AB, Andy Burnham hakkında aslında ne düşünüyor?

Keir Starmer kendi ülkesinde pek popüler olmayabilir ama Avrupa liderlerini etkilediği aşikar. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde Avrupalı liderler, onun pek tanınmayan halefi hakkında daha az bilgiye sahip

Brexit'ten sonraki 6. başbakan olan, AB'nin sevdiği Keir Starmer istifaya zorlandığında AB - Birleşik Krallık ilişkilerinde bir yeniden başlangıcın eli kulağında gibiydi (AFP)

Kuzeyin Kralı akılda kalıcı bir ifade olsa da, Britanya'nın sıradaki başbakanının ortak güvenlikten ziyade yerel siyasete odaklanmasından korkan, detaylara saplantılı şekilde bağlı AB bürokratlarının gözünü korkutuyor. Manchester, Brüksel'e Londra'dan daha uzak (ki Londra'yla Brüksel'in arası zaten 320 kilometreden biraz fazla) ve Andy Burnham hâlâ bir muamma olmayı sürdürüyor.

Üst düzey bir Avrupalı diplomat bana "Starmer'la işler iyi gidiyordu" deyip "Andy'yi ise tanımıyoruz" diye ekledi. "Elbette onu takip ediyorduk" ifadesinden sonra duraksayıp "ama [meselelere dair duruşunu] bilmiyoruz" diye bitirdi.

Brexit'ten sonraki 6. başbakan olan, AB'nin sevdiği Keir Starmer istifaya zorlandığında AB - Birleşik Krallık (BK) ilişkilerinde bir yeniden başlangıcın eli kulağında gibiydi.

Burnham'ın İşçi Partisi lideri olarak taçlandırılmasından birkaç gün önce Fransa, Starmer'a bir veda hediyesi mahiyetinde Légion d'honneur nişanı verdi. Starmer bu onura görevdeyken layık görülen ilk Britanya Başbakanı oldu. Winston Churchill daha yüksek dereceli Büyük Haç nişanını 1950'lerin sonlarında almıştı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'la birlikte Trump'ın hakaretleri ve tehditlerine karşı duran Starmer, Ukrayna için güvenlik garantileri sağlanması ve Hürmüz Boğazı'nın güvence altına alınması amacıyla kurulan bazı "gönüllüler koalisyonlarının" oluşturulmasına yardımcı oldu. Starmer, bir devlet adamı ve nihayet Brexit'i yeniden değerlendirme cesaretini gösterebilecek biri gibi görülüyordu. Burnham'a duyulan güvense en hafif ifadeyle kısıtlı.

Dış politika vizyonunu açıklamak için acele etmeyen Burnham, Avrupa'daki birçok kişiyi endişelendirdi. The Times için kaleme aldığı yazıda NATO'ya bağlılığı öncelikler arasında tepeye koyunca gerçekten bir miktar rahatlama yaşandı çünkü Brüksel'de merkez dışından gelen bu isim hakkında büyük bir belirsizlik hakimdi. 

"NATO'ya ve BK'nin nükleer caydırıcılığına bağlılığımız mutlak olacaktır" diye yazıp ekledi:

Savunma ve güvenlik konularında en önemli müttefikimiz olan ABD'yle ilişkiler kritik önem taşımayı sürdürecek. Ve Britanya'nın Ukrayna'ya verdiği destek de sarsılmayacak.

Sözleri, özellikle de bazı İşçi Partisi seçmenlerinin bekleyebileceği gibi Trump'a meydan okumak yerine onunla ilişkileri yönetme niyetini göstermesi, güven verdi.

Burnham savunma harcamalarını artıran ve müttefiklerin NATO'nun 2025 Lahey Zirvesi'nde verdiği taahhütlerin arkasında duran Britanya'nın Savunma Yatırım Planı'nı (Defence Investment Plan/DIP) destekledi.

ABD'ye bağımlılığı azaltmayı amaçlıyor gibi görünen "yeni bir dönem" başlatma arzusu, kendi ülkelerinin savunma sorumluluğunu üstlenmeye hevesli müttefiklerle de uyumlu.

Ancak bu bütçeyi Britanya'nın savunma sanayisini geliştirmek için kullanma niyeti, Amerikan şirketlerinin parayı cebe indirmesini isteyen Trump'ı rahatsız edebilir.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Britanya'nın ABD Büyükelçisi Christian Turner, son NATO zirvesinden önce New York Post'ta kaleme aldığı yazıda, harcamalardaki artışın "doğrudan Amerikalı işçilere ve işletmelere akacağını zira iki ülkenin savunma sanayii üslerinin uzun zamandır birbirine bağlı olduğunu" ifade etti.

Burnham, Trump'la başa çıkabilmek için AB ülkeleriyle güçlerini birleştirmek zorunda kalacak. Fransa, Almanya ve BK'den oluşan E3 grubunun güçlendirilmesinden yana olduğunu söyledi. Ancak güvenliğe dair güvence verirken ekonomik yeniden yapılanma konusundaki belirsizliğini koruyor.

Starmer döneminde müzakerelerde kaydedilen ilerlemeyi "güçlendirmek" ve hızlı hareket etmek istediğini söylese de bir zaman çizelgesi sunmadı.

İkinci BK-AB zirvesinin bu hafta yapılması planlanıyordu ama Starmer'ın istifasının ardından bu ertelendi. Burnham yasadışı göç ve dış tehditlere karşı dayanıklılık konularında AB'yle işbirliğinden bahsetti lakin gençlerin BK'ye taşınmasını sağlayıp göçmen sayısını artıracak karşılıklı gençlik hareketliliği anlaşmasına değinmedi.

Gıda ürünlerinin ithalat ve ihracatını düzenleyecek bitki sağlığı tedbirleri anlaşmasına ya da işletmelerin ağır karbon vergilerinden kaçınmasını sağlayacak emisyon ticareti sistemlerine ilişkin görüşleri de belirsiz.

AB diplomatı, BK'nin Brexit'in verdiği zararın bir kısmını gerçekten telafi etmek istemesi halinde, müzakere altındaki anlaşmaların kolayca erişilebilecek fırsatlar olduğunu söyledi:

İster Starmer ister Burnham yönetiminde olsun BK, AB'yle yeniden başlangıcın ekonomik faydalarını isteyip istemediğine karar vermeli.

Eğer istiyorsa kural koyan değil, kuralları kabul eden taraf olmayı öğrenmesi gerekiyor.

Burnham, Britanya ekonomisini canlandırma ve ülkeyi birleştirme sözü verdi, "B kelimesini" tartışmaksa ters etki yaratabilir. Büyüme planı, en azından şimdilik, BK içinde yetki devrine odaklanıyor. AB'ye daha fazla yakınlaşmayı ilgilendiren her şeyin, sıradaki 2029 seçimlerinden sonrasına kalması gerekebilir.

Burnham yeni bir teknoloji ve yapay zeka stratejisi hazırlarken bu işbirliği hâlâ genişleyebilir. ABD egemenliğindeki bulut depolama ve ödeme sistemlerine bağımlılığı azaltmaya yönelik teknolojik ve mali egemenlik paketleri üzerinde çalışan AB'yi örnek alması gerekebilir.

İç meselelere odaklanan ve dış politikadan ziyade iç politikaya yönelen biri olabilir ama zorbalarla başa çıkabilmek için de müttefiklere ihtiyacı olacak.

 

independent.co.uk/voices

Independent Türkçe için çeviren: Eren Umurbilir

Bu makale kaynağından aslına sadık kalınarak çevrilmiştir. İfade edilen görüşler Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU