BM raporu en ölümcül göç rotalarını gözler önüne serdi

Birleşik Krallık gibi Avrupa ülkeleri, göçle mücadelede daha sert önlemler alıyor ancak aktivistler bunun sorunu başka yerlere kaydırmaktan başka bir işe yaramadığı uyarısında bulunuyor

Göçmenler daha iyi bir yaşam bulmak için hayatlarını tehlikeye atıp denizleri aşıyorlar ve sık sık ölümcül sonuçlarla karşılaşıyorlar (AFP/Arşiv)

Verilere göre dünyanın en tehlikeli üç göç rotasındaki ölümlerde keskin artış görülürken, aktivistler sert göçmenlik politikalarının çaresiz kişileri daha riskli yolculuklara ittiği uyarısı yapıyor.

Birleşmiş Milletler'in (BM) Kayıp Göçmenler Projesi (Missing Migrants Project / MMP), 2014'ten bu yana dünya çapında 81 bin 540 ölüm kaydetti ve daha iyi bir yaşam için başka bir ülkeye ulaşmaya çalışan 9 bin 197 mülteci ve sığınmacının hayatını kaybettiği 2024'te bu sayı zirveye ulaştı.

2025'te ölümlerde küçük bir düşüş olmasına rağmen 2026'nın ilk ayı, 713 kişinin hayatını kaybetmesiyle, kayıtların başlamasından bu yana en ölümcül ocak ayı oldu.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Kuzey Afrika'dan Güney Avrupa'ya uzanan ve tek başına en ölümcül güzergah olan Orta Akdeniz rotasında son 10 yılda en az 26 bin 416 kişi yaşamını yitirdi. 2026'nın daha ilk haftalarında bu yolculuğu yapmaya çalışan en az 501 kişi hayatını kaybetti.

Son yıllarda diğer iki rotada da belirgin bir sıçrama görüldü. Afganistan'dan İran'a karayoluyla seyahat ederken ölen göçmen sayısı 2019'la 2025 arasında yüzde 1900 arttı (65'ten 1323'e çıktı), özellikle Taliban'ın 2021'de kontrolü yeniden ele geçirmesinden bu yana belirgin artış yaşandı.

Batı Afrika'yla İspanya'nın Kanarya Adaları arasında yaşamını yitirenlerin sayısı aynı dönemde yüzde 480 arttı (202'den 1172'ye çıktı).

MMP'yi yöneten Uluslararası Göç Örgütü (IOM) sözcüsü, The Independent'a yaptığı açıklamada "[Bu rotalar] dünyanın en tehlikeli rotaları arasında yer alıyor ve zaman içinde en büyük artışların görüldüğü rotalar da kesinlikle bunlar" dedi.

Örgüt, daha sert politikaların sorunu sadece başka yerlere kaydırdığını düşünüyor.

Sözcü, "Batı ve Kuzey Afrika'daki kalkış noktası olan birçok ülkede kaçakçılıkla mücadele önlemlerinin sıkılaştırılması nedeniyle, insanların Gambiya kadar güneydeki ülkelerden yola çıktığını görüyoruz. Bu, haftalar süren bir deniz yolculuğu anlamına geliyor ve genellikle balıkçı tekneleriyle yapıldığı için çılgınca bir şey" diye ekledi.
 


Deniz geçişleri sırasında boğulma, açık ara birinci sıradaki ölüm nedeni (46 bin 686) ve bunu ulaşım kazaları (7 bin 188), barınma, yiyecek veya su eksikliği (5 bin 967), şiddetli saldırılar (5 bin 891) ve hastalıklar (3 bin 418) izliyor.

Göçmenleri caydırmak için sıkı politikalar uygulayan Avrupa hükümetleri, sorunu çözmenin anahtarının bu olduğunu iddia ediyor.

Downing Sokağı (BK Başbakanlık Konutu ve Ofisi -ed.n.) kasımda açıklanan en ağır sığınma önlemlerinin "insanların acılarından çıkar sağlayan suç şebekelerini çökerteceğini" savunurken, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, "kaçakçıların faaliyetlerini bitirmenin" ölümleri azaltmanın en iyi yolu olduğunu söylüyor.

Ancak Orta Akdeniz rotasındaki ölümler 2024 ve 2025'te istikrarlı bir şekilde azalmasına rağmen aktivistler, daha sert göç politikalarının çaresiz göçmenleri daha uzak rotalara, insani yardımın çok az olduğu ve ölümlerin daha az belgelendiği bölgelerdeki suçlu kaçakçıların ellerine ittiği uyarısında bulunuyor.

Sözcü "Sınır geçişleri ne kadar kısıtlanırsa, o kadar çok kişi de daha ıssız rotaları kullanır" ifadelerini kullandı. 

Zaten yasayı çiğneyen birinin suçlularla ilişki kurma olasılığı daha yüksek olur. Bu, insanların hayatını gerçekten tehlikeye atıyor.

 


2026'da ölümlerdeki sıçramayla birlikte, Türkiye'den Yunanistan'a uzanan doğu rotası ve Kuzey Afrika'dan İspanya'ya giden batı rotası da dahil üç Akdeniz rotasında toplam 567 göçmen hayatını kaybetti.

Buna en yakın ikinci yıl olan 2015'te 427 kişi ölmüştü. IOM verilerinin, 2015'te İtalya'ya deniz yoluyla yaklaşık 3 bin 500 kişi gelirken, bu sayının Ocak 2026'da 1500'ün altında olduğunu göstermesi, geçiş başına ölüm oranının arttığını ortaya koyuyor.

Libya kıyıları yakınlarında bir göçmen botunun 6 Şubat'ta alabora olması sonucu 53 kişi hayatını kaybetti. İtalyan yetkililer bundan birkaç hafta önce, Harry Kasırgası'nın İtalya'nın güneyi ve Malta'yı kasıp kavurduğu sırada geçiş yapmaya çalışan 380 kişinin bir hafta içinde boğulmuş olabileceğini tahmin etmişti.

Uluslararası Af Örgütü Birleşik Krallık Şubesi Mülteci ve Göçmen Hakları Programı Direktörü Steve Valdez-Symonds, The Independent'a yaptığı açıklamada göçmenlere yönelik baskıların insanların kaçakçılara bağımlılığını artırdığını söyledi.

Valdez-Symonds "uygulanamaz" caydırma politikalarının sadece daha fazla zarara yol açacağını eklerken, aktivistler bu politikaların insanların denemeyi bırakmasını sağlamadığını savunuyor.

Yunanistan merkezli STK Metadrasi'nin başkanı Lora Pappa, Yunanistan'ın buna bir örnek olduğunu söylüyor. Atina, Kuzey Afrika'dan gelenlere yönelik sığınma hakkını geçen temmuzda geçici olarak yasaklamıştı.
 


Ancak botla gelenlerin sayısı 2025'in ilk 6 ayında ortalama 3 bin 182'yken, yasak sırasında ortalama 4 bin 58'e sıçradı.

Pappa "Libya'dan Girit'e gelen insanlar için üç ay boyunca… Sığınma hakkını vermeyi durdurdular. Bu insanlar gelmeyi bıraktı mı? Hayır. Her türlü riski göze alacaklar" dedi. 

Bu tür insan hareketlerini insanlık dışı davranmadan durdurabileceğimizi sanmıyorum.

Birleşik Krallık hükümeti, süresiz oturma izni için 20 yıllık bekleme süresi, sosyal yardımlarda ve halihazırda ülkede bulunan kişilere aile üyelerinin katılmasında kısıtlamalar gibi yeni caydırıcı önlemler getiriyor.

Buna rağmen 2025'te 41 bin 470'ten fazla kişi Manş Denizi'ni geçti. Bu, 2018'de veri toplanmaya başlandığından bu yana ikinci en yüksek rakam.

İşçi Partisi'nin arka sıra milletvekilleri (backbencher; hükümette veya kendi partisinde resmi bir görevi olmayan vekiller -çn.), bu daha sert tutumuyla, "hayal edilemez travmalar yaşamış insanların haklarını ve korumalarını utanç verici bir şekilde yok ettiği" gerekçesiyle hükümeti suçluyor.

Göçle ilgili küresel tartışmalarda "göçmen karşıtı eğilime" karşı yeterince çaba göstermediği için daha önce hükümeti eleştiren deneyimli milletvekili Diane Abbott, farklı bir yaklaşım gerektiğini The Independent'a söyledi.

Ölüm sayılarına ilişkin konuşan Abbott, bu yüksek sayının "göçmenleri insanlığın dışına atan bir tutumun sonucu olduğunu, bu yüzden kimsenin onların boğulup boğulmadığını umursamadığını" savundu.

"Hükümetler göçmenlerin buraya gelmesini kolaylaştırmalı" diye belirtti. 

İnsanlar çaresiz ve hayatlarını tehlikeye atacaklar.

MMP, göçmen ölümlerine ilişkin rakamlarının ciddi derecede eksik bir tahmin olduğunu düşünüyor ve yardım bütçelerindeki büyük kesintiler nedeniyle örgütün ulaşılması zor bölgelerdeki varlığının sınırlanması sonucu doğru raporlamanın daha da zorlaşabileceği uyarısında bulunuyor.

MMP sözcüsü, "Düzensiz göçü belgelemek gerçekten zor" ifadelerini kullandı.

Uzak bölgelerdeki cesetler günler, haftalar, aylar sonra bulunabilir ya da hiç bulunamayabilir.

Ne olduğunu hiç bilmediğimiz, 'görünmez gemi enkazları' dediğimiz birçok vaka var. Mumyalanmış kalıntılarla dolu teknelerin Atlantik'i aşarak Brezilya kıyılarına vurduğu vakalar gördük.

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin korumadan sorumlu yüksek komiser yardımcısı Ruvendrini Menikdiwela, The Independent'a yaptığı açıklamada bu rakamların "muazzam ve giderek artan bir endişe kaynağı" olduğunu söyledi.

Menikdiwela "Mülteci ve göçmenlerin, genellikle birlikte hareket ederek tehlikeli yolculukları sürdürdüğünü biliyoruz" diye konuştu.

Devletleri ve ortakları, arama ve kurtarma çalışmalarını hızlandırmaya, sığınma taahhütlerini yerine getirmeye, mültecilerin yeni ülkelerde hayatlarını yeniden kurması için fırsatlar sağlamaya ve uluslararası korumaya ihtiyaç duymayanların hızlı bir şekilde geri dönüşünü kolaylaştırmaya çağırıyoruz.

Ancak birçok kişinin inancının aksine, çoğu mültecinin kaldığı yer olan evlerine daha yakın yerlerde, insanların güvenlik ve hayat kurtaran yardımı bulmalarına da yardımcı olmalıyız.



independent.co.uk/news

Independent Türkçe için çeviren: Büşra Ağaç

Bu makale kaynağından aslına sadık kalınarak çevrilmiştir. İfade edilen görüşler Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independent

DAHA FAZLA HABER OKU