Salah transferinin dayanılmaz hafifliği

Cafer Erdoğan Independent Türkçe için yazdı

Trabzonspor'un anlaşmaya vardığı Mısırlı yıldız futbolcu Mohamed Salah, İstanbul'a geldi. Bordo-mavili taraftarların yoğun ilgi gösterdiği Salah, kendisini karşılayan taraftarlara üçlü çektirdi / Fotoğraf: AA

Mevcut kalitesine ve başarı düzeyine bakıldığında dünya futbolunun ileri noktalarında olmayan Türk futbolu, konu transfer olunca bu konumundan sıyrılarak hızla yukarılara doğru yükseliyor.

Dünya futbolunun en önemli yıldızlarıyla yapılan dolgun kontratlar her yaz mevsiminde sadece ülke gündemini değil, dünya spor kamuoyunun da dikkatini çekiyor.

Örneğin Muhammed Salah'ın Türkiye'ye olan transferi Avrupa spor medyasında manşetlerde yer almış durumda! Takımlardan bağımsız olarak ülke futbolunun transferde geldiği yer dikkat çekici.

The Sun'ın Salah transferini "Türkiye kazandı!" şeklinde duyurduğunu belirtirsek, oyuncu almada gelinen kümülatif seviye daha iyi anlaşılır.

Başlıkta atıfta bulunduğum Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği'nde ünlü yazar Milan Kundera, Çek Baharı'na atıfta bulunurken karakterlerin bireyselleşme sürecini etkileyici bir dille anlatır. Sabina, ruh ve beden bütünlüğünü tamamlamış biri olarak eski ailesi ve arkadaşlarının olmadığı bir hissiyatta varoluşun dayanılmaz hafifliğini yakalamıştır.

Kuşkusuz Kundera, eserinin bir spor, bir transfer yazısında kullanılacağını hiç mi hiç tahmin edemezdi. Ancak geçici günlük başarılar, popülizm, coşkuyla başlayan birçok yıldız transferinde sürecin sonunda düşülen boşluk bana bu romanda varılan psikolojiyi öylesine çağrıştırıyor ki! Salah transferinde de böyle bir risk var!

Her şeye rağmen Trabzonspor'un böyle bir transfere ihtiyacı vardı. Bir imparatorluğa başkentlik yapmış ve büyük bir kadim kültüre sahip olan kent, 20'nci yüzyıl başlarında tanıştığı futbolda yerel lig kurmayı başarmış, hatta Anadolu'daki ilk futbol kitabına öncülük etmiş bir yer. 1970'lerde yükseldiği bugünün Süper Lig'inde Anadolu ihtilalinin öncüsü olmuş, İstanbul'a başkaldırının en önemli sembolü konumunda kendine sürekli yer etmiş.

Endüstrileşen ve kapitalizmin iştah açıcı ama korkunç kollarına her geçen gün daha da teslim olan ülke futbolunda Trabzonspor, başta ekonomik sebeplerden ötürü geride kaldı, uzun süre şampiyon da olamadı. Güçle baş edebilmenin ve büyük camia olgusunu diri tutmanın bir sonucu olarak da bordo-mavili ekip de bu yola koyuldu ve dünyanın bu yaz dönemindeki, belki de kıta Avrupası'ndaki en önemli transferini gerçekleştirdi.

Üstelik Salah'ın bu yaz mevsimindeki transfer serüveninde bir başka Türk takımı Beşiktaş da -bir süreliğine- vardı. Maddi disipline öncelik vermesiyle tanınan Başkan Ertuğrul Doğan da transfer sürecini ustalıkla yürüttü. Buldukları genç oyuncuları bir sezon sonra 5-6 kat fiyatla satarak belli bir ekonomik ferahlık sağlanmasında takımın şu anki teknik direktörü ve takımla, camiayla genetik uyumu yüzde 100 derecesinde olan Fatih Tekke'nin de azımsanmayacak rolü var.

Muhammed Salah transferi sadece bir futbol takımının 11'ine monte edilmiş bir öğe değil! Dünyanın en tanınmış Müslüman oyuncusu, Arap ve Ortadoğu turizminin gözde merkezlerinden birine transfer oldu ve kuşkusuz bu turizm skalasını daha da yukarı çekecektir. Salah'ın transfer haberinin ardından birkaç saat içinde kulübün 10 bine yakın kombine sattığı ve on binlerce maç giriş kartının yenilendiği söyleniyor ki Trabzonspor'un kombine satışları oldukça düşük seviyedeydi.

Esas tablonun Salah formalarının satışa çıkmasıyla ortaya çıkacağı da aşikâr! Simon Kuper'in artık kült özelliği taşıyan "Futbol, Sadece Futbol Değildir" kitabındaki içerikler gibi Mısırlı oyuncunun transferi, saha dışındaki öğeler açısından da önemli özellikler barındırıyor. Böyle bir isim için kolay bulunabilecek sponsorlar da onunla birlikte marka değerlerini ve tanınırlıklarını küresel boyutta daha da büyüteceklerdir.

Bulunduğu kentten daha fazla etki alanına sahip bir takımın ülke ve dünya geneline yayılmış taraftarları için Salah ismi, güç ve paranın her geçen gün etkisini artırdığı bir arenada özgüven, meydan okuma ve mutluluk kaynağı olarak bordo-mavililerin öncü argümanı olacak!

Hele de her şeyin dijitalleştiği çağda üç İstanbul takımının toplamından çok çok daha fazla takipçisi olan bir oyuncuyu (üçlünün Instagram takipçi sayısının toplamı 40 milyona ulaşmazken Salah'ın 68 milyona yakın takipçisi var) sezon boyunca tüm dünyanın da takip edeceğini düşünürsek, Salah'ın ülkedeki varlığının Karadeniz ekibi ve ülke futboluna olumlu etkisi yadsınmaz bir gerçeği ifade edecektir.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU