Seçici liderlik çağı: ABD'nin jeopolitik yeniden tanımlaması ve küresel dengelerin geleceği

Gürsel Tokmakoğlu, Independent Türkçe için yazdı

İllüstrasyon: Sarah Grillo/Axios

İncelememiz şu başlıkları içerecek: Jeopolitik okuma ve seçici liderlik kavramı, teknolojik partnerlik ve dost desteği (friendshoring), başat ve bölgesel güçlerin konumları, çok katmanlı dönüşümde üçgen analiz ve sonuç.

Jeopolitik Okuma ve Seçici Liderlik Kavramı

Jeopolitik okuma, küresel güç dengelerini stratejik haritalar üzerinden analiz ederek devletlerin kaynak, konum ve etki alanlarını maksimize etme sanatıdır. Stratejik yöntem ise bu okumaya dayalı olarak hegemonyayı koruma, rakipleri yönetme ve uzun vadeli dengeyi lehine şekillendirme kapasitesidir.

Trump'ın ikinci dönemi, Reagan'ın "güç yoluyla barış" (peace through strength) yaklaşımını modernize ederek sert güç (tarifeler, askeri caydırıcılık, uzay hakimiyeti) ile ekonomik baskıyı birleştiren pragmatik bir strateji sunmaktadır. Bu yaklaşım, ABD'nin başat güç olarak uluslararası sistemi elinde tutarken diğer büyük güçleri (Çin, Rusya, Avrupa) karşı karşıya getirerek küresel, bölgesel ve yerel aktörlerin konum arayışlarını hızlandırmaktadır.

Tarihsel bağlamda Reagan, Soğuk Savaş'ı sona erdirerek tek kutuplu düzene geçişi hızlandırmıştı. Bugün ise sistem, liberal düzenin sorgulanması ve çok kutuplu eğilimlerle karakterize edilmektedir. Trump'ın rolü, bozulan ABD hegemonyasını toparlamak ve sürdürülebilir kılmaktır. "America First" politikası ve "Trump Corollary" (Monroe Doktrini'nin modern uzantısı) ile Batı Yarımküre'de hakimiyet pekiştirilmekte, Çin'e ekonomik baskı uygulanmakta, Avrupa'ya yük paylaşımı dayatılmaktadır.

Bu strateji, klasik küresel liderlikten "seçici liderlik" (selective leadership) formuna evrilmiştir: ABD, her yere müdahale etmek yerine stratejik önceliklerde (Batı Yarımküre, kritik teknolojiler, enerji, nadir toprak elementleri, uzay) mutlak üstünlük kurmakta; diğer alanlarda müttefiklere maliyet paylaşımı dayatarak hegemonyayı düşük maliyetle sürdürmektedir.

Trump'ın politikaları hız ve baskınlık açısından dikkat çekicidir: Sert üslup ve tehditlerle başlayan süreç, uzlaşma vaatleri ve ekonomik teşviklerle tamamlanmaktadır. Çin'le ilişkilerde yoğun baskı sonrası geçici anlaşmalar (tarife indirimleri, nadir toprak ihracat kısıtlamalarının askıya alınması, tarımsal alımlar) bu ikili stratejiyi yansıtmaktadır.

Teknolojik Partnerlik ve Dost Desteği (Friendshoring)

Trump'ın seçici liderliğinde teknolojik bağımlılık ve tedarik zinciri güvenliği kritik öneme sahiptir. ABD, müttefiklerle (özellikle Japonya) stratejik yatırımlar yoluyla yarı iletkenler, yapay zeka, kuantum ve biyoteknoloji gibi alanlarda ortak üretim ve finansman mekanizmaları kurmaktadır.

Japonya ile imzalanan U.S.-Japan Framework Agreement ve Technology Prosperity Deal kapsamında Japonya, ABD'ye 550 milyar dolara varan yatırım taahhüdünde bulunmuştur. Bu yatırımlar enerji altyapısı, kritik mineraller, yarı iletken fabrikaları, AI veri merkezleri ve nükleer enerji projelerini kapsamaktadır (White House, 2025).

Yeni Japonya Başbakanı Sanae Takaichi'nin muhafazakâr-popülist çizgisi, Trump'ın "America First" yaklaşımıyla uyum göstermektedir. Şubat 2026 seçimleri öncesi ve sonrası dönemde teknolojik partnerlik finans ve üretim ekseninde derinleştirilmiştir. TSMC ile Tokyo'daki görüşmelerde Japonya'da dünya çapında yarı iletken tesisi kurma ve ortak finansman anlaşmaları öne çıkmıştır. Bu ortaklık, Çin'e karşı teknoloji zincirinde ABD-Japonya bloğunu güçlendirmekte ve Japonya'nın üretim kapasitesini ABD'ye entegre etmektedir.

5 Şubat 2026'da Trump'ın Truth Social paylaşımıyla Takaichi'ye "Tam ve Eksiksiz Onay" (Complete and Total Endorsement) vermesi, bu transactional ortaklığı siyasi seviyeye taşımıştır. Takaichi'yi "güçlü, kudretli ve bilge Lider" olarak nitelendiren Trump, 19 Mart Beyaz Saray ziyareti duyurusuyla ulusal güvenlik ve "çok önemli bir Ticaret Anlaşması" vurgusu yapmıştır. Bu, ABD'nin müttefik liderleri doğrudan destekleyerek seçici hegemonik düzenini pekiştirdiğinin somut örneğidir.

Başat ve Bölgesel Güçlerin Konumları

ABD başat güç olarak sistemin merkezinde kalırken diğer aktörlerin tepkileri farklılaşmaktadır:

  • Çin (Xi Jinping): Teknoloji, ticaret ve nadir toprak rekabetinde yoğun baskı altındadır. Baskı-uzlaşma döngüsü hâkimdir.
  • Rusya (Vladimir Putin): Ukrayna savaşı ve New START'ın sona ermesiyle nükleer avantajını korumakta; Arktik üstünlüğüyle pasif başat konumdadır.
  • Avrupa (Merz, Meloni, Macron): Yük paylaşımı baskısı karşısında bölgesel güç inşasına odaklanmakta, ancak küresel etki sınırlı kalmaktadır. Macaristan Başbakanı Viktor Orbán ise Trump'ın milliyetçi-popülist vizyonuna en yakın isim olarak öne çıkmaktadır. 5 Şubat 2026'da Trump'ın "Tam ve Eksiksiz Onay" paylaşımı, Orbán'ı "gerçekten güçlü ve etkili bir lider", "gerçek dost, savaşçı ve KAZANAN" diye övmesi ve göç kontrolü, ekonomi büyümesi gibi politikaları "America First" ile paralelleştirmesi, Avrupa içindeki ideolojik ittifakı güçlendirmektedir. Bu, transatlantik baskıyı ideolojik destekle dengeleme stratejisinin örneğidir.

Bölgesel aktörler arasında Orta Doğu'da Muhammed bin Selman, Muhammed bin Zayed, el-Sisi ve Netanyahu, İbrahim Anlaşmaları'nın genişletilmesi ve İran gerilim yönetimi üzerinden ABD'yle yakınlaşma aramaktadır. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise kişisel uyum ve pragmatik işbirliğiyle (Suriye, NATO yük paylaşımı) denge politikası izlemektedir.

Çok Katmanlı Dönüşümde Üçgen Analiz

Günümüz jeopolitiği coğrafi-askeri üstünlüğün ötesinde teknolojik, finansal, enerji ve algoritmik katmanları içermektedir. Trump dönemi, seçici hegemonik liderlik ile transactional (işlemsel, pragmatik) düzen dayatmasını birleştirmektedir.

Aşağıdaki matris, aktörleri seçici liderlik kapasitesi, stratejik özerklik arayışı ve transactional zorunluluk üçgeninde konumlandırmaktadır:

  • ABD (Trump): Seçici liderlik çok yüksek; hegemonik konum tam koruma odaklı; transactional baskı herkese dayatılıyor. Duruş: Seçici hegemon.
  • Çin (Xi): Seçici liderlik yüksek (teknoloji, nadir Toprak elementleri); tam özerklik iddiası; ABD baskısı altında transactional oyuncu.
  • Rusya (Putin): Seçici liderlik orta-yüksek (enerji, Arktik); bağımsız güç merkezi arayışı; yaptırımlarla pasif transactional aktör.
  • Japonya (Takaichi): Seçici liderlik düşük; kısmi özerklik; yüksek yatırım zorunluluğuyla en üst düzey transactional ortak.
  • Avrupa (Merz, Meloni, Macron): Seçici liderlik çok düşük; bölgesel özerklik çabası; ağır yük paylaşımı mecburiyeti.
  • Macaristan (Orbán): Seçici liderlik yüksek (milliyetçi model); stratejik özerklik orta; transactional zorunluluk düşük (ideolojik uyum sayesinde). Duruş: En yüksek seviyede ideolojik müttefik.
  • Türkiye (Erdoğan): Seçici liderlik orta; yüksek denge politikası; çok kutuplu transactional ilişki.
  • Suudi Arabistan & BAE (bin Selman, bin Zayed): Seçici liderlik orta-düşük; bölgesel güç ve ekonomik dönüşüm; yüksek transactional zorunluluk.

Bu formül hâkimdir: Seçici Hegemonik Liderlik = Kritik katmanlarda mutlak üstünlük + Çoğu alanda transactional düzen + Diğer aktörlerin özerklik arayışını yönetme.

Geleceğin ekseni: Transactional düzen mi yoksa stratejik özerklik inşası mı kazanacak? 2025-2030 arası dönemde transactional model baskın görünse de kırılganlıklar taşımaktadır: Aşırı baskı müttefiklerde yorgunluk yaratabilir; Çin'in özerkliği dirençli olabilir; Türkiye gibi dengeleyiciler asimetrik avantaj sağlayabilir.

Sonuç

Trump'ın seçici liderliği, bozulan tek kutbu toparlayarak ABD hegemonyasını sürdürülebilir bir forma evriltme potansiyeli taşımaktadır. Batı Yarımküre'de "Trump Corollary" agresif uygulanmakta, Çin'le ticaret savaşları uzlaşmayla dengelenmekte, Rusya'yla nükleer denge yönetilmekte, Avrupa yük paylaşımına zorlanmaktadır.

5 Şubat 2026 gelişmeleri (Orbán ve Takaichi'ye "Tam ve Eksiksiz Onay") bu modelin pratikte nasıl işlediğini doğrulamaktadır: İdeolojik uyumlu müttefiklere doğrudan siyasi destek verirken, kritik bölgelerde (Avrupa'da milliyetçi blok, Asya'da teknoloji ortaklığı) hegemonyayı pekiştiriyor.

Orta ve küçük güçler adaptasyon zorluğu çekmektedir. 2026 ara seçimlerinde Cumhuriyetçilerin güçlü kalması halinde daha sert politikalar beklenmektedir. Bu süreç, ABD'nin uluslararası sistemi çok merkezli düzensizliği yöneterek hegemonyayı seçici liderlik formunda sürdürme çabasını test edecektir. Asıl soru, bu modelin kendi yarattığı gerilimleri ne kadar kontrol altında tutabileceğidir; önümüzdeki 3-7 yıl belirleyici olacaktır.

Kaynaklar

Al Jazeera. (2026, February 3). Last Russia-US treaty on nuclear arms control set to expire. https://www.aljazeera.com/news/2026/2/4/russia-criticises-us-as-final-nuclear-warhead-treaty-set-to-expire

Akin Gump. (2025, December 17). Key takeaways from the 2025 National Security Strategy: What has changed and what it means for business. https://www.akingump.com/en/insights/alerts/key-takeaways-from-the-2025-national-security-strategy-what-has-changed-and-what-it-means-for-business

Brookings Institution. (2025, December 8). Breaking down Trump’s 2025 National Security Strategy. https://www.brookings.edu/articles/breaking-down-trumps-2025-national-security-strategy

German Marshall Fund of the United States. (2026, January 6). Watching China in Europe—January 2026. https://www.gmfus.org/news/watching-china-europe-january-2026

J.P. Morgan Global Research. (2026). US Tariffs: What's the Impact? https://www.jpmorgan.com/insights/global-research/current-events/us-tariffs

LSE Blogs. (2026, January 16). US politics in 2026: Trump abroad, America turns 250 and the midterm elections. https://blogs.lse.ac.uk/usappblog/2026/01/16/us-politics-in-2026-trump-abroad-america-turns-250-and-the-midterm-elections

Reuters. (2026, February 5). Trump endorses Hungary's Orban for re-election ahead of April poll. https://www.reuters.com/world/europe/trump-endorses-hungarys-orban-re-election-ahead-april-poll-2026-02-05

Reuters. (2026, February 5). Trump endorses Japanese PM Takaichi ahead of Sunday election. https://www.reuters.com/world/asia-pacific/trump-endorses-japanese-pm-takaichi-ahead-sunday-election-2026-02-05

White House. (2025). 2025 National Security Strategy. https://www.whitehouse.gov/wp-content/uploads/2025/12/2025-National-Security-Strategy.pdf

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU