Ukraynalı uzmanların gözünden Ukrayna savaşının bitiş senaryoları

Dr. Osman Gazi Kandemir Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: Sergey Bobok/AFP

Rusya-Ukrayna savaşı dördüncü yılına yaklaşırken, savaşın nasıl sonuçlanacağı doğrudan jeopolitik bir tartışma başlığı haline geldi. İlk dönemde sıkça konuşulan “Rusya Kiev’i düşürebilir mi?” veya “Ukrayna tüm işgal bölgelerini geri alabilir mi?” sorularının yerini bugün daha farklı bir mesele aldı: Bu savaş hangi siyasi dengeyle sona erecek?

Mayıs 2026’da yayımlanan “Seven Security Scenarios on Russian War in Ukraine for 2026–2027” başlıklı kapsamlı rapor, bu soruya yanıt arayan en dikkat çekici çalışmalardan biri oldu. Rapor, Slovakya merkezli düşünce kuruluşu GLOBSEC tarafından, Ukraynalı güvenlik uzmanlarıyla birlikte hazırlandı.

Çalışmanın başlıca yazarları arasında GLOBSEC Kiev Direktörü Iuliia Osmolovska, Ukrainian Prism yöneticisi Hennadiy Maksak, Ukrayna eski Genelkurmay Başkanı Viktor Muzhenko ve eski Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi yetkilisi Andrii Kononenko yer alıyor. Raporda ayrıca 71 Ukraynalı güvenlik ve dış politika uzmanının değerlendirmeleri kullanıldı.  

Raporun en dikkat çekici yönü, savaşın geleceğini tek bir senaryo üzerinden değil, yedi farklı ihtimal üzerinden analiz etmesi. Ancak bu yedi senaryonun ortak noktası şu:

Uzmanlar yakın vadede ne Rusya’nın kesin zafer kazanacağını ne de Ukrayna’nın tam askeri başarı elde edeceğini düşünüyor.


En güçlü ihtimal: Uzayan yıpratma savaşı

Raporda en yüksek olasılık verilen senaryo “Dragging Conflict” yani “Uzayan Yıpratma Savaşı.” Bu senaryoya yüzde 32,06 ihtimal veriliyor.  

Bu modele göre savaş tamamen donmuyor ancak taraflar da belirleyici üstünlük sağlayamıyor. Cephe hattı büyük ölçüde korunuyor, düşük yoğunluklu saldırılar sürüyor ve savaş yıllara yayılan bir yıpratma sürecine dönüşüyor.

Bu senaryoda Rusya insan gücü ve mühimmat avantajını kullanarak baskıyı sürdürüyor. Ukrayna ise Batı desteği sayesinde ayakta kalıyor fakat büyük çaplı karşı saldırılar düzenleyecek kapasiteye ulaşamıyor.

Raporda dikkat çekici bir başka unsur da Avrupa’nın giderek daha kritik aktör haline gelmesi. Uzmanlar, ABD’nin rolünün görece azalırken Avrupa askeri ve mali desteğinin savaşın kaderinde belirleyici hale geldiğini vurguluyor.  


“Ne savaş ne barış” modeli

İkinci en yüksek olasılık verilen senaryo ise yüzde 27,12 ile “No War, No Peace” yani “Ne Savaş Ne Barış” modeli.  

Bu senaryoda taraflar resmi bir barış anlaşmasına ulaşamıyor ancak savaş da tam ölçekli biçimde tırmanmıyor. Müzakereler dönemsel olarak yeniden başlıyor fakat sonuç üretmiyor. Cephe hattı kısmen sabitleniyor ve savaş kronikleşiyor.

Bu model, birçok açıdan Kore Savaşı sonrası oluşan tabloya benzetiliyor. Resmi barış yok, kalıcı çözüm yok, ancak kontrollü bir istikrarsızlık oluşuyor.

Rapora göre bu senaryoda Batı desteği tamamen kesilmiyor fakat düzensiz ve stratejik vizyondan uzak hale geliyor. Bu da Ukrayna’yı uzun süreli bir savunma ekonomisine mahkûm ediyor.
 

 

Rusya’nın avantaj sağladığı senaryo

Rapordaki üçüncü senaryo “Gaining, But Not Winning” başlığını taşıyor. Buna verilen ihtimal yüzde 6,22.  

Bu senaryoda Rusya savaşı kazanamıyor ancak kademeli biçimde üstünlük kuruyor. Büyük bir cephe çöküşü yaşanmıyor fakat Ukrayna insan gücü ve kaynak açısından zorlanıyor. Rusya özellikle uzun süreli savaş ekonomisi sayesinde baskıyı artırıyor.

Yine de rapor, Moskova’nın bu senaryoda bile Ukrayna devletini tamamen çökertemeyeceğini vurguluyor.


Küresel krizlerin gölgesinde Ukrayna

Raporda en dikkat çekici senaryolardan biri ise yüzde 15,38 olasılık verilen “Dusted with the Ashes of Other Wars” başlıklı bölüm.  

Bu senaryoya göre Ukrayna savaşı devam ediyor ancak küresel gündemde geri plana düşüyor. Orta Doğu, Tayvan, Güney Çin Denizi veya başka bölgesel krizlerin aynı anda büyümesi, Batı’nın dikkatini dağıtıyor.

Raporda özellikle İran-İsrail gerilimi, Asya-Pasifik rekabeti ve küresel enerji krizlerinin Ukrayna dosyasını ikinci plana itebileceği belirtiliyor.  

Bu durum Rusya açısından stratejik avantaj yaratabilir. Çünkü Moskova, Batı’nın dikkat dağılmasını uzun süredir kendi lehine bir fırsat olarak görüyor.


Barış senaryoları neden zayıf?

Raporda yer alan iki barış senaryosu ise oldukça düşük ihtimal alıyor.

“Cursed Peace” yani “Lanetli Barış” senaryosuna yüzde 3,05 ihtimal veriliyor.   Bu modelde savaş resmi anlaşmayla sona erse bile Avrupa güvenliği açısından kırılgan ve istikrarsız bir yapı ortaya çıkıyor.

Bir diğer senaryo olan “Living Unhappily After” ise yüzde 4,91 ihtimal taşıyor. Bu model eski Minsk anlaşmalarına benzer biçimde stratejik belirsizlik içeren bir ateşkes düzenini ifade ediyor.  

Uzmanlar bu tür anlaşmaların savaşı bitirmek yerine erteleme riski taşıdığını düşünüyor.


Ukrayna lehine ihtimal tamamen dışlanmıyor

Rapordaki son senaryo “Carving Out Momentum” yani Ukrayna’nın stratejik avantaj yakaladığı model. Buna yüzde 11,26 ihtimal veriliyor.  

Bu senaryoda Ukrayna: savunma sanayisini büyütüyor, drone teknolojilerinde üstünlük sağlıyor, Avrupa desteğini artırıyor ve Rusya’yı daha maliyetli bir savaşın içine çekiyor.

Rapora göre Ukrayna’nın özellikle uzun menzilli saldırılar, elektronik harp ve insansız sistemlerde geliştirdiği kapasite savaşın seyrini değiştirebilecek önemli unsurlar arasında görülüyor.  


Sonuç

GLOBSEC raporunun ortaya koyduğu tablo net: Ukrayna savaşının yakın gelecekte kesin bir askeri zaferle sona ermesi beklenmiyor.

En güçlü ihtimal, uzun süreli bir yıpratma savaşı veya “ne savaş ne barış” şeklinde donmuş ama çözülmemiş bir çatışma düzeni.

Bu durum sadece Ukrayna’nın değil, Avrupa güvenlik mimarisinin geleceğini de belirleyecek. Çünkü savaş artık iki ülke arasındaki bir cephe mücadelesinden çok daha fazlasına dönüşmüş durumda. NATO’nun dayanıklılığı, Avrupa’nın stratejik kapasitesi ve Batı’nın küresel liderlik iddiası da bu savaşın sonucu üzerinden test ediliyor.

Dolayısıyla Ukrayna savaşının nasıl biteceği sorusu, aslında yeni uluslararası düzenin nasıl şekilleneceği sorusuyla doğrudan bağlantılı hale geliyor.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU