İşte bu kadar; rüya sona erdi. Yıllardır süren söylentilerin ardından Idris Elba bir sonraki James Bond olmak için yarışmayı reddetti. Çok üzüldüm ama aynı zamanda bu kararından daha fazla etkilenemezdim.
GQ'ya konuşan Elba, Hollywood'un en prestijli erkek rolü için hiçbir zaman "gerçekçi" bir aday olmadığını söyledi. Aktör gizemli bir şekilde, "Bond'un bu şekilde yazılmasının bir nedeni var" dedi.
Ancak bu ten renginden daha derin bir mesele. Ian Fleming gizli servis komutanını yaratırken aklında belirli bir ideal vardı. Orijinal romanlarda Bond, İskoç ve İsviçre kökenli, koyu renk saçlı ve mavi-gri gözlü olarak tasvir ediliyor. Fleming her zaman onu, 1930'ların ince ve yakışıklı şarkı yazarı Hoagy Carmichael'a benzeyen biri olarak hayal ettiğini söylerdi.
007 en başından itibaren beyaz biri olarak yazıldı ve Elba'nın dediği gibi, sinemaseverler siyah bir Bond'u kabul etmezdi.
Gerçekçi bir yerden bakarsak, bazı piyasalar bunu kabul etmez. Bond tüm dünyada çok popüler. Ve [bazı izleyiciler] Bond'u siyah bir erkeğin (Afrikalı bir erkeğin) oynamasını kabul etmez. Bu onların kültüründe sevdikleri bir şey değil. Nokta.
53 yaşındaki Elba, karakteri günümüzün geleneklerine uyduracak şekilde değiştirmenin aslında gerekli olmadığını söyleyerek bir başka iyi noktaya da değiniyor.
Bond o kadar gerçek dışı ki, biraz gerçeklik katmak iyi olsa da onu woke yapmaya çalışmayalım. Bence özünde ne olduğuna sadık kalmak gerekiyor: kaçışçılık. Dünyanın beğenisine cevap vermeye çalışmayın. Sadece Bond olun.
Buna sonuna kadar katıldığımı söylemeliyim. Siyah bir erkeğin James Bond'u canlandırdığını görmeyi asla istemezdim.
Bu karakter tam bir Britanyalı. Britanyalı eski bir deniz istihbarat subayı olan Fleming, karakteri genel hatlarıyla kendi deneyimlerine dayanarak yarattı: Tıpkı yarattığı karakter gibi, o da özel okula gitti ve Eton'dan atıldı. Tabii ki bu tek başına siyah bir aktörün onu canlandırmasını engellemez (siyahlar da özel okullara gidip oradan atılabilir; ben bunun canlı kanıtıyım!) ve Bond sadece dış görünüşünden ibaret değil.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Komutan Bond'un yetiştirilme tarzı ve kökeni, dünyada vizesiz ve gümrükte sorun yaşamadan dolaşabilen biri olarak tasarlanmasında etkili oldu. Bu nedenle Jason Statham gibi ağır bir Cockney aksanı (genellikle Londra'daki işçi sınıfı ve alt orta sınıf ailelerden gelen kişilerin lehçesi -çn.) olan bir oyuncunun bile bu rolün altından kalkabileceğini sanmıyorum. Bond, çokkültürlü bir sosyal konut mahallesinde büyüseydi ve azınlıkları eşiti olarak görseydi aynı kişi olmazdı.
Bu, Fleming'in hiç siyah biriyle tanışmadığı anlamına gelmiyor (romanlarının çoğunu Jamaika'daki evi Goldeneye'da yazdı) ancak ada kültürünü, hepsi de iç rahatlatıcı bir şekilde sömürge döneminde donmuş beyaz Britanyalı efendiler ve saygılı yerel yardımcılar arasında adeta paternalistik bir dinamiği yansıtan biçimde tasvir etti.
Bazıları Bond rolüne siyah bir oyuncu seçilmesinin, Britanyalı olmanın ne anlama geldiğine dair dünya görüşünü genişleteceğini savunabilir ancak ben bunun aslında indirgeyici bir hamle olacağına inanıyorum. Eski karakterleri modifiye edip modern dünyaya uydurmak yerine, modern dünyayı daha iyi temsil eden daha fazla karakter yaratmalıyız.
Elba'nın Bond'u farklı bir açıdan da sorunlu olabilir. Ya karakterin Ortadoğu veya Afrika'daki bir ülkeye giderek kralı ve ülkesi adına öldürme yetkisini kullanması gerekirse? Ya da siyah bir adam İngiltere'nin kırsalında bile bakışları üstüne çekmeden yürüyemiyorken, bir Rus şehrinde koşarken gösterilirse?
Bond yarışından çekilirken Elba'nın "woke" kelimesini kullanması bazı tepkilere neden oldu ve hangi karakterleri kimin oynayacağına dair tartışmayı yeniden alevlendirdi. 007'nin beyaz olduğu gerçeğine saygı duyabiliyorsa, Afrika kökenli Amerikalı karakterlere de aynı saygıyı gösterip bu tür rolleri de reddetmesi gerekmez mi? (Elba daha önce bu konu hakkında konuşmuş ve bunu "akılsızca bir argüman" diye nitelemişti.)
Elba'ya yakın zamanda şövalyelik unvanı verilmesi (bazılarının onun aslında "kendini sattığını" söylemesine yol açmıştı) en Britanyalı sinema karakteri Bond'u oynamasına dair tartışmaya başka bir boyut kattı. Siyahların "İmparatorluk" ödüllerini kabul edip etmemesiyle ilgili görüşler farklılık gösterirken, bazıları bu ödüllerin sömürgecilik, kölelik ve siyahların ve latinlerin ezilmesiyle dolu tarihi yücelttiğine inanıyor. Diğerleri ise Elba'nın şövalyelik unvanını bir döngünün tamamlandığı an olarak görüyor.
Eğer herhangi bir siyah, Britanyalı Bond rolünü üstlenebilirse, Idris'ten daha uygun birinin olmadığını kabul ediyorum. Ancak o, bu olasılığı artık düşünmemizi istemiyor ve bunun nedenlerini de açıklıyor. Hepimiz hayatımıza devam edelim ve bu fikri unutalım.
Independent Türkçe için çeviren: Büşra Ağaç
© The Independent