Trump, İran'a savaş açtığına pişman oldu

Gürbüz Evren Independent Türkçe için yazdı

ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu. İran savaşı uzarken iki lider de ülkelerinde artan siyasi baskıyla karşı karşıya / Fotoğraf: Reuters

İran'a açtığı savaş uzadıkça Trump'ın çaresizliği büyüyor.

Kullandığı tehdit dili, ABD ordusunun operasyonları, ağır bombardımanlar, yollar, köprüler, altyapı tesislerinin vurulması, öldürülen binlerce sivil, Hürmüz Boğazı ablukası İran'ı diz çöktüremediği gibi direncini daha da artırdı.

Trump, İran savaşı nedeniyle tarihe, tehditleri ve ardından gelen U dönüşleriyle geçecek.

Bu tehdit ve U dönüşlerini hatırlatmak gerekirse:

1. Nisan ayı başlarında Trump, İran teslim olmazsa köprüleri ve enerji santrallerini vuracağını, İran medeniyetini yok edeceğini açıkladı. Ama sürenin dolmasına 2 saat kala 2 haftalık ateşkes konusunda anlaşıldığını duyurdu.

2. Trump, mayıs ayında İran'a yönelik günlerce süren tehditler savurdu. Ama 18 Mayıs'ta "ciddi müzakereler" devam ettiği gerekçesiyle büyük askeri saldırıyı ertelediğini açıkladı.

3. Haziran ayında Trump, İran'ı "çok sert" vurmakla ve Kharg Adası'nı işgal edip "petrol ve doğalgaz piyasalarının kontrolünü ele geçirmekle" tehdit etti. Ama daha sonra üst düzey İranlı liderlerle barış görüşmelerinin ilerlediğini öne sürerek saldırıları iptal etti.

4. Trump, temmuz ayının sonlarında II. Dünya Savaşı'ndan bu yana en büyük ABD operasyonlarından birini İran'a yapacaklarını açıkladı. Ama üstünden 2 gün geçmeden ağustos ayının başında Suudi Arabistan'ın isteği üzerine saldırıları durdurduğunu bildirdi.

Sadece bu 4 önemli örnek Trump'ın ne denli büyük bir çıkmazın içine düştüğünü gösteriyor.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Trump, Netanyahu'nun dolduruşuna gelip girdiği bu savaştan çıkmak için çırpınıyor.

Çırpındıkça hep aynı tehditleri savuruyor.

Tehditlerin dozunu artırıyor, sonra U dönüşleri yapıyor.

U dönüşleri yaptıkça da batıyor.

Bu durumun, Trump'ı Amerikan kamuoyu önünde de çok kötü bir duruma düşürdüğünü, sonuçları açıklanan son anketlerden de anlıyoruz.

Amerikalıların sadece yüzde 30'a yakını, Trump'ın "ABD'nin İran'daki askeri müdahalesinin amaçlarını net bir şekilde açıkladığına" inanıyor.

Yaklaşık yüzde 70'i ise Trump'ın, İran savaşındaki hedefini açıklamadığına inanıyor.

İran savaşındaki bu kötü gidişin, kasım ayında yapılacak ara seçimlerde Cumhuriyetçilerin sadece Temsilciler Meclisi'nde değil Senato'da da çoğunluğu kaybetmesine neden olacağı görülüyor.

Savaştan onurlu bir çıkış yolu arayan Trump'ın son İran yorumu, aslında bir itiraf niteliğindedir.

Şöyle diyor Trump:

Çoğu insan şimdiye kadar pes ederdi. Onlar pes etmediler, bu yüzden onları takdir ediyorum. Çok dirençliler.


Belki İran savaşı Trump'a iyi bir ders olur.

Böylelikle Trump, saldırmayı planladığı ülkelerin ve milletlerin tarihini, özelliklerini önceden araştırır, öğrenir ve ona göre davranır.

Bir başka gerçek ise ABD ve İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşın, dev Amerikan petrol şirketlerine yaramasıdır.

Chevron, 2026'nın ikinci çeyreğinde 12,2 milyar dolarlık çeyreklik kârıyla tarihindeki en yüksek kârını açıkladı.

Bu, geçen yılın aynı dönemine göre 5 kat artış anlamına geliyor.

ExxonMobil, ikinci çeyrekte 14,5 milyar dolarlık kâr elde etti.

Bu, geçen yılın aynı dönemine göre 2 kat artış anlamına geliyor.

İngiliz petrol devi BP ise 5,7 milyar dolar kâr açıkladı.

Trump, savaş ortamından yararlanarak çok kâr ettiğini söylediği İngiliz şirketi BP'ye her fırsatta tepki gösteriyordu.

Ama ortaya çıktı ki sadece iki ABD şirketinin kârı 26,7 milyar dolara ulaşarak BP'den 5 kat daha fazla kazanç elde etmiş.

Bu arada, ekim ayında erken seçimlerin yapılacağı İsrail'de işler iyi gitmiyor.

Başbakan Netanyahu, Genelkurmay Başkanı Zamir ve Savunma Bakanı Katz, bir general nedeniyle birbirine girdi.

Taraflar arasında ağır sözler havada uçuştu.

Savunma Bakanı Katz, Merkez Komutanı Tümgeneral Avi Bluth'u görevden alacağını açıkladı.

Buna çok öfkelenen Netanyahu, Bakan Katz'ın açıklamasını ‘ahlaksız bir tavır' olarak nitelendirdi.

Genelkurmay Başkanı Zamir de General Bluth'a, "Tam desteğim seninle. Hiçbir yere gitmiyorsun" diye seslendi.

Bunun üzerine Savunma Bakanı Katz, Zamir'i "iki yüzlülükle" suçlayarak, "General Bluth'un yerine kendi adamın General Kalifa'yı getirecektin. Ne oldu?" diye sordu.

Kamuoyu araştırmaları ise İsraillilerin Gazze, Lübnan ve İran savaşlarındaki Netanyahu'ya hiç güvenmediğini bir kez daha kanıtladı.

Buna göre, İsraillilerin yüzde 62'si Netanyahu'nun Gazze'de vadettiği "mutlak zaferi" asla elde edemeyeceğine inanıyor.

Bu konuda Netanyahu'ya inananların oranı sadece yüzde 25.

İsraillilerin yüzde 72'si Netanyahu'nun Hamas'ı silahsızlandıramayacağına inanıyor.

Yüzde 63'ü de Netanyahu'nun Hizbullah'a silah bıraktıramayacağını düşünüyor.

Son olarak da İsraillilerin yüzde 62'si, Netanyahu'nun 3 yıldır devam eden savaşlarda İsrail'i zafere ulaştırmadığına inanıyor.

Netanyahu'nun zafer kazandığını düşünenlerin oranı ise yüzde 28'de kaldı.

Trump ve Netanyahu için erken seçimlerde tehlike çanları çalıyor.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU