Her zaman şiir ve ilim geleneğiyle övünen dünyanın en eski şehirlerinden biri olan Herat'ta, Afganistan Erdemi Yayma ve Ahlaksızlığı Önleme Bakanlığı'na bağlı kişiler cumartesi (6 Haziran) günü sokaklara dağılarak kadınları yakalamaya başladı. Sokakta yürüyen, pazarda alışveriş yapan, arabanın yolcu koltuğunda oturanlar da dahil, bir kadının olabileceği her yerdeydiler. Peçelerin nasıl takıldığına bakıp insanları alıp götürüyorlardı.
BM misyonu alarm verdiğinde şehir genelinde üç farklı noktada yaklaşık 30 kadın ve kız çocuğu yakalanmıştı. Tek bir günde yakalananların sayısı 35'e kadar çıkmıştı. Gözaltıları takip eden kaynaklara göre bunların arasında daha sonra vilayet hapishanesine nakledilen hamile bir kadın da vardı. Diğerlerinin çoğu ise minibüs tipi araçlara bindirilip ortadan kaybedildi, ailelerinin hâlâ adını bilmediği yerlere götürüldüler.
2026'da bir hükümet, kadınları kıyafetlerinin biçimi nedeniyle araçlara doldurup ailelerine nereye götürüldüklerini söylemeyi reddediyor.
Ben Afganistanlı bir kadınım. Yıllardır Taliban hakkında kullandığım dili yumuşatmam, onları "geçici yönetim" diye adlandırmam ve "diyalog" için kapıyı açık bırakmam gerektiği söylendi. Artık bunu yapmayacağım, nedeni de Herat. Bu, yalnızca talihsiz bir insan hakları siciline sahip bir hükümet değil. Bu, kadınları kaçırarak yöneten bir terör rejimi ve son birkaç günde yaşananlar, aksini iddia etmek isteyenlerin elindeki son bahaneyi de ortadan kaldırmıştır.
Gözaltı haberleri yayılınca Herat halkı olağanüstü bir cesaret gösterdi. Salı günü (9 Haziran) 100 ila 200 Herat sakini, kadınlar ve erkekler bir arada olacak şekilde toplanarak kızlarının geri verilmesini talep etti. Silahları yoktu, yalnızca sesleri vardı. Taliban ise buna gerçek mermilerle karşılık vererek doğrudan kalabalığın üzerine ateş açtı.
Hastane kaynaklarına göre bir kadın ve 12 yaşında bir çocuk olmak üzere en az iki kişi öldürüldü. Onlarca kişi de yaralandı. Cezalandırılmaktan korktuğu için adının açıklanmasını istemeyen Herat'taki bir hastanede çalışan doktor, kurşun yarası almış kişilerin hastaneye getirildiğini doğruladı. Ancak yaralıların çoğu devlet hastanelerine hiç götürülmedi. Aileleri, kurşun yarasıyla hastaneye gitmeleri halinde gözaltına alınmalarından korkuyordu. Üstelik Taliban artık tüm sağlık merkezlerine yaralıları tedavi etmeme talimatı vermişti.
Bu sabah Afganistan'daki genç bir kızdan bir Instagram mesajı aldım, bariz nedenlerden ötürü adını açıklamayacağım. Bana şunları yazdı:
Ben Herat'ta değil Kabil'de yaşıyorum ama Kabil'de bir protesto olursa ben de katılacağım. [Bizi] öldürürlerse öldürsünler; en azından sessiz kalmamış olurum. Bu koşullardan bıktım. Bu yol özgürlüğe çıkıyorsa, en azından gelecek neslimiz özgür yaşayabilsin diye kendimi feda etmeye razıyım.
Bu mesajı sayısız kez okudum. Bu, ülkesinin bir gazetecinin bu hafta kullandığı deyimle "bir korku laboratuvarına" dönüşmesini izleyen ve geri kalanımızın neden hâlâ Taliban'ın gerçekte ne olduğunu tartıştığını sorgulayan birinin sesidir.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Çünkü Herat'taki kadınlar kaçırılırken bile dünyanın çeşitli başkentlerinde yaşanan tam olarak buydu. Başka ülkelerdeki diplomatlar, bizzat kaçırılma emrini veren adamlarla yeni iletişim kanalları kurmaya çalışıyordu; yardım kanalları, Avrupa Birliği'nde (AB) görüşmeler, normalleşmenin ağır işleyen mekanizması devredeydi. Birleşmiş Milletler (BM) Afganistan İnsan Hakları Özel Raportörü Richard Bennett, "barışçıl görünen göstericilere karşı aşırı güç kullanılmasından endişe duyduğunu" söyledi. Kaygı dile getirmek bir politika değildir. Kız çocukları sınıflardan, kadınlar işyerlerinden ve artık Herat'ta olduğu gibi tamamen sokaklardan uzaklaştırılırken 5 yıldır uluslararası toplumun tutumu sadece kaygı bildirmek oldu.
Taliban, Afganistan'ı temsil etmiyor. Hiçbir zaman etmedi, hiçbir zaman da etmeyecek. Onlar, nüfusun yarısını kamusal hayattan silmeyi amaçlayan, bunu da silah zoruyla uygulayan bir projenin temsilcileridir. Herat'ta camisi ve minareleri hâlâ ayakta duran Gevher Şad Begüm'ü yetiştirmiş bir ülke buna rıza göstermedi. Kalabalıklara ateş açan adamlar Afganistan'ın temsilcileri değil işgalcileri.
Dolayısıyla Taliban'a karşı harekete geçme zamanının geldiğini söylerken, bunu hiçbir çekince duymadan dile getiriyorum ve elimizdeki her türlü yasal aracı kullanmayı kastediyorum. Normalleşme müzakereleri durdurulsun. Bir sonraki yardım görüşmesi, bu hafta kaçırılan tüm kadınların serbest bırakılması ve nerede tutulduklarının açıklanması şartına bağlansın. BM'nin gerçek yaptırım gücüne sahip bir hesap verebilirlik mekanizması kurma çabası desteklensin ki salı günkü emri veren kişi, bir gün adının mahkeme salonunda okunacağını bilsin. Hayatlarını tehlikeye atarak bunları belgeleyen aktivistlere ve gazetecilere sığınma hakkı tanınsın. Ve Afganistanlı kadınların, başka bir ülkenin istikrarı uğruna ödenmesi kabul edilebilir bir bedel haline gelmesine kesin ve nihai olarak karşı çıkılsın.
Herat halkı bedenleri ve cesaretlerinden başka bir şey olmadan ayaklandı, bunun karşılığında vuruldular. Geri kalanımızın en azından yapabileceği şey, sessiz kalmayı reddetmektir. Bir çocuk öldü. Artık kendimizi seyirci olarak niteleyemeyiz. Artık sessiz kalmak da taraf olmaktır.
Shabnam Nasimi, Afgan Kadınların Dostları Ağı'nın (Friends of Afghan Women Network / FAWN) kurucu ortağıdır.
Independent Türkçe için çeviren: Yasin Sofuoğlu
© The Independent