Yani ABD ve İsrail, büyük hesaplarla savaş sahasına girdi; ancak İran’ın gerçekliği onların hesaplarını birer birer bozdu. Görünen o ki bugün, artık kendi düşünce odalarında bile bir “geri dönüş yolu” arama tartışmaları yapılıyor.
O 20 gösterge şunlardır:
1. Devrim liderinin ortadan kaldırılmasıyla ülkenin ana direğinin çökeceğini sandılar; fakat ayakta duran bir millet ve köklü bir yapının çöküşe izin vermediğini gördüler.
2. Üç günlük bir savaş hayal etmişlerdi; fakat İran direndi ve daha ilk günlerde bu savaşın sonunun kendi ellerinde olmadığını anladılar.
3. Komutanları suikastlarla ortadan kaldırarak ülkenin savunma sütunlarını sarsmak istediler; ancak komuta yapısı düşündüklerinden daha hızlı yeniden kuruldu ve cevaplar daha ağır şekilde devam etti.
4. Savaşla eş zamanlı olarak sokakların da alevleneceğini düşündüler; fakat halk akıllıca davrandı ve bu senaryo daha oluşmadan çöktü.
5. Bir kesime korku, diğer kesime cesaret telkin ederek toplumsal kutuplaşmayı derinleştirmek istediler; ancak savaş, vatanı savunma duygusunu uyandırdı.
6. Ülkenin bazı bölgelerini parçalama hayali kurdular; fakat zamanında yapılan askerî müdahale bu hayali daha başlangıçta gömdü.
7. Direniş cephesinin yorgun ve zayıflamış olduğunu düşündüler; fakat Irak, Hizbullah ve Yemen’den gelen sahadaki cevaplar onları şaşırttı.
8. Emniyet merkezlerine saldırarak şehirlerin güvenliğini çökertmek istediler; fakat zamanında alınan tedbirlerle sadece boş binaları vurabildiler ve halkın güvenliği korundu.
9. Medya savaşıyla bir zafer anlatısı oluşturmak istediler; ancak sahadaki gerçekler o kadar açıktı ki bu iddiaların çoğu çöktü.
10. İran’ın füze kapasitesinin sınırlı olduğunu düşündüler; fakat sahada yeni silahlar ve yeni yöntemlerle karşılaştılar ve adeta donup kaldılar.
11. İran’ın füze
stoklarının kısa sürede tükeneceğini düşündüler; ancak cevapların devam etmesi İran’ın uzun bir savaşa hazır olduğunu gösterdi.
12. Savaşı sadece yönetimle bir çatışma gibi göstermek istediler; ancak hastaneler ve insanların evleri hedef alınıp masum öğrencilerin kanı dökülünce bu aldatmaca çöktü.
13. Ülke ekonomisinin çökeceğini ve hizmetlerin aksayacağını umdular; fakat piyasa işleyişi, halkın ihtiyaçlarının karşılanması ve hizmetler devam etti.
14. İç siyasi ayrılıkların derinleşmesini beklediler; ancak birçok siyasi akım dış saldırı karşısında yan yana durdu.
15. İran’ın dünyada yalnızlaşacağını düşündüler; fakat İran’ın sesi birçok uluslararası platformda duyuldu.
16. İran’a karşı büyük bir ittifak kurulacağını düşündüler; fakat böyle bir uzlaşma hiçbir zaman oluşmadı.
17. Bölge ülkelerinin kendi yanlarında yer alacağını umdular; fakat çoğu ülke savaşın genişlemesinden uzak durdu.
18. Sabotaj ve siber saldırılarla ülke yönetiminde aksama yaratmak istediler; fakat kurumların dayanıklılığı bu planı da etkisiz kıldı.
19. Uluslararası ekonomik etkileri küçümseyebileceklerini düşündüler; fakat küresel piyasaların tepkisi krizin kolayca gizlenemeyeceğini gösterdi.
20. Liderliğin ortadan kaldırılması gibi zor anlarda İran’ın karışıklığa düşeceğini sandılar; fakat zamanında alınan kararlar ve Uzmanlar Meclisi gibi önceden öngörülmüş yapılar, velayet sisteminin zor günlere hazır olduğunu gösterdi.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish