ABD'nin "küresel polislik" dönemi resmen bitti: Türkiye tarihin gördüğü en stratejik konumda

Gürsel Tokmakoğlu, ABD’nin 2025 Ulusal Güvenlik Stratejisi belgesini analiz etti

Fotoğraf: Reuters

Üçüncü dünya savaşı çıkar mı?
Kesin cevap: Hayır.

ABD'nin yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi (NSS-2025), nükleer savaşı “kabul edilemez ve önlenebilir” olarak tanımlıyor.
Rusya’ya “yeni stratejik istikrar”, Çin’e “yönetilebilir rekabet” öneriyor.
Ancak 2026-2030 arası, Soğuk Savaş’ın en sıcak günlerini bile gölgede bırakacak kadar yoğun bir “Yeni Rekabet Çağı” getiriyor: Çoklu bölgesel krizler, ekonomik savaşlar, gri bölge çatışmaları...

1. Monroe Doktrini 2.0: Batı yarımküre artık her şeyden önde

Latin Amerika, Asya-Pasifik’ten daha önemli hale geldi.
Çin’in bölgede liman, üs veya kritik altyapı edinmesi doğrudan “savaş nedeni” sayılacak.
Sınır güvenliği için “ölümcül güç kullanımı” açıkça yetkilendirildi.
Venezuela’da tam ölçekli işgal düşük ihtimal; tercih edilen yöntem: Ekonomik boğma, sınırlı hava/deniz operasyonları, iç muhalefet desteği (María Corina Machado, Edmundo González). Maduro’ya “af ve sürgün” paketi masada tutuluyor.

2. Avrupa’ya tarihî tokat: “Medeniyetiniz siliniyor”

Belgenin en şok edici bölümü:
Avrupa ilk kez bir ABD stratejisinde “hasta adam” ilan edildi.
“Göç politikaları, aşırı düzenleme ve demokratik sabotaj” nedeniyle “Batı kimliğinden koptu, medeniyet güvenini yitirdi” deniyor.
Milliyetçi hareketler açıkça desteklenecek.
NATO genişlemesi “hem gerçekte hem algıda sona erdi”: Ukrayna ve Gürcistan üyeliği resmen gömüldü.
Avrupa’ya savunma harcaması hedefi %5’e çıkarıldı. (şimdiki %2 değil).

3. “Geleneksel Aile” ulusal güvenlik meselesi oldu

İlk kez bir NSS belgesinde:
“Sağlıklı çocuklar yetiştiren güçlü, geleneksel ailelerin artırılması” doğrudan ulusal güvenlik hedefi olarak yazıldı.
Demografik çöküş, askeri güç kadar büyük tehdit kabul edildi.

4. ABD-Çin ilişkileri: Varoluşsal tehdit bitti, yönetilebilir rekabet başladı

Çin artık “varoluşsal tehdit” değil, öncelikli olarak ekonomik rakip ve tedarik zinciri riski.
Hassas olmayan ticaret devam edecek, ideolojik çatışma istenmiyor.
Tayvan’da statüko korunuyor ama savunma taahhüdü artık koşullu:
Tayvan ve Asya müttefikleri savunma harcamalarını dramatik artırmazsa “ABD’nin ezici üstünlüğü kaybolabilir, doğrudan müdahale imkânsız hale gelebilir.”
Sonuç: Tam kopuş yok, sıcak çatışma istenmiyor: “Sınırlı caydırıcılık ve yönetilebilir rekabet”.

5. Ortadoğu: “Öncelik Dışı” bölge

Bölge artık küresel rekabetin merkezi değil.
Petrol güvenliği ikinci planda: nükleer enerji, AI, savunma teknolojisi yatırımları öne çıktı.
Irak’tan çekilme hızlanıyor, kalıcı üs yerine geçici istihbarat operasyonları.
İran’a karşı caydırıcılık sürüyor ama rejim değişikliği hedefi kaldırıldı: Sadece vekil güçlere (Husiler, Hizbullah) sınırlı operasyon.
Abraham Anlaşmaları genişletilecek, Filistin meselesi ise neredeyse hiç geçmiyor.
Rusya ve Çin’in boşluğu doldurma riski açıkça kabul ediliyor.

6. Ekonomik kale Amerika planı

Tüm ülkelere genel tarife: %10 (Nisan 2025’ten beri yürürlükte, süresiz devam edecek)
Çin’e özel tarife: Karşılıklılık ilkesine göre gerektiğinde %60’ın üzerine kadar çıkarılabilecek. (2030’a kadar kademeli yükseliş hedefi)
ABD GSYH hedefi: Mevcut 30 trilyon dolardan 45 trilyon dolara yükselme. (2035 sonuna kadar)
Kritik teknolojilerde (AI, yarı iletken, kuantum, biyoteknoloji) Çin’e transfer: Tamamen yasak, hemen uygulamaya geçildi.
NATO ve Asya-Pasifik müttefikleri (özellikle Avrupa ülkeleri, Japonya, Güney Kore) için savunma harcaması zorunlu hedefi: GSYH’nin %5’i. (2030’a kadar ulaşılması isteniyor, mevcut ortalama %2’nin çok üzerinde)

7. Türkiye’nin Yeni NSS’deki yeri: Hem baskı hem dev fırsat

Baskılar

NATO harcaması %3,5’e çıkma zorunluluğu.
Çin’le ticaret ve teknoloji iş birliği sıkıştırılacak.
Göç rotaları üzerindeki baskı artacak.

Fırsatlar

Rusya-ABD arasında arabuluculuk rolü güçleniyor.
Enerji koridorlarında (Doğu Akdeniz, TANAP, TürkAkım, Irak-Türkiye) merkez ülke konumunu perçinleniyor.
Afrika’da ABD’nin çekildiği alanlarda Türkiye’nin altyapı, savunma, inşaat yatırımları öne çıkacak.
Ortadoğu’da “yük paylaşımı” zorunluluğu doğarken Türkiye’nin bölgesel ağırlığı artıyor.

Son Söz (Belgeden, sayfa 31)

“Biz barış istiyoruz – gerekirse yalnız da olsa kazanacağımız bir barış.”

Genel Değerlendirme

NSS-2025, ABD’nin Soğuk Savaş sonrası “küresel polislik” dönemini resmen bitiriyor. 

Yerine gelen model:

Kale Amerika, Bölgesel Güçler ve Ekonomik Milliyetçilik.
Önümüzdeki 10 yıl dünya savaşı olmadan geçecek ama nefes aldırmayacak kadar gergin olacak.
Türkiye ise ne tam Batı ne tam Doğu’da; tam ortada, tarihin gördüğü en stratejik konumda.
Bu belge, sadece bir strateji değil; 21. yüzyılın yeni jeopolitik haritasını çizen deklarasyondur.

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

 

 

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU