Ağustos 2024'te Hindistan en sadık komşusunu kaybetti. Bangladeş aynı zamanda Hindistan'ın en hassas doğu sınırlarında bir komşu.
Adeta ezelden beridir Delhi'nin besleyip büyüttüğü ve destekleyip koruduğu Hasina hükümeti geçen yıl patlak veren kitlesel öğrenci protestoları ile düşmüş ve devrik Başbakan Sheikh Hasina Hindistan'a sığınmıştı. Hala Delhi'nin misafirperverliği altında.
Yakın zamanda ayrıca öğrenci öncülüğündeki ayaklanmaya yönelik ölümcül baskı nedeni ile (Birleşmiş Milletler raporuna göre kitlesel ayaklanmada 1.400'den fazla kişi öldürüldü.) Dakka'daki özel bir Uluslararası Suçlar Mahkemesi tarafından insanlığa karşı suçlardan hakkında gıyabi idam kararı çıktı ve bu gelişme hem Hindistan-Bangladeş ilişkileri için hem de Hindistan'ın öz saygınlığı açısından ekstra bir baskı ve ikilem yarattı ---Bangladeş ısrarla Hasina'nın iadesini istiyor ve Hindistan başından bu yana açık ve kesin bir duruşla desteklediği ve koruma altına aldığı bir misafirini verirse, bu hem kendi içinde hem iç cephede hem de mahallesinde bir itibar kaybı anlamına gelecek; vermezse, bu zaten yokuş aşağı giden iki ülke ilişkilerine daha da gaz verecektir.
Delhi-Dakka bağları neredeyse kopuşun eşiğinde. 78 yaşındaki Hasina hükümetinin 5 Ağustos 2024'te devrilmesinin ardından Bangladeş siyasetine 8 Ağustos 2024'ten beri 85 yaşındaki Muhammed Yunus'un liderlik ettiği geçici hükümet yön veriyor.
Hindistan'a ideolojik olarak mesafeli duran Muhammed Yunus'un geçiş hükümeti ile birlikte Dakka'nın politik rotası yönünü Çin ve Pakistan'a çevirdi.
Şimdilik Dakka'yı kaybetmiş gözüken Delhi kendi açısından bu kayba dair yeni önlemler almaya çalışıyor.
Öncelikli olarak, Dakka'daki geçiş hükümetinin yerini seçilmiş hükümete devredeceği günü gözetiyor ve Dakka ile ölçülü bir siyasi yeniden yapılanma planlıyor.
Ancak bu süreçte Bangladeş'te yoğun bir olumsuz kamuoyu görüşü de birikti ve bu iş Delhi için o kadar kolay olmayacak.
Bu arada Bangladeş, protestoların ardından Şubat 2026'da ilk genel seçimlerini gerçekleştirecek. Hasina'nın partisi Awami Birliği'nin her türlü siyasi faaliyette bulunması yasak.
Mart 2025'te Muhammed Yunus Çin'e dört günlük bir ziyaret gerçekleştirmiş ve bu ziyaretinde özellikle Siliguri Koridoru bağlamında sarf ettiği sözler Hindistan için derin tehlike çanlarını çalmaya başlamıştı.
Hindistan'ın kuzeydoğusuna atıfta bulunan Yunus, buranın denize kıyısı olmayan bir bölge olduğuna vurgu yaparak Bangladeş'i bütün bu bölge için "okyanusun tek koruyucusu" olarak niteledi.
Ve ekledi: "Bu, Çin ekonomisinin bir uzantısı olabilir. Bir şeyler inşa et, üret, pazarla, Çin'e götür, sonra da tüm dünyaya yay."
Muhammed Yunus'un bu yaklaşımı Hindistan'da derin kaygıya yol açtı.
Yunus bu sözleri ile Pekin'e, Bangladeş'in eşsiz konumunun Çin'e Hindistan'ın kuzeydoğu devletleri üzerinden Nepal ve Bhutan'a erişim sağlayabileceğini anlatmaya çalışmış olabilir.
Ancak bu gibi sözler ile Hindistan'ı da dahil etmiş olmak aynı zamanda tehdit edici bir algıya sebebiyet vermeye de açıktır.
Yani dolaylı olarak Bangladeş'in Hindistan'ın kuzeydoğusunu kesebileceğini de ima etmeye çalışmış olabilir.
Delhi, son derece hassas kuzeydoğusunu ve son derece stratejik Siliguri Koridoru'nu asla riske atamaz.
Dolayısıyla oyunu ikincisinden, yani bu tehdit algısından yana kullanmış gözüküyor.
Delhi artık derin kaygı içinde, Hindistan'ın kuzeydoğu devletlerini Hindistan'ın geri kalanına bağlayan Siliguri Koridoru'na erişimin ve Koridor üzerindeki etkinin rekabet eden iddia veya baskılara konu olabileceğinden korkuyor.
Ve önlem almakta gecikmiyor, Siliguri Koridoru'nu yeni askeri üslerle güçlendiriyor.
Delhi, en savunmasız stratejik darboğazını güvence altına almak ve kuzeydoğusunu korumak için Dhubri yakınlarındaki Lachit Borphukan Askeri Üssü, Bihar'daki Kishanganj ve Batı Bengal'deki Chopra'da olmak üzere üç ileri üs inşa etmeye başladığını duyurdu.
Bunlar, Koridor'un asla tehlikeye atılmamasını sağlamak için tasarlanmış, hızlı konuşlanma kuvvetleri, istihbarat birimleri ve Para Özel Kuvvetleri ile donatılmış stratejik merkezler.
Siliguri Koridoru, "Tavuk Boynu" olarak da isimlendiriliyor ve Hindistan'ın "7 kız kardeş" olarak da nitelenen 7 kuzeydoğu devletini anakaraya bağlayan 22 kilometrelik dar bir şerit.
Evet, en dar noktasında yalnızca 22 kilometre genişliğinde ve bu Koridor, Hindistan'ın kuzeydoğusunu ülkenin geri kalanına bağlayan tek kara yolu. Diğer tüm kara yolları Bangladeş'ten geçer.
Koridor, Hindistan'ın sıkıntılı kuzeydoğusundaki 45 milyondan fazla insanı ülkenin geri kalanına bağlıyor.
Herhangi bir kesinti, bu yaşamsal bağlantıyı koparabilir.
Delhi'nin burada ayrıca Bangladeş'i bypass etme çabası olan bir Kaladan projesi var, bu proje Hindistan'ın Kolkata Limanı'nı Myanmar'ın Sittwe Limanı üzerinden Mizoram'a bağlayacak.
Geçen mayıs ayında Mizoram Valisi VK Singh, projenin Hindistan tarafında inşasının tamamlandığını duyurmuştu.
Ancak Myanmar'ın Rakhine eyaletindeki siyasi istikrarsızlık, lojistik zorluklar ve güvenlik kaygıları nedeni ile Myanmar'ın Paletwa ile Mizoram'ın Zorinpui arasındaki yol tamamlanamıyor.
Dolayısıyla Delhi'nin bu bölgede hala bağlantı sorunları var ve okyanuslara nasıl bağlanacağı konusunda kaygıları var.
Hindistan'ın denize erişim konusunda ancak Kaladan Nehri projesi tamamlandığında Bangladeş'e ihtiyacı kalmayacak.
Askeri yığınakla doğu sınırını kararlı bir şekilde dönüştürmekte olan Hindistan'ın böylesine kritik bir bölgede savunma garnizonlarından daha fazlasını temsil eden üç yeni askeri tesis inşa etme kararı, stratejik duruşunda köklü bir değişime işaret ediyor.
Ve zamanlama kesinlikle Delhi'nin Bangladeş'teki sismik siyasi değişimlere verdiği tepkiyi yansıtıyor.
Delhi'nin edindiği raporlar doğrultusunda, Hindistan yanlısı Hasina hükümetinin yerine dış politikası giderek Çin ve Pakistan ile uyumlu hale gelen Muhammed Yunus liderliğindeki geçici yönetim ile Bangladeş'in 2,2 milyar dolar değerinde Çin yapımı J-10C savaş uçağı satın almayı planladığı ve Pekin ile drone üretiminde işbirliği yaptığı, Pakistan'ın ise JF-17 Block C Thunder jetlerini teklif ettiği bildiriliyor.
Dahası, 2024 sonlarında Pakistan Ordusu Bangladeş askeri personelini eğitmeye davet edildi ve bunun üzerine Şubat 2025'te başlayan program ile İslamabad uzunca bir sürenin ardından yeniden Bangladeş savunma alanına girdi.
Hindistan için, hassas bir sınır boyunca yönünü rakiplerine (hatta düşmanına) doğru yöneltmiş olan bir Bangladeş, stratejik bir kabus anlamına gelir.
Yeni üsler, Chopra tesisinin Bangladeş sınırından bir kilometreden daha az bir mesafede konumlandırılması ile Koridor'a örtüşen bir kapsama alanı sağlıyor.
Bu ileri mevziler, Bangladeş'in derinliklerinde gözetleme ve gerektiğinde hızlı seferberlik imkanı sunarak, sınır boyunca operasyonel dengeyi kökten değiştirebilecek nitelikte. Hindistan zaten uzunca bir süredir (Fransız) Rafale savaş uçakları, (Hint yapımı) BrahMos füzeleri ve (Rus S-400'leri başta olmak üzere) gelişmiş hava savunma sistemleri ile bu duruşunu pekiştirerek, reaktif caydırıcılıktan proaktif hakimiyete geçiş yapma yolculuğunda.
Ve aynı zamanda Siliguri Koridoru'nu artık bir zafiyet olmaktan çıkarıp, toprak bütünlüğünü korumaya hazır bir ulus tarafından savunulan, güçlendirilmiş stratejik bir varlık haline getirme yolunda.
Burada özellikle Delhi'nin Dakka'ya net bir mesajı söz konusu: Güç asimetrisi önemli ve herhangi bir yanlış hesaplama ezici bir güç ile karşılanacaktır.
Ancak Delhi'nin de bir yanlış hesabı var: Delhi, Hindistan'dan gelen her tepkisel veya baskıcı adımın Bangladeş'i kendinden daha da uzaklaştıracağını bilmeli.
Konuyu Türkiye ile kapatayım.
Son zamanlarda Bangladeş'te aynı zamanda genişlemekte olan bir Türk ayak izi de var.
Delhi aynı zamanda Ankara'nın Bangladeş'te yükselen stratejik varlığını da bir tehdit olarak algılıyor ve kaygı duyuyor.
Çin'e ve aynı zamanda Rusya'ya aşırı bağımlılığı dengelemek ve Batılı standartlarda çalışabilirliği sağlamak ve ayrıca Hindistan ile mevcut stratejik asimetriyi dengelemek isteyen Bangladeş artık Türkiye'yi yalnızca bir savunma tedarikçisi olarak değil, aynı zamanda gelişen güvenlik mimarisinde uzun soluklu bir işbirlikçi olarak konumlandırıyor.
Özellikle bu yıl söz konusu olan Türk yapımı HİSAR O+ orta menzilli ve SİPER uzun menzilli karadan havaya hava savunma füze sistemlerinin Bangladeş'e tedariki üzerine yapılan üst düzey yoğun görüşmeler, doğu cephesinde hava üstünlüğü tekelini elinde tutan Hindistan'ı tedirgin etmiş gözüküyor.
Delhi, Bangladeş'teki (veya mahallesindeki) Çin varlığı ile bir şekilde başa çıkmaya alışkın ve hazırlıklı, ancak Türkiye'nin varlığı onun için yeni bir durum.
Gerçekçi olmak gerekirse, kısa bir istisna dönemi hariç, Türkiye-Hindistan ilişkileri ne yazık ki hep mesafeli olma eğilimindedir. Ya da Delhi Ankara'ya ve etki-tepki olarak Ankara da Delhi'ye mesafeli bakma eğiliminde olmuştur.
Hindistan'ın salt Pakistan prizmasından baktığı Türkiye'nin, Bangladeş'i Pakistan'a benzer şekilde Güney Asya'daki bir sonraki kilit ortağı olarak konumlandırmasını Delhi ne yazık ki sıfır toplamlı bir oyun olarak algılamaya daha yatkın.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish