşturdu.
Zamanla çatışmalar azalacak. Saldırılar daha seyrek ve daha az ölümcül hale gelecek. Cephe hattı ağır şekilde tahkim edilmiş, askerden arındırılmış bir bölgeye dönüşecek. İki ülke teknik olarak hâlâ savaş halinde olacak ancak savaş giderek neredeyse sessizliğe gömülecek.
Sonunda durum Kore Yarımadası'ndakine benzeyecek. Çatışma yok. Barış anlaşması da yok. Sadece onlarca yıl sürecek donmuş bir sınır hattı olacak.
Bu noktaya ne zaman ulaşacağız? Bilemiyorum. Bu, öncelikle tek bir şeye; Ukrayna'nın Rusya'ya gerçek ekonomik zarar vermeyi sürdürme kapasitesine bağlı. Putin'in bu savaşı sürdürmesinin maliyeti ne kadar artarsa, bombardıman o kadar çabuk sona erer.
Ve işte tam da bu noktada Batı devreye giriyor.
Putin'in asla imzalamayacağı büyük bir barış anlaşmasını beklemekten vazgeçmeliyiz. Müzakere yoluyla varılacak bir çözümü nihai hedef olarak görmeyi bırakmalıyız. Hedef bundan daha basit ama daha zor: Bu savaşı Kremlin için karşılanamaz hale getirmek.
Bu, Rusya'nın rafinerilerini ve savaş ekonomisini vurmayı sürdürebilmesi için Ukrayna'ya gerekli silahların verilmesi anlamına geliyor. Yaptırımların sürdürülmesi ve daha da sıkılaştırılması anlamına geliyor. Bu, Ukrayna’nın ölümler sona erene kadar Rusya’yı yıpratabilmesi için gerekli mali desteği ve sabrı göstermek anlamına geliyor.
Putin bu savaştan ikna yoluyla vazgeçirilemez. Ancak yıpratılarak vazgeçirilebilir. Bunu ne kadar çabuk kabul edersek, savaş o kadar çabuk sona erer.
Independent Türkçe için çeviren: Yasin Sofuoğlu
© The Independent