Yıpratıcı ve yok edici baskı koşullarında sistematik biçimde ağır saldırılara uğrayan kuşağımızın kimi özelliklerini ve yaşama bakışını ifade etmek gerekmektedir.
Çünkü hâlâ özlemini duyduğumuz ve bugünün toplumunda olmayan ama yakıcı bir şekilde ihtiyaç duyulan, bugünün güncel koşullarına gelecek perspektifiyle yedirilmesi gereken özellikler ve yaşama verilen anlamlar dünyası kuşağımızın ruh dünyasında ve kültüründe saklıdır.
Bizim kuşağımız okumaya, araştırmaya, dünyada olup bitenleri anlamaya, var olan haksızlıkları, baskı ve sömürü düzenini tahlil etmeye ve bilince çıkarmaya çalışan, köhnemiş düzeni kabullenmeyen, isyan eden bir kuşaktı.
Öyle güçlü örgütlenmelere, iç ve dış desteklere de sahip değildi. Olanakları çok kısıtlıydı.
Günlük yaşamı bile zar zor idame ederdi. Ama hiçbirinin yeme içme ve yarınlar kaygısı yoktu.
Tüm bunlara gençliğin getirdiği tecrübesizlik, amatörlük ve el yordamıyla arayış eşlik ederdi.
Tıpkı bir güneşin doğması gibi, baharda doğanın canlanması gibi, insan ruhunun en karanlık noktalarına kadar aydınlığın girmesi gibi, heyecanlı, coşkulu ve kendine güvenli bir arayış yaşanıyordu.
Sistem karşısında güç dengesinden söz etmek mümkün değildi ama korkunun esamesi dahi okunmazdı.
Çıplak bir yürekle ateşe oturan kardeşler topluluğunun onuru yaşanıyordu. Kimse kendi kişisel yaşamı ve rahatı peşinde değildi.
Üniversiteyi bitirme, iş ve aile kurma gibi kaygılar ayıplanırdı. Kapitalizmin özendirdiği küçük dünyalar ciddiye bile alınmazdı.
Faşizme karşı mücadele ve ülkeyi faşistleştirmeyi engellemenin, yaşanılır bir Türkiye kurmanın, gençliği ve halkı örgütlemenin sorunları tartışılırdı.
Amaç iyi bir devrimci olmak, devrimci özellikleri kendinde örgütlemek ve halka taşımaktı.
Her konuda en önde yürümek, fedakârlık göstermek, bireysel rahatlık ve çıkar ilişkilerini aşmak, yüreğini ve beynin; kısacası insan olarak varlık şartını ülkeye, halka ve devrime adamak kuşağımızın en belirgin yanıydı.
Neoliberalizmin cilalı yalanlar çağının son sahici kuşağıydı bizim kuşağımız; 78 Kuşağı...
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish