Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında, devlet protokolü ve günlük yaşamı şekillendiren Çankaya Köşkü, Osmanlı İmparatorluğu’ndan devralınan birçok kurumsal ve toplumsal pratikle iç içe geçmiş bir mekan olarak öne çıkar. Bu dönemde köşk personeli arasında siyahi (Afrika kökenli) bireylerin varlığı, Osmanlı sarayındaki haremağası ve hizmetçi geleneğinin Cumhuriyet’e geçişteki sürekliliğini yansıtır. Hatıratlar ve yazışmalar Türk ordusunda Sudanlı Musa, Mavro Ali Osman Efe, Pilot Ahmet Ali Çelikten yada Yüzbaşı Mesut Gürbüz gibi Afro-Türklerin hizmetlerini ortaya koymaktadır.
Bunlardan Çankaya’da “Nesip Efendi” adlı kır saçlı, kara tenli bir hizmetçinin görev yaptığı daha az bilinen bir meseledir. Bu yazımızda, kaynakları temel alarak Nesip Efendi’nin varlığını, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e personel geçişini ve dönemin ırksal algılarını incelemeye çalışacağız.
Osmanlı Sarayında Siyahi Personel Geleneği
Osmanlı saray teşkilatında siyahi bireyler, özellikle haremağaları olarak önemli roller üstlenmiştir. Harem’in idaresinden sorumlu Kızlar Ağası genellikle Afrika kökenli hadım kölelerden seçilir ve sarayın en güçlü figürlerinden biri olurdu. Bu gelenek, 19. yüzyıla kadar devam etmiş olup sarayda mutfak, temizlik ve özel hizmetlerde de siyahi personel istihdam edilmiştir.
Afro-Türkler, Osmanlı toplumunda kölelikten güç merkezine uzanan bir yol izlemiş, özellikle harem sistemi sayesinde imparatorluğun gölge yöneticileri olmuşlardır. Köle ticareti yada göç yoluyla getirilen bu bireyler, sarayda emektar statüsüne yükselerek uzun yıllar hizmet edebilmiştir. Cumhuriyet’in ilanıyla saray sistemi dağılmış olsa da, bu personel bir kısmı yeni cumhurbaşkanlığı köşkünde istihdam edilmeye devam etmiştir.
Çankaya Köşkü’nde Nesip Efendi
Elimizdeki kaynaklarda bahsi geçen, Çankaya’da vazifeli Nesip Efendi’yi hatıratlarda yer alan bazı fotoğraflar da tanımlamaktadır. Erken Cumhuriyet dönemine ait hatıratta “Nesip Efendi diye çağrılan eski konak ya da sarayların emektar bir haremağası…” şeklindeki tanımlama onun Çankaya çevresinde tanındığına işaret eder. Kara tenli soyunun bütün özelliklerini taşıyan Nesip Efendi daha çok cumhurbaşkanının manevi evlatlarının hizmetinde bulunuyordu. Bir başka hatıratta “Otuz yıl sonra bile Çankaya’da…” Bu ifade, Nesip Efendi’nin Osmanlı saray veya konaklarından gelen kıdemli bir siyahi hizmetçi olduğunu ve Cumhuriyet döneminde Çankaya Köşkü’nde Afet İnan ve Sabiha Gökçen gibi manevi evlatlar başta olmak üzere köşk hizmetinde görev aldığını göstermektedir.
Başka bir alıntı, Fahrettin Altay’ın hatıralarından benzer bir sahneyi aktarır. 1925’te Çankaya’da “kır saçlı zenci Nesip” misafire köşkü gezdirme görevi verildiğini kaydetmiştir. Bu detaylar, Nesip Efendi’nin en az 1920’ler ortasından 1930’lara kadar aktif olduğunu ve köşkün günlük işleyişinde rol oynadığını doğrular. “Haremağası” nitelemesi, onun Osmanlı geleneğinden geldiğini ve muhtemelen hadım olmadığını (Cumhuriyet’ten önce kölelik yasaklanmıştı) fakat benzer bir statü taşıdığını ima eder.
Atatürk’ün ölümü (1938) sonrası köşk personelinin büyük kısmının değiştirildiği bilinmekle birlikte, Nesip Efendi’nin de bu süreçten sonra Çankaya kadrosunda yer almadığına dair bazı dolaylı ipuçları vardır.
Dönemin Irksal Algılarına Karşı Karşılaştırmalı Bir Örnek
Erken Cumhuriyet’te siyahi bireylere yönelik tutumlar çeşitli tartışmalara neden olmuştur. Paylaşılan bir arşiv kaynağında, Aydın Vilayeti’nde Maarif Müdürü Niyazi Bey’in (siyahi olduğu belirtilen) “göze görünmeyecek bir büro hizmetine” alınması önerisini içerir. Bu, konuyu bilmeyen kesimlerce 1930’lar Türkiye’sinde üst düzey görevlerde ırk temelli ayrımcılığın örneklerini yansıttığı zannedilir. Halbuki Mustafa Kemal Paşa 1926 yılında başka bir siyahi vatandaş olan Binbaşı Ahmet Ali’nin vazifesini uzattığını ve bu vesileyle 1948 yılında albay olarak emekli olduğu görülmektedir. Dolayısıyla benzer şekilde fotoğraflarda dahi yer alan Nesip Efendi gibi hizmet personelinin “görünür” olmayan rollerle sınırlı kalmasının vaki olmadığı anlaşılır. Burada Mustafa Kemal’in Cumhuriyet Türkiye’sinin ulusal politikaları gereği resmi kadrolarda daha fazla Türklerin görünürde olmasını uygun gördüğü anlaşılmaktadır. Türk diline önem verme gibi millileştirme faaliyetleri ve inkilaplara bakıldığı zaman siyasi bir proje uygulandığı anlaşılmaktadır. Öte yandan Mustafa Kemal Paşa’nın Libyalı Ahmet Senusi gibi liderlerle olan ahbaplığına bakıldığında aksine Afrika kökenli vatandaşlara muhabbet beslediği dahi ortaya çıkar.
Sonuç
Nesip Efendi Osmanlı’dan Cumhuriyet dönemine uzanan bir hizmetliydi. Abdülhamid döneminde saraya seyis olarak girmiş, Meclis-i Mebusan’da çalışmış, ardından Çankaya Köşkü’nde kapıcılık yapmıştı. Mustafa Kemal Atatürk’ün büyük sevgi ve şefkat gösterdiği bir kişi olarak bilinirken; manevi evlatları ona “baba” derlerdi. Kaynalara göre Atatürk bayramlarda onun yanaklarından öperdi. Cemal Granda’nın “Atatürk’ün Uşağı İdim” kitabında ve çeşitli hatıralarda bu hususlar sıkça anlatılır.
Nesip Efendi’nin görevleri arasında misafirlere köşkü gezdirmek, günlük ev işleri ve özel emanetleri muhafaza etmek yer alırdı. Atatürk’ün en güvendiği personelden biri olmuş; yatak odasına izin almadan girebilen nadir kişilerdendi. Kırık dökük Türkçesiyle sempatik, dedikodu yapmayan, işine sadık, namuslu ve güvenilir biri olarak anılırdı. 1925’te Fahrettin Altay’ın hatıralarında “kır saçlı zenci Nesip” olarak geçmiş köşkü misafirlere gezdirme görevi almıştı. Nesip Efendi’nin Çankaya Köşkü’ndeki varlığı, Osmanlı saray personelinin Cumhuriyet’e geçişteki sürekliliğini somutlaştırır. Bu örnek, modernleşme sürecinde geleneksel unsurların korunmasını ve dönemin ırksal hiyerarşilerini ortaya koyar.
Kaynakça
Aksoy, E. (2019). Afro-Türkler: Etnik köken ve kimlik. Çizgi Kitabevi.
Gençoğlu, H. (2022). Güney Afrika’da Osmanlı izleri. Kronik Kitap.
Gençoğlu, H. (2018). Ottoman traces in southern Africa: The impact of Turkish emissaries and Muslim theologians. Libra Kitapçılık.
Hathaway, J. (2021). Beşir Ağa: Osmanlı hareminin baş hadım ağası (A. F. Yıldırım, Çev.). VakıfBank Kültür Yayınları. (Orijinal yayın 2006).
Olpak, M. (2002). Kölelikten özgürlüğe: Arap kadın Kemale.
Olpak, M. (2005). Kenya-Girit-İstanbul: Köle kıyısından insan biyografileri. Ozan Yayıncılık.
Durugönül, E. (2003). The invisibility of Turks of African origin and the construction of Turkish cultural identity: The need for a new historiography. Journal of Black Studies, 33(3), 298–312.
Gençoğlu, H. (2019). The significance of Turkish archives for South African historiography. Bulletin of the National Library of South Africa, 73(1), 6–14.
Alabi, A. M. (2020). The Afro-Turks: A call for study and inclusion. African Research & Documentation, (137), 37–46.
Gençoğlu, H. (2021). First black military pilot of the world: Ottoman Lieutenant Ahmet Ali Bey 1883–1969. ResearchGate.
Gençoğlu, H. (2022, 30 Haziran). Milli Mücadele yıllarında bir Kuva-yı Milliye’ci Afro-Türk: Arap Ali Osman Efe. Independent Türkçe. https://www.indyturk.com/node/526986
Gençoğlu, H. (2023, 8 Haziran). Türkiye’deki Afro-Türkler: Gerçek hikayemizi hem Türk halkına hem de Batı’ya anlatmak istiyoruz [Şakir Doğuluer ile röportaj]. Independent Türkçe. https://www.indyturk.com/node/637956
Aksoy, E. (2019). Afro-Türkler etnik köken ve kimlik. Akdeniz Havzası ve Afrika Medeniyetleri Dergisi.
Gençoğlu, H. (2024, 20 Ağustos). Mavro Arap Ali Osman Efe. Aydınlık. https://www.aydinlik.com.tr/koseyazisi/mavro-arap-ali-osman-efe-485764
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish