Kimyasal savaşın yeni ismi: Fentanil

Güldeniz Gençtürk Independent Türkçe için yazdı

Son dönemde ABD ve Kanada'da aşırı doz fentanil kaynaklı can kayıpları arttı / Fotoğraf: Reuters

Son günlerde uyuşturucu haberlerinde fentanil kelimesini sıkça okumaya başladık.

Aslında tıbbi tedavilerde yer alan, ameliyathanelerde kullanımı ve reçeteli formlarıyla eczanelerde satışı yasal bir madde fentanil.

Ama aynı zamanda yılda yüzbinlerce insanın ölümüne neden olan son zamanların en tehlikeli maddesi.

Uyuşturucu raporlarına göre yıl geçtikçe uyuşturucu kullanımı ve buna bağlı ölümlerde artış var.

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç ofisinin (UNODC) 2021 yılında yayımlanan raporuna göre, 2020 yılında 275 milyon uyuşturucu kullanıcı sayısı geçmiş yıllara kıyasla yüzde 22'lik artış göstermişti. 

Eroin, kokain, metamfetamin gibi maddeler dönem dönem pandemik krizlere sahne olmuş kimyasal bazlı uyarıcılar.

Birleşmiş Milletler Uyuşturucu Kontrol Kurulu raporuna göre, Türkiye'de uyuşturucu kullanımının yanı sıra, metamfetamin ticareti de geçmiş yıllara göre artış gösterdi.

Kullanımın artışıyla ticareti arasında doğru orantı olması şaşırtıcı değil.

Bir ülkeye madde ne kadar çok girerse, sahada dağılımı ve kullanım riski de o düzeyde artar.

Geçen mart ayında Türkiye'den Guatemala'ya gönderilen 4 adet konteynerde yapılan incelemelerde varillerin içerisinde uyuşturucu bulunmuştu.

Guatemala İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre alkid reçine diye ithal edilen ürünlerin içinde yapılan testlerin pozitif sonuç vermesiyle fentanil maddesi olduğu anlaşılmıştı.

Fentanil, tek kullanımda bile bağımlılık yapan dünya çapında milyonlarca insanın ölümünden sorumlu sentetik bir opioid.

Birçoklarının bu ismi yeni duyduğuna eminim. Tıpkı metamfetamin salgınının başladığı ilk günlerdeki gibi... 


Fentanili açacak olursak; ilk olarak 1950'li yıllarda cerrahi müdahalelerde ağrı kesici amacıyla kullanılmaya başlandı.

Hala hastanelerde kontrollü şekilde çok şiddetli ağrılarda acıyı hızlıca azaltmak amacıyla kullanılabiliyor.

Türkiye'de de hap ve enjeksiyon modülleri uygun dozlarda reçete ile satılıyor.

1 gram fentanilin etkisi eroinden 50, morfinden ise 100 kat daha yüksek. En küçük dozunda bile doz aşımı etkisi yaratabiliyor.


Sentetik opioidler, şimdiye kadarki en ölümcül uyuşturucu salgınlarının kaynağı. 2012'den bu yana ölüm oranlarını önemli ölçüde artırdı.

2021 yılında ölenlerin sayısı 106.699 iken, 2022'de bu oranın 107 bin 477 olduğu tahmin ediliyor.

Ölümlerin çoğu, sahte reçeteli veya kendi başına tüketilen haplara, eroine, metamfetamine ve kokaine karıştırılan fentanilden kaynaklanıyor.

Ürünleri, daha bağımlı hale getirmeleri için daha az maliyetli fentanil ile karıştırıyorlar.

Bu nedenle bağımlı çoğu zaman temin ettiği maddenin fentanil ile karıştırıldığını bilmediği için her zamankine kıyasla çok küçük doz arttırımı yapsa bile, kullanımı ölümle sonuçlanabiliyor.

Bugünlerde ise ABD'nin gündeminde fentanil var. Biden yönetimi, kırmızı alarm vererek seferberlik ilan etti.

Meksika Devlet Başkanı Obrador ise bölgeye giren opioidlerden Çin'i sorumlu tutuyor.

Aslında Obrador'un bu iddiası, tamamen yanlış sayılmaz.


Çin'in fentanil krizindeki rolüne bakalım; 

Bir opioid çeşidi olan fentanil maddesinin hikayesi, ilacı üretmek için gerekli öncü kimyasalların bir araya getirildiği laboratuvarlar ağının bulunduğu Çin Halk Cumhuriyeti'nde başlıyor.

2020 yılında bir NPR muhabiri, Pekin yakınlarındaki Hebei bölgesi ve Orta Kuzey dağlarındaki Ningxia eyaletinde öncüllerin tedarik edildiği laboratuvarlar tespit etmişti.

Tam bu noktada, kartellerin fentanil üretiminde gerekli olan hammaddeleri temin ettiği önemli bir kaynak Çin. 

Çin'den ABD'ye ve Güney ülkelere doğrudan yapılan fentanil kaçakçılığı 2012 yılında başlamıştı.

Mayıs 2019'da Çin, fentanil tipi ilaç sınıfını ve iki önemli öncülünü kontrol eden yeni yasal düzenlemeler getirdi.

Geçen günlerde Çin hükümeti her ne kadar bu madde bizden kaynaklı değil açıklaması yapsa da geçmişe baktığımızda bir dizi önlem amaçlı yasal düzenlemeler ve ABD hükümeti ile uyuşturucu kaçaklığına karşı mücadelede işbirliği yaptığı görülüyor.

Günümüze gelecek olursak, ikili ilişkilerin gittikçe kötüleşmesiyle, Ağustos 2022'de Çin hükümeti, ABD ile tüm uyuşturucuyla mücadele ve kolluk kuvvetleri işbirliğini askıya aldığını resmen duyurdu. Kaçakcılık artık daha kontrolsüz bir hale gelmişti. 

Küresel uyuşturucu pazarının büyük bir bölümünü kontrol eden kartellerin, Güney Amerika'da bir ithalat ve ihracat ağı var.

Meksika kartelleri ayrıca, balıkçılık ve tarım dahil birçok yasal ekonomilere sızıyor ve kontrol altına almaya çalışıyor.

Örneğin; balıkçılığı tekelleştirerek, uluslararası balıkçı gemileri aracılığıyla uyuşturucuya alan açmaya çalışıyor.

Bu doğrultuda, Çin balıkçı gemilerinin uyuşturucu kaçakçılığını kolaylaştırmaya giderek katılımı oluyor.

Bölgede fentanil yapan ve bu pazarın kontrolünü elinde tutan iki büyük kartel var; Sinaloa ve Jalisco.

Meksika ve Kolombiya'da kurdukları laboratuvarlarda profesyonel kimyagerlerle çalışıyorlar.

Güçlü narkotikten zehirlenmeleri önlemek için çoğunlukla tam yüz N-90 maddeler, eldivenler ve koruyucu giysiler giyinirler.

Bu laboratuvarlarda fentanil işlenerek diğer sentetiklere karıştırılıyor. Veya press edilerek hap formuna getiriliyor.

Tek seferde yüksek bağımlılık yapabilen fentanilin karışımıyla, maddeye olan ihtiyaç artıyor. Bu da daha çok talep, daha çok satış demek.

Bir kısmı şehir merkezlerindeki apartman dairelerinde bulunan bu üretim merkezleri, 'plaza' ismi verilen, rüşvet karşılığında uyuşturucu kaçakçılarıyla çalışan polisler tarafından korunuyor veya görmezden geliniyor. 


Fentanilin rotası ve sevkiyat stratejileri

Hikayenin Çin'de başladığını söylemiştik. Doğrudan pazarlama noktası, Güney Amerika ülkeleri. Türkiye bu transit hattın tam ortasında. 

Türk polis raporlarına göre, en çok maddenin yakalandığı bölge Mersin limanları.

Kokain ve eroinin Ortadoğu, Avrupa ve Avrasya'ya sevkiyatında büyük ölçüde burası kullanılıyor.

Muz yetiştiriciliğinde önemli yere sahip olan bölge oldukça kullanışlı. Çünkü madde çoğunlukla Muz kutularının içerisinde saklanıyor.

Guatemala'da Türkiye bandrollü tırların içerisinde yakalanan fentaniller, Türkiye'nin bu madde için de bir geçiş güzergahı haline geldiğine ilk somut işaret.

Çin'den gönderilen kargoların Türkiye üzerinden Güney ülkelerine ulaştırılması, burası için de büyük bir tehdit.

Metamfetamin salgınında olduğu gibi Türkiye yeni bir pandemi ile baş başa kalabilir.

Üstelik bu kez çok daha sinsice; çünkü satışı yapılan başta metamfetaminler olmak üzere birçok kimyasalın artık bu ilaç ile karıştırılmış olma riski var.

Rotanın Meksika ayağından sonra ABD'ye ve Kanada'ya dağıtım yapılıyor. İlk giriş noktaları ise Teksas ve New York. 

Günde 30 milyon sterlin kadar mal işleyen ve ülkedeki en büyük ürün satış noktası olan New York Hunts Point pazarı, Latin ülkelerinde toz veya oksikoden gibi görünen haplara bastırılmış formlar haline getirilmiş fentanil maddesinin şehir içi dağıtım için ilk ulaştığı yer.

Marulların ve meyvelerin arasına gizlenmiş uyuşturucular, çoğunlukla polis kontrolünü atlatmayı başarıyor.

İnsan gücüyle teker teker aranamayacak sayıda devasa mahsul kasaları...

Narkotik köpekleri, kendi güvenlikleri için çoğunlukla fentanil eğitiminden geçirilemiyor.

İlaç o kadar güçlü ki, köpeğin burnundaki mukus zarlarından emilebilir ve onları öldürebilir.

Tacirler bu nedenle nispeten şanslı sayılıyor. Uluslararası gümrüklerden geçerken genellikle hissedilmezler. 

Meksika'dan ABD'ye sokulurken ise son zamanlarda köpek, kedi, bebek mamalarının arasında veya bir peluş oyuncağın içerisinde geçiriliyor.

Maddenin küçük ve sıkıştırılmış formda olması saklanmasını da kolaylaştırıyor.


Bir diğer pazarlama yöntemi de posta yolu ile yapılıyor. Çin'den adrese teslim bir kargo sistemi var ve alüminyum alaşımlı torbalar içindeki paketleri uluslararası posta taşıyıcıları ile müşteriye göndermeyi başarıyorlar.

Ağustos 2019'da ABD Posta Servisi ve özel ekspres posta hizmetleri, fentanil ve diğer sentetik opioid sevkiyatlarına ilişkin bir uyarı yayımladı.

Departman, üç Çin uyrukluya sentetik kaçakçılığı yaptıkları gerekçesiyle yaptırım uyguladı.

Sosyal medya aracılığıyla da faaliyet gösteren satıcılar, Facebook, Instagram veya gençlerin sıkça ziyaret ettiği blog siteleri aracılığıyla faaliyet göstermeye devam ediyor.


Özetle söylemek gerekiyor; endişe verici düzeylerde yasadışı kimyagerlerin elinde üretilen yeni bir tür 'kimyasal veba' tehlikesi var.

Tespit edilmesi daha zor ve hala kontrol edilemeyen kimyasal yapı, gün geçtikçe uluslararası rotalarda yeni alanlara sirayet ediyor.

Devletlerin güvenlik yasalarının yetersiz kaldığını göz önünde bulundurursak, acil bir olağanüstü önlem mekanizması oluşturulması elzem bir tablo ile karşı karşıyayız.

                                           

 

Faydalanılan kaynaklar:

1. Fentanil ABD'de nasıl 'kitle imha silahı' haline geldi? (nypost.com)
2. Tracking fentanyl's deadly path: China to Mexico to America (nypost.com)
3. Turkey: Cocaine Hub Between Europe and the Middle East (insightcrime.org)
4. China's role in the fentanyl crisis (brookings.edu)

*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU