Hububat fiyatları çiftçiyi memnun etmedi!

Vahap Uluç Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: AA

Çiftçilerin merakla beklediği hububat alım fiyatları 2 Haziran 2026 tarihinde açıklandı.

Belirlenen hububat fiyatları çiftçilerin beklentilerinin çok altında kaldı.

Çiftçiler, en az enflasyon düzeyinde bir fiyat artışı bekliyordu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2026 yılı Mayıs ayı yıllık enflasyon oranı yüzde 32,61 iken buğdaydaki yıllık fiyat artış oranı yüzde 20'lerde kaldı.

Enflasyon Araştırma Grubu'na (ENAG) göre ise yıllık enflasyon oranı yüzde 53,13.

Yani hububat fiyatlarındaki artış oranı, enflasyon artış oranının çok altında.

Kaldı ki mazot ve gübre gibi girdi maliyetlerindeki fiyat artış oranı, enflasyon yıllık ortalamasının çok üstünde yer alıyor.

Geçen sene haziran ayında mazotun piyasadaki litre fiyatı 48 TL civarındaydı, şu an 67 TL civarında.

Gübrenin kilogram fiyatı yaklaşık 22 TL'ydi, bugün 30 TL.

Bugünkü hububat fiyatları ile 500 dekar sulu arazisi olan bir çiftçi, üretim girdi maliyetlerini düştükten sonra kalan para ile sıfır bir traktör dahi alamıyor!

Hububat fiyatlarının düşük olması bir yana, fiyat belirlemesinde kullanılan hesaplama yanlış algılara sebep oluyor.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) 2026 yılı için belirlediği hububat fiyatlarına göre - çiftçi ürününü TMO'ya sattığı takdirde - çiftçiye ton başına buğdayda (makarnalık ve ekmeklik) 16 bin 500 TL, arpada ise 12 bin 750 TL ödeme yapılacak.

TMO'nun açıklamasında "temel destek", "planlı üretim desteği" ve "sertifikalı tohum kullanım desteği" olarak dekar başına 980 TL ödeme gerçekleştirileceği ifade ediliyor.

Açıklamada ayrıca destek olarak dekar başına verilecek 980 TL'nin, "Ülke ortalama verimi dikkate alınarak ton başına toplam 3.014 TL destek ödemesine tekabül etmiş olacaktır" deniliyor.

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer veriliyor:

(...) Böylece desteklerle birlikte üreticilerimizin eline toplamda ekmeklik ve makarnalık buğday için 19.514 TL/ton, arpa için ise 15.764 TL/ton geçmiş olacak.


Arpa bir yana (arpa için belirlenen fiyat buğdaya göre daha da kötü), buğday üreticilerinin çoğu ton başına toplamda 19 bin 514 TL alacağını düşünüyor.

Bu hesap, Türkiye'deki yıllık verim ortalaması (dekar başına 325 kg kabul edilmekte) esas alınarak yapılan matematiksel bir işlemden ibaret.

Dolayısıyla bu hesap çok da gerçeği yansıtmıyor.

Bu hesabın çiftçiler için bir anlam taşımamasının nedeni, Türkiye'de dekar başına verimin bölgeden bölgeye hatta araziden araziye değişiklik göstermesidir.

Çiftçinin eline ton başına toplamda 19 bin 514 TL para geçecek açıklaması şu hesaba dayanıyor:

Türkiye'de 2025 yılı buğdayın yıllık verim ortalaması dekar (dönüm) başına 325 kilogram olarak belirlendi.

Dekar başına verilecek 980 TL de 325 kilograma bölünerek ton başına 3.014 TL'ye ulaşılıyor.

Ulaşılan bu değer (3.014 TL) buğday fiyatı olan ton başı 16.500 TL'ye eklenmekte; bu da toplamda ton başına 19 bin 514 TL yapıyor.

Halbuki örneğin Mardin/Kızıltepe bölgesinde sulu arazilerde dekar başı verim ortalaması 325 kilogram değil 600-700 kilogram arasıdır.

Nitekim Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM), ürünü sigortalarken - Mardin/Kızıltepe bölgesinde - buğdayın verimini dönüm başına 650 kilogram olarak belirliyor.

Bu durumda, dekar başına verim - söz konusu bölgede - 650 kg ise destek için verilecek dekar başı 980 TL, ton başına 3.014 TL değil 1.500 TL yapmakta.

Anlayacağınız, her bir çiftçinin dekar başına alacağı desteğin ton olarak ne kadar TL'ye denk düşeceği dekardan alacağı verime göre değişecektir.

Yukarıdaki karmaşık hesaplamayı bir kenara koyun; bilinmesi gereken husus şu: Çiftçi (buğday için) ton başına 16  bin 500 TL, ayrıca desteklerden de dekar başına 980 TL alacaktır.

Üstelik destek miktarının 174 TL'lik kısmı sertifikalı tohum eken çiftçilere verileceği için, tohumu sertifikalı olmayanların bu miktarı da destekten düşmesi gerekir.

Bu arada yetkililerin yaptığı açıklamaya göre destek miktarında bir iyileştirme yapılacak.

Maalesef desteklerde yapılacak iyileştirmenin çiftçiye pek katkısı olmayacak.

Nedeni de şu:

Destekler genelde bir sonraki yılın nisan ve mayıs aylarında ödenmekte.

Yani yaklaşık 1 yıl sonra ödeme olacak.

Dolayısıyla, geçen bu zaman zarfında yaşanacak enflasyon artışı desteğin değerini düşürecektir.

Örneğin, 2027 yılı Mayıs ayına kadar bu yılki mayıs ayı düzeyinde enflasyonun artış göstermesi durumunda destek yüzde 30 değer kaybı yaşayacaktır.

Bundan dolayı çiftçinin beklentisi, iyileştirmenin destekte değil fiyatta yapılması yönündedir.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU