Trump'ın, "İran'ı bitirdik, ordusunu yok ettik" masalı

Gürbüz Evren Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: Eric Lee/NYT

Amerikan Başkanı Trump, İran savaşına ilişkin çelişkili açıklamalarına devam ediyor.

Trump'a göre savaş bitti ve bir Avrupa ülkesinde anlaşma imzalanacak.

Kamuoyunun kafasını karıştırmada Trump bir mikser gibi çalışıyor.

Savaş bitti mi?

Bittiyse kim kazandı?

İran teslim mi oldu?

Anlaşma ne zaman imzalanacak?

Trump sayesinde bugüne kadar sorular uzayıp gitti.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Amerika Birleşik Devletleri'nin bu savaşı kazandığını, İran'ı ezdiğini, bitirdiğini anlatan bir zafer hikâyesine Trump'ın ihtiyaç duyduğunu bilmeyen kalmadı.

Amerikan kamuoyuna hemen her gün yeni bir başarıdan bahseden Trump, kendi ülkesinde de inandırıcılığını yitirdi.

Geçtiğimiz 28 Şubat'ta başlayan savaş süresince Trump, tam 38 kez İran'la anlaşmaya varıldığını ya da imza aşamasına gelindiğini söyledi.

Aynı süre içerisinde tam 17 kez, "İran'ı yok edeceğiz", "İran'ı haritadan sileceğiz", "medeniyetlerini yok edeceğiz" vb. açıklamalar yaptı.

Öyle bir Amerikan Başkanı düşünün ki 100 günü aşan savaş süresince sabah ayrı, öğle farklı, akşam ayrı şeyler söylüyor.

Aynı cümlede İran'a ağır hakaretler, tehditler savuruyor, devamında övgüler sıralıyor.

Tam bir dengesiz ruh hâli.

Üşenmedim, Trump'ın "İran'ı yendik, ordusunu bitirdik" dediği açıklamaların bir kısmını derledim.

Trump, 10 Mart 2026: "İran savaşı büyük ölçüde tamamlandı. İran'ın donanma, iletişim ve hava gücü kalmadı."

Trump, 12 Mart 2026: "58 gemilerini yok ettik. Donanmalarını yok ettik. Mayın döşeyicileri vardı, onları da yok ettik."

Trump, 18 Mart 2026: "İran ordusunu zaten yerle bir ettik. Artık ne bir donanmaları ne de bir hava kuvvetleri kaldı. Uçaksavar sistemleri ve radarları tamamen imha edildi. En önemlisi de her kademedeki lider kadroları artık yok. İran ordusu bitti."

Trump, 31 Mart 2026: "İran savaşı bitti. 2-3 haftaya çekiliyoruz."

Trump, 2 Nisan 2026: "2-3 hafta sürecek ağır saldırıların ardından İran'la savaşı bitireceğiz."

Trump, 5 Mayıs 2026: "Donanmaları yok, hava kuvvetleri yok, uçaksavar sistemleri yok, radarları ve liderleri yok, İran bitti."

Geldik 10 Haziran 2026'ya:

Trump, "İran ordusu, donanması, hava kuvvetleri yok" diyor.

Peki, helikopterini kim düşürdü, İsrail'e kim füze yağdırdı?

Ne bitmez tükenmez İran'mış diye sorarlar adama.

Trump'ın çevresinde, onu hayal dünyasından uyandıracak, "aylardır bitti dediğin İran bitmemiş ki" diyecek biri yok mu?

Gerçek şu ki Trump, İran'a diz çöktüremedi, boyun eğdiremedi.

Büyük zarar görmüş, ağır hasar almış olsa da, birçok dinî, siyasi ve askerî liderini kaybetse de İran ayakta ve ABD'ye, İsrail'e sadece direnmiyor, karşılık da veriyor.

Lübnan'ı unutmuyor, Hizbullah'a sahip çıkıyor.

Başta Trump olmak üzere önde gelen Amerikan yetkililerinin "İran'ı bitirdik" söylemlerine en iyi yanıtlardan birini İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan verdi.

Mesud Pezeşkiyan, Trump'a şöyle seslendi:

Küçücük Gazze'yi 3 yıldır teslim alamadınız. İran'ı mı alacaksınız?

Tehditlerle İran'ı asla teslim alamayacaksınız.


Doğru söze ne denir?

İran bir yandan da topraklarında ABD askerî üslerini barındıran Arap ülkelerini hedef almaktan çekinmedi.

İran'ın sıklıkla vurduğu ülkelerin başında Birleşik Arap Emirlikleri geliyor.

Tahran, bu ülkedeki parasını da bir şekilde geri almaya başladı.

Geçtiğimiz günlerde İran'a bir uçakla 3 milyar dolar gönderen Körfez Arap ülkesinin Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) olduğuna yönelik iddialara taraflardan yalanlama gelmedi.

BAE, parayı İran'ın artık kendisini vurmaması, saldırmaması karşılığında gönderdi.

Söz konusu 3 milyar dolar, İran'ın savaş nedeniyle BAE'de bloke olan yatırımlarının bir kısmı.

Paranın gönderilmesinde Trump'ın da onayı var.

İran, BAE'de kalan yaklaşık 15 milyar dolarını ve İsrail'in bu ülkeden çekilmesini de talep ediyor.

Yani 3 milyar dolar yetmez, her an başa dönebilirim diyor.

Savaş nedeniyle yabancı yatırımcılar yaklaşık 150 milyar doları BAE'den çekmişti.

Ayrıca İran'ın füze ve SİHA saldırıları nedeniyle BAE'nin en önemli gelir kaynaklarından turizm ve gayrimenkul sektörleri de büyük zarar gördü.

Otellerdeki doluluk oranı yüzde 10'lara düşen BAE'de turizm çalışanları da işten çıkarıldı.

Bu arada, Lüksemburg'un İsrail'e verdiği finansal destek ortaya çıktı.

Olay tam anlamıyla bir skandal niteliğinde.

"Savaştaki İsrail'i destekleyin" sloganıyla piyasaya sürülen İsrail tahvillerinin Avrupa Birliği'ne girişine Lüksemburg öncülük yapmış.

İsrail'in diaspora tahvil programını 1 Eylül 2025 tarihinde onaylayan Lüksemburg, böylece İsrail tahvillerinin Avrupa Birliği'ndeki yatırımcılara satılmasının önünü açmış.

Lüksemburg'un bu tavrı, Uluslararası Adalet Divanı'nın kararını yok sayma ve uluslararası hukukun ihlali anlamına geliyor.

Bazı verilere göre İsrail tahvilleri, İsrail hükümetine 7,7 milyar dolar gelir sağladı.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU