12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde heyecanla okunan ve millî marş olarak kabul edilen İstiklal Marşı için her 12 Mart günü bazı okullarda törenler yapılır.
Bu yılki programlardan biri Karaman İmam Hatip Lisesi’nde yapılmış. Öğrenciler, Marşın bütününü okuduktan sonra ilk iki dörtlüğü de Türkçesi ile birlikte Arapça olarak da okumuşlar. Bu olay basında yer alınca bazı çevreler kıyameti kopardılar.
Türk İstiklal Marşı’nın başka bir dilden okunmasının ne gibi bir sakıncası olduğu anlaşılamadı. Aksine, bir ülkenin halkı, millî marşlarının başka dillere de çevrilmesinden ve söylenmesinden gurur duymalıdır.
Türkiye garip olayların ülkesi hâline gelmiştir. İstiklal Marşı’nın Arapça söylenmesinden sorun çıkarılması da bunun örneklerinden biridir.
Türk İstiklal Marşı, bir Batı dilinden, hatta Hintçe, Çince, Japonca, Moğolca söylenseydi, biz Türkler bundan herhâlde gurur duyardık. Tepki şu iki şeye: birincisi İmam Hatip Lisesi öğrencileri tarafından söylenmesi, ikincisi Arapça söylenmesi. Bu iki kavram, yani Arapça ve İmam Hatip okulları Türkiye’nin yarınını değil, dününü çağrıştırıyor.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Türkiye’de iktidarda bulunan veya iktidara yakın bazı çevrelere göre Kur’an Arapça indiği için bu dil kutsaldır. Herkesin bu dili öğrenmesi gerekir. İmam Hatip okullarında öğretilen Arapça ise yabancı bir dil değil, adeta laik devlet tarafından kenara itilmiş esas dildir! Bu anlayış, Türk modernizmi tarafından daha Meşrutiyet döneminden başlayarak özellikle Cumhuriyet döneminde reddedilmiş, Türkçe, Arapça ve Farsçanın etkisinden kurtarılmaya çalışılmış, Arapçanın kullanılması ibadet diliyle sınırlanmıştır. Hatta ibadetin Türkçe yapılması için girişimlerde de bulunulmuştur.
Ancak, 12 Mart’ta İstiklal Marşı’nın kabulünün yıldönümünde yapılan anma toplantısında Marşın Arapça söylenmesinden patırtı çıkarmanın da anlamı yoktur. Okullarımızda esas yabancı dil İngilizcedir. O okullarda Marşın İngilizce de okunması çok hoş olur. Belki bunu deneyen okullar da vardır ama Batı dilleri, çağdaş uygarlığın dili olarak kabul edildiğinden bu konuda bir tepki duyulmamıştır. Herhâlde bundan sonra da duyulmayacaktır.
Diller gerici değildir
Dünyanın en zengin dillerinden biri olan Arapça, gerici bir dil değildir. Zaten dilin gericisi, ilericisi, kapitalisti veya sosyalisti olmaz. Söyler misiniz, Türkçemiz bunlardan hangisidir? Diller alt yapı ve üst yapı kavramları içinde değerlendirilemez. Onlar bir milletin anlaşmasını sağlama aracıdır. Arapça da Arap halklarının anlaşma aracıdır. Araplara “gerici” demek de gerçekle bağdaşmaz. Arap dünyasında da bağımsızlık ve devrim özlemini yansıtan nice metinler vardır. Türkler nasıl küfürlerini de dualarını da Türkçe ile yapıyorlarsa Araplar da küfürlerini de, ibadetlerini de kendi dillerinden yapıyorlar.
Dil ve yazı hakkında şartlanma, gördüğü her eski yazılı metni kutsal bir metin zanneden anlayışla, onu gerici bir metin zanneden “inkılapçı” anlayış aynı yanılgı içindedirler. Unutmamak gerekir ki, Kurtuluş Savaşı’nın bütün metinleri Arap alfabesini temel almış eski yazıyla yazılmıştır; ilerilik ve gerilik yazıda değil, içeriğindedir. Bakınız, günümüzde bütün insanlığı tehdit eden emperyalist söylemler (Trump’ın ağzından duyulduğu gibi) İngilizce olarak dile gelmektedir. Buna karşılık emperyalist, gerici olan İngilizce değildir.
Arapçaya çevrilmişti
Kurtuluş Savaşı Hükümeti, Meclis’te kabulünden sonra İstiklal Marşı’nı bazı dillere çevirterek yayımlamıştır. Bundaki amaç, Türklerin verdiği bağımsızlık savaşının mesajlarını başka milletlere anlatmak olmalıdır. Akif’in başyazarı olduğu Sebilürreşat dergisi 30 Nisan 1921 tarihli sayısında İstiklal Marşı’nın Farsçaya, Almancaya, İngilizceye ve Fransızcaya basmıştır. Mehmet Akif, Afgan Elçiliğine giderek Marşın Farsça bir çevirisini eliyle Elçi Ahmet Han’a sunmuştur.
Şu haber de konumuz açısından ilginçtir:
İstiklal Marşı: Şam’da maruf bir Arap şairi, Burdur Mebusu Mehmet Akif Beyefendi’nin İstiklal Marşı’nı Arapçaya tercüme ederek tekmil Suriye gazetelerinde neşrettirmiştir. Arap musikişinasları marşı bestelemekle meşguldürler. 1
Sonuç olarak, Anma gününde İstiklal Marşı’nı başka bir dilden de okuyabilen öğrencilerimizi kutlamak gerekir. Kuşkusuz onlar İstiklal Marşı’nda dile getirilen milletin özgürlüğünü ve vatanın bağımsızlığını istemeseler bunu yapmazlardı.
Batı dillerinden eğitim yapan okullarımızın öğretmen ve öğrencileri de İstiklal Marşı’nı o dillere çevirseler, Türklerin bağımsızlıkta ne kadar kararlı olduğunu göstermelerine vesile olurlardı.
1. (Hâkimiyeti Milliye No 280, 2 Eylül 1921, Sayfa 2, sütun 6; Vakit, No 1366, 29 Eylül 1921; Sayfa 2, sütun 4; Marşın Arapça bir çevirisi için bkz. Safahat, Gonca Yayınları 1993, s. CXXII’den sonra)
(Zeki Sarıhan, Vatan Türküsü, İstiklal Marşı Tarihi ve Anlamı, geliştirilmiş 4. Basım, Ulusal Eğitim Derneği, Ankara 2008, s. 61)
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish