Kudüs'ün haftalardır gergin olmasının sebebi

Bel Trew, Müslümanların kutsal Ramazan ayı boyunca tartışmalı şehir genelinde İsrailli-Filistinli geriliminin arttığını yazıyor

İsrail polisinin Şam Kapısı'ndaki çatışmalar sırasında attığı ses bombasına Filistinlilerin tepkisi (Ronen Zvulun/Reuters)

Görüntüler sıradışı. İnternette paylaşılan bir videoda İsrail polis memurları, İslam'ın en kutsal mekanlarından ve Arap dünyasının en önemli sembollerinden biri olan Kudüs'teki Mescid-i Aksa'nın içinde ibadet edenlerle dolu bir odaya kulağa ses bombası gibi gelen bombalar atarken görülüyor.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Aralıklı patlamalar mukabilinde, kutsal Ramazan ayında cuma namazlarını kılan Filistinlilerin bağırışlarını duyabiliyorsunuz. Kalabalıklar dışarı çıkmak için koşuşturuyor.

Bir başka videodaysa dışarıdaki kalabalıklara plastik mermi sıkan ve ses bombası atan polise karşılık olarak Filistinlilerin taş ve şişe fırlattığı görülüyor.

Şiddet son birkaç gündür kutsal şehri kasıp kavururken İsrail polis memurları ve çoğu Filistinli yüzlerce kişi yaralandı.

Peki neden?

Tartışmalı şehir, uzun ve zor geçen bir yılın akabinde gelen Müslümanların kutsal Ramazan ayı boyunca kaynıyordu. Bu durum özellikle 1967 Arap-İsrail Savaşı sonrası İsrail'in ele geçirip fiilen ilhak ettiği, işgal altındaki Doğu Kudüs için geçerli. Filistin mahalleleri geçen yıl boyunca önemli ölçüde ekonomik bunalım yaşadı ve (Birleşmiş Milletlere göre) özel mülklerinin İsrailli yetkililerce yıkılmasında veya el konulmasında sürekli bir artışa maruz kaldı. 15 yıl sonraki ilk Filistin seçimlerinin de liderlik tarafından iptal edilmesi birçoklarını bunalıma daha da itti.

Bununla birlikte son dönemdeki şiddet, muhtemelen İsrailli yetkililerin, Filistinli ailelerin geleneksel olarak İftar sırasında bir araya gelmeyi sevdiği Eski Şehir'in tarihi Şam Kapısı'nı kordon altına alma kararıyla alevlendi.

Birçok genç için bu, bardağı taşıran son damla oldu.

Alana erişmeye çalışan Filistinlilerin (İsrailliler şiddet içeren isyanlar olarak adlandırıyor) ve Kudüs genelinde "Araplara Ölüm" sloganları atarak yürüyen Yahudi grupların dahil olduğu günler süren çatışmalar sonrasında İsrail polisi nihayetinde barikatları geri çekmişti. Ancak öfke, Doğu Kudüs mahallesi Şeyh Cerrah'ta, Yahudi yerleşimcilerin hak iddia ettiği arazide, 4 Filistinli ailenin zorla tahliye edilmesi ihtimaliyle yeniden kaynamaya başladı.

İsrail Yüksek Mahkemesi'nin 10 Mayıs Pazartesi verebileceği son derece tartışmalı karar, Birleşmiş Milletler'e göre savaş suçu anlamına gelebilecekse de, İsrail Dışişleri Bakanlığı'nca özel bir "emlak ihtilafı" olarak önemsenmedi.

Bu durum, ABD Kongresi ve Dışişleri Bakanlığı üyeleri dahil dünya genelinde önde gelen siyasi figürleri kaygılandırdı. ABD, Avrupa Birliği, Rusya ve Birleşmiş Milletler'i içeren ve Ortadoğu Dörtlüsü olarak bilinen arabulucular da endişelerini dile getirdi.
 


Öte yandan Kudüs'teki Müslüman ve Hristiyan mekanlarının muhafazasını üstlenen Ürdün, İsrail'i Mescid-i Aksa'da ibadet edenlere yönelik "barbarca" diye nitelendirdiği saldırıları durdurmaya çağırdı ve bunun uluslararası baskıyı artıracağını belirtti.

Yakın zamanda İsrail'le normalleşme anlaşmaları imzalayan Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn bile, İsrail'in eylemlerini "provokasyon" olarak niteledi ve kınadı.

Bu arka plana karşı İsrail, gelecek huzursuzlukları bastırmak için Eski Şehir'deki, özellikle de Yahudilikteki en kutsal, İslam'da ise en kutsal üçüncü yer olarak kabul edilen ve onlarca yıl süren çatışmanın volkanik çekirdeği olan Harem-i Şerif veya Tapınak Tepesi'ndeki polis varlığını artırması gerektiğini ifade ediyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve İsrail Emniyet Müdürü Koby Shabtai, "toplumsal karışıklıkların güç ve sıfır müsamahayla karşılık bulacağını" söyleyerek kanun ve nizama vurguda üsteledi.

Cumartesi, İsrail'in otobüsler dolusu Arap vatandaşının, İslam'ın en kutsal günü Kadir Gecesi için ülke genelindeki kasabalardan Kudüs'e gidişi engellendi. Yüzlerce Filistinli şehre doğru yürürken kaydedildi.

Filistinli isyancıları ve şiddeti suçlayan İsrailliler, güvenlik güçlerinin aldığı önlemlerin gerekli olduğunu söylüyor. Filistinli ve İsrailli uzmanlar, her şeyi arkasında yatan nihai sebep hususunda bölünmüş vaziyette.

Bazıları, iki yıl içinde sonuçsuz kalan 4. İsrail seçimleri sonrası Netanyahu'nun koalisyon hükümeti kurmak için son tarihi yakın zamanda kaçırması gerçeğine işaret ediyor.

Bu fırsat şimdi Yair Lapid'e, üç yolsuzluk davasıyla boğuşan başbakanı görevinden ederek sıradaki hükümeti kurmayı çok iyi başarabilecek merkezci rakibine geçti.

Söz konusu uzmanlar, Kudüs'teki kaos ve Filistinlilerle çatışmanın, Lapid açısından özellikle de parlamentodaki Arap partilerinin ittifakına ihtiyaç duyduğu takdirde koalisyonu bir araya getirmeyi zorlaştırabileceğini söylüyor.

Ancak diğerleri, gerçek güvenlik meseleleri söz konusu olduğunda genellikle riskten kaçınan Netanyahu'nun dikkatinin yakında gerçekleşecek siyasi ölümü sebebiyle fazla dağıldığını ve yokluğu sebebiyle Kudüs'ün patladığını öne sürüyor. İsrailli gazeteci ve Netanyahu uzmanı Anshel Pfeffer, Twitter'da paylaştığı mesajında, yönetimde kalan insanların "hepsi tecrübesiz ve beceriksiz zorbalar olan üst düzey polisler, komiser, Kudüs bölge komutanı ve Kamu Güvenliği Bakanı" olduğunu ifade etti.

Nedeni ne olursa olsun, şehir kaynamaya devam edecek. Pazartesi günü "Kudüs günü" ve İsrailli yetkililerin izin verdiği, İsrail'in tartışmalı şehrin tümü üzerindeki hak iddiasına yönelik bayrak sallama gösterilerine sahne olacak etkinlikler sadece daha fazla öfkeye yol açacak.

Şeyh Cerrah tahliyelerine yönelik beklenen Yüksek Mahkeme kararının yanı sıra (pazartesiden sonraya da ertelenebilir), bu hafta II. Dünya Savaşı sonrası İsrail devleti kurulduğunda yerinden edilen Filistinlilerin anıldığı Nekbe günü var.

Tünelin sonunda çok az ışık görülüyor.



https://www.independent.co.uk/independentpremium/voices

Independent Türkçe için çeviren: Kerim Çelik

Bu makale kaynağından aslına sadık kalınarak çevrilmiştir. İfade edilen görüşler Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU