CHP'lilerin "baba ocağı"ndaki kavga kime yaradı?

Gürbüz Evren Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: AA

Özgür Özel, genel başkan olmasının ardından CHP için "baba ocağı" ifadesini sıklıkla kullanmaya başladı.

Bu ifadeyi partililer çok sevdi.

Özgür Bey, Kılıçdaroğlu'nun manevi oğluydu.

Kemal Bey de Özel'in manevi babası.

Bunu birçok kez onların ağzından duyduk.

20 yıl emek verdiğimiz CHP'de belki bizi de görür, çalışmalarımızı değerlendirir diye sabırla beklerken, Kemal Bey 2011'den beri hep oğlu Özgür'ü en iyi makamlara taşıdı.

Özgür Bey de kimi zaman babasına toz kondurmadı, kimi zaman da onu dinlerken gözyaşlarına boğuldu, katıla katıla ağladı.

Ama zamanla baba ile oğul arasında husumet başladı.

Mahkemeler ve icra memurları devreye girdi.

Oğul, babayı "ev"e yani "baba ocağı"na sokmadı.

Türkiye tuhaf bir tablo ile karşı karşıya kaldı:

Evine giremeyen baba.

Baba evine babasını sokmayan oğul.

Sonuçta evine polisle giren baba.

Oğlunu evden polisle atan baba.

Mahkemelik olmuş bir baba-oğul gerçeği var.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Bir kez daha gördük ki siyasette baba, oğul, kardeş, yoldaş vb. ne varsa kocaman bir yalanmış.

Siyasette kim kimin yoluna çıkarsa kıyamet kopuyor.

"CHP savaş meydanlarında kuruldu" söylemini sürekli olarak duyuyoruz.

İyi de o zaman savaş meydanında düşman vardı.

Şimdi düşman kim?

CHP'linin karşısındaki CHP'li değil mi?

Yani, CHP'li, CHP'liyle mi savaşıyor?

CHP kimi zaman kapatıldı.

CHP kimi zaman baraj altı kaldı.

CHP kimi zaman kurultay kavgalarıyla öne çıktı, sandalyeler ve yumruklar havada uçuştu.

CHP'nin içinden kimi zaman birçok parti çıktı.

CHP kimi zaman mahkeme koridorlarına taşındı.

CHP kimi zaman Genel Başkanlarını hain ilan etti.

Ama ilk kez CHP Genel Merkezi'nin önünde, CHP'liler arasında meydan savaşı çıktı.

Ve yine ilk kez CHP Genel Merkezi'ni polis bastı.

Ortalık karıştı, biber gazından göz gözü görmez hale geldi.

CHP, "kavgalı ev" olmaktan bir türlü kurtulamıyor.

Halk arasında güzel bir söz var:

Kavgalı eve kız verilmez.

Halk, kavgalı eve nasıl oy verecek?

Eskiden kavga evin içinde olurdu.

Sokaktan geçenler, açık pencerelerden, balkonlardan dışarı taşan kavga seslerini duyardı.

Ama artık kimse evin önünden geçmeye cesaret edemiyor, çünkü kavga dışarıda, halka açık yapılıyor.

Kavga sosyal medyada da tüm hızıyla sürüyor.

Tüm platformlarda CHP'li, CHP'linin düşmanı olmuş; birbirine sövüyor, tehdit ediyor.

Her iki taraf da birbirini AKP'nin, Saray'ın adamı olmakla suçluyor.

"Yapmayın, siz kardeşsiniz" diyen benim gibi objektif insanları bile linç ediyorlar.

Dayağın çoğunu, CHP'deki kavgayı ayırmaya çalışanlara atıyorlar.

Ne kadar dikkatli, dengeli, objektif bir dil kullanırsanız kullanın hiç fark etmiyor.

Çünkü CHP'liler, duymak istediklerini söylemeyenleri küfür ve tehdit manyağı yapıyor.

"Ya bendensin ya da ondan" diye kıyameti koparanlar, suçu sürekli başkasında arıyor.

CHP'nin düşmanını başka yerde aramaya gerek yok ki.

Maalesef CHP'linin düşmanı artık CHP'li olmuş durumda.

Bu bir kez daha görüldü.

Tekrar edelim: "Kavgalı eve kız verilmez."

Kavgalı eve sadece evinde kavga olanlar kız verir.

Tüm bu kavgalar bittiğinde ise yine sen, ben, bizim oğlan kalınır.

Kavga ortamı, CHP'de olmaması gereken çirkinliklere de yol açıyor.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Merkezi'ndeki fotoğrafını öfkeyle duvardan indirip, "Tunceli Ermenisi" diye bağırarak yere atan, çiğneyen zavallılar CHP'li olabilir mi?

Kılıçdaroğlu'nu sevmezsin, yanlış yaptı der eleştirirsin ama ırkçılığın zirvesine çıkarak "Tunceli Ermenisi" demek nedir?

Böylesine tehlikeli, hastalıklı tiplerin; CHP Genel Başkanlığı makamının 10 metre yakınındaki duvarda asılı eski Genel Başkanlara ait fotoğraflara ulaşmasına kim müsaade ediyor?

Bu nasıl bir sorumsuzluktur?

CHP'liyi CHP'liye düşman eden slogan, söylem ve tavırların kimin işine yaradığını sormaya gerek bile yok.

CHP'de hiç değişmeyen, slogan kafalı bir güruh var.

Bunlar, Ecevit CHP'den ayrılıp DSP'yi kurduğunda "Hain Ecevit" sloganı atardı.

Bunlar, Baykal'a her kızdıklarında "Hain Baykal" sloganı atardı.

Bunlar şimdi, "Hain Kılıçdaroğlu" sloganı atıyor.

Ama emin olun ki bunların "Hain Özgür" sloganı atacağı zaman yakındır.

Çünkü bunlar herkesi hain görerek var olan, CHP'ye bir gram fayda sağlamayan asalaklardır.

Yaşanan tüm bu olaylar kime yaradı?

İşte bu soruyu bana her yayında soruyorlar.

"CHP'deki bu kavga AK Parti'ye, Cumhur İttifakı'na yaradı" yanıtını veriyorum.

Çünkü CHP; emeklilerin, asgari ücretlilerin, dar gelirlilerin sorunlarını ve mevcut iktidardan uzaklaşıp yeni bir umut arayışında olan kitleleri unutup kendi iç kavgasına döndü.

Parti içi hesaplaşma diğer her konuyu geri plana attı.

En büyük rakibinin bu durumu, tabii ki iktidarın işine yaramaktadır.

CHP bu kavga görüntüleriyle yıprandıkça, bölünmeye doğru koşar adım gittikçe iktidarın işi kolaylaşmaktadır.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU