Özgür Özel, kendisini destekleyenlere, bayram namazından çıkarken güzel ve anlamlı bir çağrıda bulundu.
Şöyle dedi Özgür Bey:
Kimse kimseye eski desteklediği genel başkandan dolayı bir tavır göstermesin. Partimizde kardeşliği, birliği sağlamak durumundayız.
Özgür Özel sanırım sosyal medyada kopan kıyameti, çirkin paylaşımları, küfürleri, tehditleri, büyüyen kini, nefreti, öfkeyi görüp bu çağrıyı yaptı.
Paylaşımların içeriğine, yapılan yorumlara ve yapay zekayla oluşturulan resimlere baktığınızda, kan davası güden iki aile ya da aşiret mensuplarının bile dile getirmeyeceği ağırlıkta sözleri görüyorsunuz.
Bunları yazanlar sanki yıllarca aynı partide çalışmamış gibiler.
Seviyenin düştüğü noktayı görüp hayret etmemek elde değil.
Hiçbir şekilde sakinleşmeye niyetli görünmeyen bu kitle, bırakın karşı tarafı, objektif olan herkesi linç ediyor.
Bu kitle, Kemal Kılıçdaroğlu'nun sadece adının geçtiği bir yazının içeriğine bile bakmadan, zahmet edip okumadan, Kemal Bey'i övüyor mu, dövüyor mu demeden, yazarını hain ilan edecek ruh halinde yaşıyor.
Yine bu kitle, Özgür Beyin "Partide kardeşliği, birliği sağlamak" sözlerinden bahsedenleri bile, bırakın eleştirmeyi, küfür manyağı yapacak öfke patlamasıyla hareket ediyor.
Öyle ki Özgür Bey'in taraftarları, aslında Özgür Bey'in sözlerine karşı çıktıklarının farkına varacak durumda değiller.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Gerçek şu ki CHP'de üyelerin önemli bölümü Özgür Bey'in destekçisi.
Ama öfke, kin, nefret yüklenen bu kitleyi kısa zamanda sakinleştirmek, daha rasyonel düşünmelerini sağlamak çok zor.
Kemal Bey'in destekçisi daha az, ama artık onlar da cesaretlerini toplayıp, Özgür Bey taraftarlarına yanıt vermeye başladı.
Sonuçta her iki taraf, yıllarca aynı partinin üyesi olmuş, arkadaşlık yapmış, seçim kampanyalarında birlikte çalışmış insanlardan oluşuyor.
Partililerin yeniden bir araya gelmesi, Özgür Özel ve Kılıçdaroğlu'nun bir araya gelmesiyle olur.
Bu mümkün mü?
Siyaset zaten ne kadar ağır olursa olsun sorunları çözmek ve uzlaşı için yapılmıyor mu?
Her iki genel başkan bir araya gelerek, bundan sonra yaşanacakların önüne geçmenin bir yolunu bulmalı.
Aksi taktirde sosyal medyadaki kin, nefret, öfke daha da büyüyerek sahaya yansıyacaktır.
Aynı partinin üyesi oldukları halde birbirini CHP'li görmeyen, hatta hain ilan eden 2 kitle, karşılaştıkları her yerde kavgaya tutuşacaktır.
Gidişat bunu göstermektedir.
Partililerin kavgası polisle çatışmaya benzemez ve onarılamaz hasarlara yol açar.
Bir kez daha hatırlatayım, Özgür Bey sahada yaşanabilecekleri öngörmüş olacak ki, "Kimse kimseye eski desteklediği genel başkandan dolayı bir tavır göstermesin. Partimizde kardeşliği, birliği sağlamak durumundayız" uyarısını yapmak zorunda kaldı.
Umarım destekçisi kitle, bu sözleri nedeniyle Özgür Özel'i de içten içe hedef almaz
Resmen ikiye ayrılmış CHP kitlesinin 30 Mayıs'ta Ankara'da karşılaşmaması için önlemler alınacağını umuyorum.
Bilindiği üzere Kemal Kılıçdaroğlu 30 Mayıs'ta, partililerle bayramlaşmak için CHP Genel Merkezi'ne gidecek.
Aynı gün Özgür Özel de Kızılay-Güvenpark'taki CHP İl Başkanlığı'nda partililerle bayramlaşacak.
Aslına bakılırsa söz konusu etkinlikler, "bayramlaşma" adı altında yapılacak gövde gösterilerine dönüşecektir.
Ankara dışındaki Kemal Bey destekçileri, 30 Mayıs buluşması için çağrılar yapıyor, otobüsler kaldıracak.
Özel destekçileri de boş durmayacak.
Dolayısıyla 30 Mayıs her iki taraf için de bir dönüm noktası olacak.
Bana göre asıl süreç, 30 Mayıs sonrası Kılıçdaroğlu'nun açıklayacağı kararlarla başlayacak.
Bu kararların öncelikle bazı milletvekilleri ve belediye başkanlarının Partideki geleceğine yönelik olması ihtimali çok yüksek.
Buna ilişkin çok fazla veri var.
Ne olup biteceği aslında sır değil.
Şimdilik az ve öz konuşmayı tercih eden Kemal Bey'in ne yapacağını anlamak için mutlak butlan kararının açıklandığı gün dile getirdiği "arınma" kelimesini hatırlamak yeterli olacaktır.
Dolayısıyla "arınma" bundan sonraki sürecin anahtar kelimesidir.
Elbette ki Özgür Bey de boş durmayacak, kendine göre önlemler alacak, adımlar atacaktır.
Sokak siyasetine ağırlık verip, destek aldığı kitleyi konsolide etmeyi, canlı tutmayı ve büyütmeyi hedefleyecektir.
Kemal Bey, Özgür Özel ve arkadaşlarını yakından tanıyor.
Onları tek tek seçti, CHP'de her makama taşıdı ve yıllarca birlikte çalıştılar.
Bu nedenle Kemal Bey, Özgür Bey ve arkadaşlarının kafasının nasıl çalıştığını, hangi durumda nasıl davranacaklarını, hangi adımları atacaklarını biliyor.
Bu Kemal Bey'in avantajı gibi gözüküyor.
Peki Özgür Bey ve arkadaşları, yıllardır birlikte çalıştıkları Kılıçdaroğlu'nun nasıl davranacağını öngöremezler mi?
Kemal Bey'in ne yapacağını kestirmek çok mümkün değil, çünkü onun sırrı sessizliğinde saklı.
Önümüzdeki süreçte, genel merkez yetkisini elinde tutanla, kitle desteğinin çoğunu arkasına alan arasında asimetrik bir mücadele izleyeceğiz.
Özgür Bey CHP'de kalması gerektiğini biliyor.
Ancak tavrı, tutumu, söylemleriyle "asıl genel başkan" benim mesajı veriyor.
Kılıçdaroğlu'nun buna ne kadar tahammül edeceği ise meçhul.
CHP ve baba-oğul bu noktaya gelmemeliydi.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish