Libya: Kabilenin Seyf’i ve dalı

Fotoğraf: AA

Seyfülislam Kaddafi, Zintan şehrinde “el-Hamada el-Hamra” (Arap Yarımadası'nda “el-Hamada” hâlâ çölün isimlerinden biridir) adlı bir bölgedeki inziva yerinde aniden suikasta uğradı. Katiller, Seyf'i yıllarca destekleyen, kendisini ve siyasi programını doğu ve batı Libya'da savaşan gruplara alternatif olarak sunmasına olanak tanıyan toplumsal korumayı-özellikle de kabile korumasını- nasıl aşmayı başardılar?

Kırılgan Senusi monarşisinin yıkılmasının ardından ülkeyi onlarca yıl yöneten Libya liderinin ailesi, “Arap Baharı” olarak adlandırılan olayların ardından öldürülen babalarıyla benzer bir kaderi paylaştı.

Seyfülislam, 2011 devrimi sırasında öldürülen kardeşleri Mutassim Billah, Seyfularab ve Hamis'e katıldı; ailenin geri kalanı (Muhammed, Saadi, Hannibal ve Ayşe) ise farklı ülkelere dağıldılar.

Burada sizlerle Libya'nın Kuzey Afrika'daki diğer Arap-Berber ülkelerine kıyasla eşsiz olan yapısını ele almak istiyorum.

Libya, Arap kabilelerinin güçlü iziyle diğerlerinden ayrılmaktadır. Bu, Arap kabilelerinin güçlü varlığında, geleneklerinde, göreneklerinde, lehçelerinde ve giyiminde açıkça görülür. Kadim Arap göçleri, özellikle de Beni Salim, Beni Riyah, Beni Hilal ve diğer kabilelerin buraya göç etmesi, yüzyıllar içinde Libya'nın kimliğini şekillendirdi.

Arap kabile değerleri ve kültürü, Libya sanki kuzey ve orta Hicaz çölünün bir parçasıymış gibi, asırlar boyunca derinden yerleşmiştir.

Araştırmalar, Libya'daki en büyük kabile güçlerinden birinin hem nüfus hem de coğrafi dağılım açısından en büyük Libya kabileleri arasında yer alan Varfalla kabilesinin olduğunu gösteriyor. 7 milyondan fazla nüfusa sahip bir ülkede, nüfusu yaklaşık 1 milyondur ve merkezi Beni Velid şehridir.

Seyf ise Kaddadfa kabilesindendir ve Beni Velid (Varfalla) kabilesi ile birlikte Libya'da birkaç on yıl boyunca iktidarı elinde tutmuştur. Kaddadfa kabilesi, Akdeniz kıyısındaki Sirte şehrinde ve Libya'nın güneyindeki Fezzan (Sebha) bölgesinde yoğunlaşmıştır. Ancak nüfusu Libya geneline yayılmış olan Beni Velid kabilesi kadar büyük değildir.

Bu iki kabile, diğerleriyle birlikte, günümüzde de çoğunlukla Kaddafi'nin destekçileridir. Haberler, Kaddafi'nin devrilmesinden 12 yıldan fazla bir süre sonra bile, özellikle Varfalla, Magarha ve Kaddadfa kabileleri üyeleri arasında Kaddafi dönemine duyulan özlemin hâlâ yaygın olduğunu gösteriyor. Devletin parçalanması ve özellikle Arap Baharı'ndan sonra bir devlet kurulamamasının gölgesinde kabile dayanışması güçlü bir olgu. Örneğin, bazı araştırmacıların belirttiği gibi, Libya'nın doğusundaki Obeydat kabilesi, oğulları Tümgeneral Abdulfettah Yunus'un 17 Şubat 2011 olayları sırasında öldürülmesi davasını halen takip ediyor.

Yine gözlemlediğimiz gibi, güneydeki Sebha şehrindeki Magarha kabilesi, halen yargılanmasına rağmen, sağlık durumu kötüleşen oğulları, Kaddafi'nin eski istihbarat şefi Abdullah el-Senusi'nin serbest bırakılması talebiyle beş yıldır gösteriler düzenliyor.

Bazıları, Libya’da kabilenin bir kavram olarak temel olduğunu savunuyor; İtalyan işgalcilerini kovan, Libya'da Senusi Krallığı'nı kuran, Cemahiriye'nin oluşumuna katkıda bulunan ve şimdi de ulusal uzlaşma sürecine katkıda bulunan kabilelerdir. Ancak, birleşik bir devlet kurma girişiminin başarısız olmasıyla birlikte, kabileler şimdi kendini ve sembollerini koruyorlar ve bazıları mevcut duruma tercih ettikleri Kaddafi rejimini yeniden kurmaya çalışıyorlar. Bu ise iç ve dış güçlerin karşı çıktığı bir durum ve Seyfülislam Kaddafi tüm bunların kurbanı olmuş olabilir.

 

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

 

Şarku'l Avsat

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU