Savaşta psikolojik harekât

Gürsel Tokmakoğlu, Independent Türkçe için yazdı

Netanyahu'nun Farsça videoları. Görsel: X

ABD ve İran 2025-2026’da hem 12 Gün Savaşı zamanında hem de halen sürmekte olan operasyonlarda yoğun psikolojik harp/harekât ortamında kalıyor. Savaşta psikolojik harekât neden önemli ve neler yapılabiliyor?

İran-İsrail (ve ABD'nin dahil olduğu) son çatışmada (özellikle 2025-2026 dönemindeki "12 Gün Savaşı" ve devam eden operasyonlar) psikolojik harp (psychological warfare / bilişsel harp / algı operasyonu) oldukça yoğun ve modern araçlarla yürütüldü. Bu, klasik propaganda yöntemlerinin ötesine geçerek siber operasyonlar, yapay zekâ destekli dezenformasyon, mobil uygulama hack'leri ve doğrudan halka mesajlaşma gibi hibrit yöntemlerle yapıldı.

Günümüzde siber-psikolojik operasyonlarla, propaganda usulleriyle, hedeflenen yerlerde panik yaratılabiliyor. İran özelinde söyleyecek olursak, Şiilik inancı derin bir toplumsal yapıştırıcı ve bu nedenle uygulanan teknikler çok ileri olsa bile, mesela sözü edildiğinden dolayı, rejimi devirecek kadar ileriye gidememekte. Ama bu tek taraflı değil, İran rejimi ve inanç kademeleri de halkı psikolojik harekât usulleriyle birbirine bağlıyor, bir tür yapıştırıcı sürer gibi. 

Genel

Bu, insanların yaşamı… Bu, insanların savaşı, ABD ve İsrail ile İran arasında, bu çağın usullerinin ileri teknikleri ürkütücü olsa bile. Değişen bir şey yok aslında. Eğer tercihler insanların ise, pazarda alışverişte olduğu gibi, savaşırken de pek değişmiyor. Tercihlere hükmedenlerin arasında ise bir de psikoloji oluyor.

Amerikalıların nesi konuşuluyor? Trump’a oy verilir, verilmez şeklinde. Amerikalılar ise borsadan ne kadar kazanıp kaybettiğine bakıyor olmalı. Benzin fiyatları kaç cent arttı veya ucuzladı. Ölçüler maddi…

İsrail farklı; 1948’den beri ülkesini genişletiyor. Acaba daha ne kadar daha genişleyebilir? İran gibi önemli bir rakibi sömürecek dereceye getirmenin tarihi bir fırsatı doğuyor ise bu değerlendirilebilecek mi? Eğer bunun bir de bedelinden söz edilecek ise sığınaklara girmekten şikayetçi olmayacaklar, değil mi?

İranlıların durumu ne? İç meseleler, inançlar, etnisiteler, yoksullaşma, hayatta kalma, gelecek kaygısı, büyün bunlar toplanırsa, yaşamsal. Yaşamsal konular psikolojik harbin en kolay lokmasıdır.

Diğer yandan kendi halklarına göre en büyük yapıştırıcı ne? İnançları. Bu durumda sosyo-kültürel konular psikolojik harbin en kolay yapıştırıcısı.

Savaşta Psikolojik Harp Eşitsizliği

Taraflar olarak, ABD ve İsrail rakibine, İran’ın idarecilerine, askerine, diğer güvenlik kesimlerine, sivil savunmaya, halka, dışarıdaki destekçilerine ve başarısı için çaba gösteren kendi asker ve kamuoylarına yönelik faaliyetler yaparlar. İran tarafı ise bütün bu saydıklarım ölçüsünde rakiplerine oranla kaç kat daha faaliyet göstermeli?

Teknikler, enstrümanlar, bu alandaki kapasiteler olarak bakılırsa söylenebilir; durum İran aleyhine. Özellikle yapay zekâ (AI) ürünü çalışmalar yönüyle İran geride. 

Ama sosyo-kültürel bağ eşitsizliği dengeliyor gibi.

Genel Gözlemler ve Kullanılan Yöntemler

Her iki taraf da (İsrail/ABD tarafı daha baskın şekilde) psikolojik harekâtı şu amaçlarla kullandı:

  • Karşı tarafın karar alma mekanizmasını bozmak (command & control paralysis),
  • Halk arasında panik, güvensizlik ve rejim karşıtlığı yaratmak,
  • Askerî personeli teslim olmaya / firara teşvik etmek,
  • Uluslararası kamuoyunda meşruiyet kazanmak veya rakibi şeytanlaştırmak.

İsrail/ABD tarafının öne çıkan taktiklerine bakılırsa çoğunlukla daha etkili ve sofistike bulundu. Bunlar:

  • İran'ın popüler bir namaz vakti uygulaması (BadeSaba) hack’lenerek milyonlarca kullanıcıya itici (push) bildirimlerle rejim karşıtı mesajlar gönderildi: "Yardım geldi", "Silahlarınızı bırakın", "Özgür İran için ayaklanın" tarzı çağrılar.
  • Devlet medya siteleri ve haber ajanslarının ana sayfaları değiştirilerek propaganda yayınlandı.
  • Netanyahu'nun Farsça videolarla doğrudan İran halkına "sokaklara çıkın" çağrısı yapması, klasik açık psikolojik operasyon örneği.
  • Siber sızmalarla yanlış emir/enformasyon enjeksiyonu (örneğin komuta-kontrol ağlarına yanlış bilgi sokulması).
  • Yapay zekâ ile üretilen sahte zafer görüntüleri, derin-sahtecilik (deepfake'ler) ve gerçek zamanlı duygu analiziyle hedeflenmiş propaganda.
  • İran içindeki güvenlik kameralarının ele geçirilip halka korku yayacak görüntüler yayınlanması.

İran tarafının taktikleri (daha asimetrik ve "vahşi") oldu. Şöyle:

  • İsrail'de sivil altyapıyı (dijital billboard'lar, konut kameraları) hedef alarak korku iklimi yaratma.
  • AI destekli dezenformasyon kampanyaları ve kimlik-avı (phishing) saldırıları.
  • Kendi halkına ve bölgeye "direniş" anlatısı pompalama, mağlubiyeti zafer gibi gösterme çabası.
  • Hacktivist gruplar aracılığıyla düşük seviyeli siber propaganda.

Analiz ve Değerlendirmeler

2025-2026 İran-İsrail Savaşı'nda psikolojik harekatın en detaylı analizleri şu noktalarda yoğunlaşıyor:

  • İsrail üstünlüğü: İsrail'in siber-psikolojik entegrasyonu (özellikle Unit 8200'ün rolü) çok daha organize ve etkiliydi. İran'ın iletişim ağlarını devre dışı bırakma ve eş zamanlı halka mesajlaşma kombinasyonu, "dört saatlik siber harp" gibi tanımlandı ve kinetik operasyonlara destek oldu. İran'ın karar döngüsünü bozduğu, rejim içi paranoyayı artırdığı değerlendiriliyor.
  • İran'ın zayıf noktası: İran askeri kapasite ile psikolojik etki arasında büyük boşluk yaşıyor. Propaganda ve "dayanıklılık" anlatısı ile bu boşluğu doldurmaya çalışıyor ama halk nezdinde inandırıcılığı düşük kaldı. Rejim, yaptırımları ve saldırıları "psikolojik harp" olarak çerçevelemeye çalışsa da içerde ekonomik çöküş ve etnik ayrışma riski arttı.
  • Modern harbin yeni normu: Çatışma, "bilişsel harp" ile kinetik harpın tamamen iç içe geçtiğini gösterdi. Artık zafer sadece sahada değil, algıda da kazanılıyor. Yapay zekâ, sosyal medya ve sivil altyapıların hack’lenmesi standart araç haline geldi.
  • Etkililik tartışması: Birçok Batılı analiz (Atlantic Council, Lawfare, RUSI gibi) siber-psikolojik operasyonların "incremental" (artı değer sağlayan ama savaşı tek başına belirlemeyen) bir etki yarattığını söylüyor. Yani propaganda panik yaratıyor ama rejimi devirecek kadar değil. İran tarafı ise "psikolojik terör" olarak nitelendirilen asimetrik yöntemlerle kamuoyunda korku yaymayı başardı ama stratejik kazanç sınırlı kaldı.

Sonuç

Evet, çok ciddi analizler var ve neredeyse tüm güvenlik düşünce kuruluşları (Hudson, Critical Threats, Lawfare, Atlantic Council vb.) bu konuyu detaylı işlediler. Psikolojik harp bu savaşta artık "yardımcı unsur" değil, ana harekât alanlarından biri haline geldi. Özellikle İsrail tarafının teknik üstünlüğü ve halka doğrudan ulaşma kabiliyeti belirleyici fark yarattı.

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU