Gazze'de üniversite olmak: Binaların ötesinde insan sermayesini korumak

Doç. Dr. Ali Oğuz Diriöz Independent Türkçe için yazdı

TOBB ETÜ'deki "Gazze için Bilim Kafe: Gazze'de Üniversite Olmak" etkinliğine katılan akademisyenler ve öğrenciler, sunumu ilgiyle takip ediyor

Değerli Independent Türkçe okuyucuları,

16 Eylül 2026 tarihinde Ankara'da, TOBB ETÜ Kamu Denetçiliği (Ombudsmanlık) Topluluğu tarafından, 1 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle düzenlenen "Gazze için Bilim Kafe: Gazze'de Üniversite Olmak" etkinliğinde bir araya geldik. Etkinliğin açılışını TOBB ETÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Türkay Dereli gerçekleştirdi. Ben de TOBB ETÜ Uluslararası Girişimcilik Bölümü öğretim üyesi olarak tema konuşmasını gerçekleştirdim ve ardından 2015 TOBB ETÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunumuz, Gazzeli Filistinli Jalal Selmi ile yaptığımız söyleşinin moderatörlüğünü üstlendim.
 

Etkinlikte, bağlantı sorunlarına rağmen Gazze’den bağlanan konuk Jelal Semmi’nin sunumu ekrana yansıtılırken
Etkinlikte, bağlantı sorunlarına rağmen Gazze’den bağlanan konuk Jalal Selmi’nin sunumu ekrana yansıtılırken

 

Topluluk Başkanı Zeynep Reyyan Özdemir'in sunuculuğundaki etkinliğe öğrencilerimiz, akademik ve idari personelimiz ile farklı öğrenci topluluklarından katılımcılar iştirak etti.
 

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Oğuz Diriöz, Gazze’de üniversite olmanın önemini anlattı
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan TOBB ETÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Oğuz Diriöz, Gazze’de üniversite olmanın önemini anlattı

 

Prof. Dr. Türkay Dereli açılışta önemli bir noktaya dikkat çekti: Mesele yalnızca dayanışma ifade etmek değil, üniversiteler ve akademisyenler olarak somut biçimde ne yapabileceğimizi düşünmek olmalı.

Bu soru, söyleşimizin de temel eksenlerinden birini oluşturdu.
 


Üniversite sadece bina değildir

Açılış konuşmamda özellikle üniversitelerin bir toplumdaki çok boyutlu rolü üzerinde durdum. Üniversite yalnızca ders verilen ve diploma alınan bir yer değildir. Araştırma merkezleri, laboratuvarlar, kütüphaneler, girişimcilik ekosistemleri, kültür-sanat ortamları ve özgür düşünce alanları bir kentin ekonomik, bilimsel ve kültürel gelişiminin önemli aktörleri olduklarının altını çizdim.

Gazze açısından rakamlar tablonun ağırlığını gösteriyor. UNESCO, Gazze'de yaklaşık 88 bin üniversite öğrencisinin bulunduğunu bildiriyor. 2025 sonunda tamamlanan saha değerlendirmesine göre yükseköğretim kampüslerinin neredeyse tamamı (yaklaşık yüzde 95'i) zarar görmüş veya tahrip edilmiş durumda.

Buna rağmen eğitim tamamen durmuş değil. UNESCO'nun Gazze Sanal Kampüsü ilk aşamada 20 bin öğrenciye ulaşmayı, zamanla yaklaşık 88 bin öğrencinin tamamını kapsayabilmeyi hedefliyor. Beş geçici öğrenme alanında ise 13 binden fazla yükseköğretim öğrencisine, çok zor insani koşullar altında dahi eğitim imkânı sağlanmaya çalışılıyor. (UNESCO)

Jalal Selmi de bağlantının zaman zaman kesilmesine rağmen, Gazze'den bizlere çok önemli gözlemler aktardı. Üniversitelerin uğradığı fiziksel yıkıma dikkat çekerken, çevrim içi eğitimin mevcut şartlarda önemli olduğunu; ancak bunun kalıcı olarak gerçek kampüs hayatının yerini tutamayacağını ifade etti. Kalıcı barışın ardından öğrencilerin yeniden sınıflara, akademisyenlerin araştırma merkezlerine ve laboratuvarlara dönebilecekleri üniversitelerin oluşturulması gerekiyor.
 

Ankara’daki TOBB ETÜ’de düzenlenen "Gazze için Bilim Kafe: Gazze'de Üniversite Olmak" etkinliğinin duyuru afişi.
Ankara’daki TOBB ETÜ’de düzenlenen "Gazze için Bilim Kafe: Gazze'de Üniversite Olmak" etkinliğinin duyuru afişi

 

Yeniden yapılanmanın merkezinde insan olmalı

Gazze'nin yeniden yapılanmasını da yalnızca binaların yeniden inşası olarak düşünemeyiz. Su, sağlık, iletişim ve diğer temel altyapıların ağır biçimde etkilenmiş olması günlük hayatı doğrudan belirliyor. Dünya Sağlık Örgütü de Gazze'de sağlık sisteminin ciddi ölçüde zayıflamış durumda olduğunu vurguluyor. (World Health Organization)

Dolayısıyla gelecekteki yeniden yapılanma; konut, sağlık, su ve ulaşım kadar eğitimin ve insan sermayesinin yeniden güçlendirilmesini de içermeli.

Jalal Selmi, Gazze halkının dayanıklılığına dikkat çekerken daha fazla burs, sürdürülebilir akademik destek ve ortak araştırma projelerinin önemini vurguladı. Üstelik destek yalnızca mühendislik ve sağlık bilimleriyle sınırlı kalmamalı. Tarih, gazetecilik ve sosyal bilimler de bir toplumun kendi hafızasını oluşturabilmesi bakımından büyük önem taşıyor.
 

Gazze İçin Bilim Kafe” etkinliğinde, çevrim içi bağlantı kurulan Gazzeli mezun Jelal Semmi’nin görüntüsü ve sunumu salondaki dev ekrana yansıtıldı
"Gazze İçin Bilim Kafe" etkinliğinde, çevrim içi bağlantı kurulan Gazzeli mezun Jalal Selmi’nin görüntüsü ve sunumu salondaki dev ekrana yansıtıldı

 

Türkiye açısından burada önemli bir zemin zaten mevcut. YÖK'ün 2024-2028 Uluslararasılaşma Strateji Belgesi'ne göre 2024-2025 döneminde Türkiye Bursları kapsamında en fazla burslu öğrencinin geldiği ülke 378 öğrenciyle Filistin oldu. (YÖK) Gelecekte bursların yanında ortak araştırmalar, akademisyen değişimleri, dijital kütüphaneler, ortak yüksek lisans ve doktora programları ile düzenli akademik iş birlikleri geliştirilebilir.

Sohbetimiz sırasında Venedik Film Festivali'nde Özel Jüri Ödülü kazanan Yuval Abraham ve Rachel Szor imzalı NAZA belgeselinden de söz ettik. (La Biennale di Venezia) Bu örnek bizi gazetecilik, belgeselcilik ve toplumsal hafıza arasındaki ilişkiye götürdü. Bugün çekilen bir görüntünün veya kaydedilen bir tanıklığın yıllar sonra bir tarih araştırmasının kaynağı olabileceğini unutmamak gerekiyor. Yapımcılar, kendi ülkelerindeki bütün eleştirilere rağmen vicdanlarının sesini dinleyerek hareket ederek insanlık namına önemli bir çalışma gerçekleştirmiş oldular.
 

Etkinlik sonunda, Gazze’deki insan sermayesinin korunmasına dikkat çekmek için bir araya gelen konuşmacılar ve katılımcılar hatıra fotoğrafı çektirdi
Etkinlik sonunda, Gazze’deki insan sermayesinin korunmasına dikkat çekmek için bir araya gelen konuşmacılar ve katılımcılar hatıra fotoğrafı çektirdi

 

Değerli okuyucular,

Etkinliğin sonunda vardığımız düşünceyi burada da paylaşarak bitirmek isterim:

Üniversiteler sadece binalardan oluşmaz. Binalar yıkılabilir ve yeniden inşa edilebilir. Fakat bir üniversiteyi üniversite yapan öğrenciler, akademisyenler, araştırmacılar ve diğer çalışanlardır. Toplumların bilim, ilim, kültür, teknoloji, inovasyon ve daha aydınlık bir gelecek kurma kapasitesi de esas olarak bu insan sermayesinden doğar.

Saygılarımla.
 

Doç. Dr. Ali Oğuz Diriöz’ün, Singapur’un 61. Milli Günü kutlamaları için onur konuğu olarak davet edildiği resepsiyonun davetiyesi
Doç. Dr. Ali Oğuz Diriöz’ün, Singapur’un 61. Milli Günü kutlamaları için onur konuğu olarak davet edildiği resepsiyonun davetiyesi

 

 

Kaynaklar:

UNESCO – Sustaining higher education amid crisis: UNESCO's support in Gaza UNESCO orijinal kaynak
Yükseköğretim Kurulu – Yükseköğretimde Uluslararasılaşma Strateji Belgesi 2024-2028 YÖK orijinal kaynak
UN OCHA – Humanitarian Situation Report, 16 July 2026 OCHA orijinal kaynak
World Health Organization – occupied Palestinian territory: WHO Health Emergency Appeal 2026 WHO orijinal kaynak
La Biennale di Venezia – Official Awards of the 83rd Venice International Film Festival Venedik Film Festivali orijinal kaynak

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU