Çankaya Belediyesi'nin de Hüseyin Can'ın da başını yaktılar

Gürbüz Evren Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: AA

Yaklaşık 950 bin kişinin yaşadığı Çankaya, nüfus yoğunluğu bakımından Esenyurt'tan sonra Türkiye'nin 2. büyük ilçesidir.

Ticaret, kamu, üniversiteler ve diğer eğitim kurumlarıyla birlikte gündüz nüfusu 3 milyona yaklaşır.

Bakanlıklar, büyükelçilikler, TBMM, Anıtkabir ve daha birçok önemli kurum ve kuruluş, Çankaya ilçesi sınırları içindedir.

Tarif etmek gerekirse Çankaya, başkent Ankara'nın kalbidir.

Kısacası Çankaya, nüfusu büyük bir ilçe olmanın çok ötesinde, farklı anlam ve öneme sahiptir.

Çankaya'nın önemli özelliklerinden biri de CHP'nin kalesi olmasıdır.

Buradaki CHP'li seçmen, gözü kapalı partisine oy verir.

Öyle ki semt pazarına giden emekli Ayşe teyze ya da kahvehanede oturan emekli Mahmut dayı, yerel seçimlerde CHP'nin adayı ilan edilse, yüzde bin garanti belediye başkanı olur.

Çünkü Çankaya'daki CHP seçmeni, tanımadığı, istemediği bir aday da olsa biraz mırın kırın eder ama sandığa gidince oyunu, adını hiç duymadığı o kişiye verir.

Son 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP'den aday gösterilen Avukat Hüseyin Can Güner'i de 950 bin nüfuslu Çankaya'da tanıyan 950 kişi ya vardı ya yoktu.

Hüseyin Can, gizlisi saklısı, karanlık işleri, yolsuzluğu, arsızlığı ve hırsızlığı olmayan bir halk çocuğudur.

Ülkemizde sıklıkla görülen arsız, ayak oyunlarının üstadı, art niyetli ve çıkarcı siyasetçilerden değildir.

O, tertemiz ve gariban bir siyasetçidir.

Türkiye siyasetinin gerçeklerinden biri de bazı büyüklere, abilere, hemşerilere ve arkadaşlara duyduğunuz güvenin başınıza işler açmasıdır.

Sonra bir gizli tanık çıkar ve aslında hiçbir suçunuz yokken sizi de bir soruşturmanın, davanın parçası hâline getirir.

İşte temiz halk çocuğu Hüseyin Can'ın başına gelen tam da budur.

Şimdi birileri çıkmış, "Aaaa, inanılır gibi değil, Çankaya Belediyesine operasyon yapılmış" diyor.

Çok ama çok şaşırmış gibi davranıyorlar.

Kimi gazeteciler de "Ben demiştim" havalarında sosyal medyada caka satıyor.

Hadi bir yürüyün gidin be.

Ankara'daki CHP tabanında, il ve ilçe örgütlerinde aylardır Çankaya Belediyesine operasyon yapılacağı konuşuluyordu.

İkamet ettiğim Çayyolu'nda beni gören CHP'liler, "Gürbüz Bey, Hüseyin Can tutuklanacakmış, belediyeye operasyon olacakmış. Bunlar doğru mu?" diye aylardır soruyordu.

CHP üyeleri bu söylentileri kimden duyuyordu?

Elbette ki sürekli muhatap oldukları il ve ilçe yöneticilerinden.

Peki, il ve ilçe yöneticileri bu söylentileri kimden duyuyordu?

Elbette ki Çankaya Belediye Meclisi'ndeki CHP'li meclis üyelerinden.

CHP'li belediye meclis üyeleri bu konuyu kimden duyuyordu?

Kimseden duymalarına gerek yoktu. Çünkü onlar, bulundukları ortam nedeniyle belediyede olup biteni zaten uzun süredir biliyor ve her gelişmeden haberdar oluyordu.

Mesela bazı CHP'li meclis üyeleri, bazı milletvekilleri ve belediye mensupları için, "Bunlar başkanı da belediyeyi de yakacaklar" diyordu.

Bu sözler, Ankara'daki il ve ilçe örgütlerinde çalkalanıyordu.

Özgür Özel ve ekibi de Ankara'daki, Çankaya'daki CHP'liler de belediyeye operasyon yapılacağını, başkanın alınacağını yaklaşık 1,5 yıldır biliyor, bekliyordu.

En çok da hiçbir karanlık işi olmayan gariban Hüseyin Can biliyor, bekliyordu.

Özgür Bey ve ekibinin beklenen operasyona karşı bir planı var mıydı?

Örneğin, "Başkanı da belediyeyi de yakacaklar" diyen Çankaya Belediye Meclisi'nin CHP'li üyeleriyle görüştüler mi?

Ya da onları duymazdan, bilmezden, görmezden mi geldiler?

Bu konu, Ankara'daki CHP tabanının aylardır bildiğini sanki ilk onlar öğrenmiş gibi "Ben biliyordum" diyerek caka satan gazetecileri aşar.

Konuyu anlamak isteyenler, bazı milletvekillerini ve belediye mensuplarını işaret ederek, "Bunlar başkanı da belediyeyi de yakacaklar" diyen CHP'li Çankaya Belediye Meclisi üyelerinin sözlerini tekrar tekrar düşünsünler.

CHP'nin garanti kazanacağı yerlerin başında gelen ve hemşericiliğin, mezhepçiliğin egemen olduğu Çankaya Belediyesine partideki bazı sırtlanlar, akbabalar, çakallar hep hesaplar yaparak baktılar.

Ankara'daki CHP'liler, yıllardır bunların neler yaptığını, neyin peşinde olduğunu biliyor, konuşuyordu.

Çankaya, yılların birikimi nedeniyle çok dolmuştu ve bir gün patlayacaktı.

O gün geldi ve maalesef gariban Hüseyin Can'ın başına patladı.

Pazar gününden itibaren Çankaya'daki billboardlara Hüseyin Can Güner'in üzerinde "İrademize sahip çıkıyoruz" yazılı fotoğraflarını asmışlar.

Adama, "Daha önce neredeydiniz?" diye sorarlar.

"İrademize sahip çıkıyoruz" diyerek hataların üstünü örtemez, vicdanınızı temizleyemezsiniz.

İddianame yayımlanınca suçlamaları göreceğiz.

Bildiğim bir şey var. O da hakkındaki kararı duyar duymaz yurt dışından ilk uçakla Ankara'ya gelen Hüseyin Can'ın suçlu olmadığı ve serbest bırakılacağıdır.

Yaklaşık 20 yılını CHP'ye vermiş biri olarak partinin eski ve yeni vekillerinin, belediye başkanlarının, il ve ilçe başkanlarının büyük çoğunluğunu tanırım.

Çankaya'daki CHP yapısının ise ciğerini bilirim, ciğerini.

Abileri, hemşerileri yaktınız; Hüseyin Can'ın başını yaktınız.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU