"Orman yangınında yanıp imara açılmış tek bir karış orman alanı yok"

Mine Ataman Independent Türkçe için yazdı

Orman Genel Müdürlüğü (OGM) tarafından Antalya’daki Uluslararası Ormancılık Eğitim Merkezi’nde sivil katılımcılar ve basın mensuplarına yönelik “Orman Yangını Gönüllüsü” uygulamalı eğitim tatbikatı gerçekleştirildi / Fotoğraf: AA

Orman Genel Müdürlüğü'nün Antalya'daki Uluslararası Yangın Eğitim Merkezi'ndeki “Gönüllü Orman Yangını Eğitimi” pek çok şehir efsanesinin de gerçek olmadığını ortaya koydu. Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey'in “orman yangınında yanan bir karış toprak bile imara açılmış değil” açıklaması dezenformasyonun ne denli risk olduğunu ortaya koydu. Binlerce yıl önce kontrollü ısı ve suyla kurduğumuz uygarlık şimdilerde kontrolü giderek zorlaşan yangınlarla risk altında. Devlet kapasitesi hem ormanları korumak hem de toplumsal güveni inşa etmek açısından artık çok daha önemli. Yangınlar artık afetten öte medeniyetin dayanıklılık testi.


2021'de 35 olan riskli gün sayısı 2025'te 51 güne yükseldi

Dünya Meteoroloji Örgütü'ne göre 2025-2029 yılları arasında en az bir yılın, kayıtlara geçen en sıcak yıl olan 2024'ten daha sıcak olma olasılığı yüzde 80. İklim bozulması yangınların beslendiği atmosfer olaylarını değiştiriyor, orman yapısını bozuyor, toprak ve bitki örtüsünün daha hızlı kurumasına neden oluyor. Yangın sezonu uzarken, aşırı sıcaklıklar orman yangınları döngüsünü kalıcı bir fenomene dönüştürüyor. Duvarı olmayan ormanda sonsuz bir yangın materyali var. Uygun şartlar bir araya geldiğinde küçük bir kıvılcım trilyonlarca dolarlık bir yıkımı başlatabiliyor.


Fransa'da riskli gün sayısı 9 Türkiye'de 45 gün

Dünya Meteoroloji Örgütü'ne göre iklim kaynaklı felaketler son 50 yılda 5 kat arttı. Türkiye en riskli ülkelerden biri. İklim güvenliği kapasitesi tarımın da gıdanın da temeli.


Mega yangınların maliyeti çok büyük

Orman Genel Müdürlüğü'nün yangınla mücadele birimi her geçen yıl daha da güçlendiriliyor, bütçeden ayrılan pay artıyor. Yangınlarda sadece ağaçlar, ekosistem kül olmuyor; okul, fabrika yapabileceğimiz milyarlarca dolar yangın risklerine aktarılıyor. Bu anlamda yangını önleyici her faaliyet geleceğimizi de koruyor.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

2021'e göre riskli gün sayısı yüzde 45 artmasına rağmen yanan alan yüzde 42 azaldı

Türkiye'de riskli gün sayısı 35 olan 2021'de 139 bin hektarlık alan yanarken, riskli gün sayısının 51'e çıktığı 2025'te yapılan etkili çalışmalar sayesinde yanan orman arazisi 81 bin hektara düştü. 2021'de yaşanan yangın afetlerine rağmen 2022'de 23,2 milyon hektar olan orman varlığı 2025'te 23,4 milyon hektara yükseltildi. 11 Kasım'da yapılan dünyanın en büyük ağaçlandırma çalışması gibi kapsamlı ağaçlandırma çalışmalarıyla orman varlığında dünyada dördüncü sıraya yükseldik.


Marmara, Batı Karadeniz'de artık orman yangınları açısından riskli

Yangın riskli şehirler emlak piyasasını değiştirirken, tarımsal üretimi olumsuz etkiliyor. Antalya onlardan biri, orman yangını açısından yüzde 64 oranla hassas bölge olarak geçiyor. Türkiye'nin 15 milyon hektarlık ormanları yangına birinci ve ikinci derece hassas bölge. Çevresindeki konutlar, sanayi bölgeleri, turizm alanları her biri risk altında.


Orman yangını gönüllüsü olduk

Orman Genel Müdürlüğü'nün Antalya'daki Uluslararası Yangın Eğitim Merkezi'ndeki “Gönüllü Orman Yangını Eğitimi” yangınların geleceğinde bireysel ve toplumsal sorumluluğun ne kadar arttığını bir kez daha gözler ortaya koydu. 2019'a kadar “yangın mükellefi” denen bir sistemle 18 yaşını geçmiş tüm erkeklerin orman yangınlarına zorunlu katılımı artık “gönüllülük” esasıyla düzenleniyordu. Orman Genel Müdürü Bekir Karacabey'e göre “orman yangınlarıyla mücadele profesyonelce olmalı. Askerler, vatandaşlar herkes orman konusunda bilinçlendirilmeli, orman köylüleri de orman gönüllüsü olarak eğitilmeli.” Bireysel bilincin olmadığı bir dünyada ormanları, ekosistemi korumak mümkün değil. Halihazırda 160 bin orman yangını gönüllüsü 35 saate yakın teorik ve pratik eğitim alıyor.


Orman yangınları en çok öğleden sonra çıkıyor

OGM’nin verilerine göre, “orman yangınlarının alansal olarak yüzde 99’u insan kaynaklı, yüzde 73’ü ihmal ve dikkatsizlik nedeniyle çıkıyor. Çıkan yangınların yüzde 93’ü 10 hektara ulaşamadan söndürülüyor. Türkiye’de en 51 günlük en riskli günlerin en çoğu Temmuz’da yaşanıyor. 2025’te en riskli günlerin olduğu Temmuz’da 569 yangın gerçekleşmiş. Raporda ilginç veriler var. Yangınlar en çok öğleden sonra çıkıyor.


Medeniyetin yangınla sınavı

Gönüllülük eğitiminde kontrollü gerçek bir yangına müdahale ettik. Yangının nasıl hızlı yayıldığını gözlerimizle görünce Orman Genel Müdürlüğü personelinin 11 dakika içerisinde yangın alanına intikal etmesinin ne denli kritik olduğunu deneyimledik. Yangın eğitmenlerine göre yangının iç ısısı dakikalar içinde 2 bin dereceye ulaşabiliyor. Isınan hava yükseliyor, rüzgârla birleştiğinde ağaç tepelerindeki küçük çalılar kilometrelerce uzağa giderek yeni yangınlar çıkarıp, yeni yıkımlar yaratıyor. 2021’deki yangınlarda 1850 metre öteye taşınan çalı çırpılar tespit edilmiş. Eğimli arazide yangın yukarı doğru ilerliyor önüne ne çıkarsa yakıp yıkıyor.


Kozalaklar patlamıyor aksine kapanıp kendi türünü koruyor

Eğitim boyunca sadece yangına değil biyoçeşitliliğe dair de onlarca mucizevi işleyişi öğrendik. Yangınlarda kozalaklar patlıyor, neden bu kadar çok kızılçam ekiliyor eleştirisinin de yanlış olduğunu öğrendik. Orman mühendislerine göre “5 yaşın üzerindeki kızılçam kozalağı 50 derecenin üzerinde neslinin devamlılığı için kendini kapatıyor, yangın sonrasında yeniden açılıyor ve hiçbir müdahaleye gerek kalmadan bölgenin kendi kendine ağaçlandırılması sağlanıyor.”


Orman yangınlarıyla mücadele asimetrik bir savaş

Orman yangınlarıyla mücadele medeniyetin ölüm kalım savaşı. Los Angeles’da gördük ki en ileri uygarlık bile yangının karşısında hayatta kalmakta zorlanıyor. Uzmanlara göre “ateşin hiçbir zaafı yok. Kısa sürede kritik kararlar alınmak zorunda. Yangınla mücadele pek çok teknolojinin, farklı disipline ait verilerin birlikte anlamlandırıldığı multidisipliner bir yönetişim alanı.”


Orman yangınlarıyla mücadelenin yüzbinlerce alternatifi var

Gönüllülük eğitiminin en çarpıcı tarafı orman yangınlarının “mükemmel fırtına gibi” bir denkleminin olduğunu görmemizdi. Ağaç türleri, orman bakım çalışmalarının niteliği, orman içi ulaşım sistemleri, suya erişim, orman altı bitki varlığı, toprak nemi, rüzgâr şekli gibi unsurlar uygun sıcaklık altında atom bombası benzeri yıkıcı bir silaha dönüşüyor.


Türkiye’nin ormanlarının dijital gözleri var

Yangınlara hızlı müdahale için tüm Türkiye’de 776 noktada termal kameralarla donatılmış yangın gözetleme kuleleri var. Anlık risk haritalarına göre İHA ve söndürme araçları koordine ediliyor. Ankara’daki Yangın Koordinasyon Merkezi’nde “meteorolojik veriler, arazinin eğimi, bakısı” gibi kriterlere bakılarak yapay zekâ destekli karar destek mekanizmalarıyla yangınların ne yöne, ne hızla ne zaman yayılacağı önceden öngörülüp müdahale planlanıyor.


Bir İHA dakikada 3,5 milyon hektar alanda tarama yapıyor

Halihazırda profesyonel ekiplerden oluşan 28 bin kişilik büyük bir ordu, ormanları yangınlarda korumak için görev yapıyor. Türkiye ormanları gözetlemede dron kullanan iki ülkeden biri.


Yangınlarda su çok daha pahalı

Yangın çıkma olasılığını yükselten aşırı sıcaklıklar aynı zamanda su kaynaklarını da azaltıyor. Uzaktan uçakla, araçlarla, hortumla taşınan suyun her damlası normal zamana göre çok daha maliyetli. Bu anlamda yangınlarda hedef en az suyla yangın kontrolü yapmak.


Yangına dirençli ormanlar yaratmak

Ormancılık disiplinine göre orman yangınlarıyla mücadele yangından çok önce başlıyor. Amaç yangına dirençli ormanlar yaratmak. Ağaç seçimi, ormandaki silvikültürel faaliyetler, yollar, su havuzları, rüzgâr bentleri her biri yangına dirençli ormanlar için kritik önemde. Ormandaki her detay bir risk veya avantaj. Örneğin genç ağaçlar yaşlılara göre daha kolay yanıyor. Bu nedenle orman mühendisliği disiplini artık yangına dirençli ekosistemlere odaklanıyor.


Yangınla mücadelede AFAD ile işbirliği

Yangın simülasyonları sadece yangını söndürmeye yönelik kullanılmıyor, yakın köyler nasıl tahliye edilecek, ekip verimliliği nasıl sağlanacak… Her biri özellikle de büyük yangınlarda önem kazanıyor. Geçtiğimiz günlerde AFAD ve Orman Genel Müdürlüğü arasında imzalanan protokol ile belli büyüklükteki yangınlarda tahliye, iaşe, yol düzenleme gibi lojistik konuları AFAD yönetecek.


Yangına hassas köylerde su tankeri dağıtılıyor

Orman yangınları sadece bilinçlendirme çalışmalarıyla yürütülecek bir süreç değil. Yangına dirençli ormanlar için 10.491 km’lik bir yangın önleme tesisi var. Yangına hassas 2223 köy ve mahallede 4707 km hatta yerleşim yerlerinin yangınlardan korunması için önleyici çalışmalar yapılıyor. Yangınla mücadele o kadar komplike bir yönetişim ki orman köylülerine verilen binlerce su tankeri yangın zamanında ormana su taşıyor.


Uçaklar gönüllerdeki yangını söndürüyor

Yangınlarla mücadelede hava araçları, iş makineleri, insan gücü koordinasyonu çok önemli. Hiçbiri tek başına yeterli değil, tırmık karada yangını durdurmada önemli; her aracın mücadelede farklı bir işlevi var. Türkiye’de aralarında 5 kilometre olan 4852 havuz ve göletten hava araçları yangınlara su taşıyor. OGM’nin envanterindeki helikopterler, uçaklar dışında ihtiyaç ölçüsünde sezonluk kiralamalar yapılıyor.

Velhasıl, orman yangınları artık sadece çevre sorunu değil; medeniyet, ekonomi, lojistik, güvenlik sorunu. Köklü bir geçmişe sahip Orman Genel Müdürlüğü yüksek koordinasyon kültürüyle çalışan dev bir aile. Ormanın hekimleri orman mühendisleri gerçek bir mühendislik disipliniyle her bir ağacı, filizi, ormanın genç namzetlerini koruyarak geleceği yeşertiyor. Bize düşen ciğerlerimizi yakmadan orman yangınlarına dirençli bir toplum inşa etmek.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU