CHP, belediyelerine yönelik operasyonlarda ön alabilirdi

Gürbüz Evren Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: X

Cumhuriyet Halk Partisi’nin özelliklerinden biri de sürekli gündemde olmasıdır.

İyi ya da kötü, hiç fark etmez, bir şekilde gündeme taşır kendini.

Yaklaşık 20 yıl boyunca çalıştığım, hizmet ettiğim, proje ve strateji ürettiğim CHP’de doğruyu söyleyenleri, hataları, eksikleri gösterenleri, canını dişine takarak çalışanları hiç sevmezler.

Bunu bilmeme rağmen, her zaman eğriye eğri demekten asla geri durmadım ve bunun bedelini de bana hep ödettiler.

Hatta bugün bile ödetmeye devam ediyorlar.

Böyle bir başlamamın nedeni, CHP’li belediyelere yönelik operasyonları çok önceden görüp, yetkili ve etkili yöneticilere yaptığım önerinin neden dikkate alınmadığını bu yazı aracılığıyla sorgulamaktır.

İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik operasyonun ardından konuştuğum CHP’li Vekiller, Genel Merkez Yöneticileri, “İktidar, Partimize operasyon yapıyor. 31 Mart seçimlerinde kazandığımız zaferin intikamını alıyorlar. CHP’li belediyeleri rahat bırakmayacaklar” demişti.

İşte o gün yaptığım öneri dikkate alınmış olsaydı, bugün belki çok başka şeylerden konuşuyor olurduk. 

Özetle şunları söyledim:

Madem İktidar CHP’li belediyelerin üstüne gidecek, Genel Merkez hemen önlemini alsın. CHP’nin kazandığı belediyelerin il ve ilçe örgütleri, bulundukları yerlerde halk arasında belediye yönetimi ve belediye başkanı hakkında konuşulanları, iddiaları, söylentileri toparlasınlar. Yolsuzluk, rüşvet, görevi kötüye kullanma, çarpık ilişkiler vb. ne varsa bunları bir dosya haline getirip, Genel Merkeze iletsinler. Ya da bu işi Genel Merkezin görevlendireceği müfettişler yapsın. CHP’li belediyeleri uzaktan denetlesinler. Halktan duyduklarını, parti örgütlerinin vereceği istihbaratları değerlendirsinler. Olumsuzluk hissettikleri, gördükleri, saptadıkları belediyeleri yakın takibe alsınlar. Yaptıkları incelemeler sonucu gerçekten belediye ve belediye başkanı hakkında ciddi şüpheler varsa, Genel Merkeze çağırıp, dava açılacağını, konu aydınlanıncaya kadar görevden ayrılması gerektiğini bildirsinler. Bu Yöntem, CHP’nin hassasiyetini, ciddiyetini gösterecek, kamuoyu nezdinde ciddi bir karşılık bulacak, takdir edilecektir. Madem İktidar CHP’li belediyelere operasyonlar yapacak beklentiniz var, öyleyse önce siz davranın, harekete geçin. Böylelikle İktidarın düzenleyeceği operasyonların önünü büyük oranda kesersiniz.


Beni, öylesine dinleyenler, “Böyle yaparsak, kendi belediyelerine güvenmeyen bir parti görüntüsü veririz. Başkanları kızdırırız” diyerek önerimin anlamsız ve yararsız olduğunu kibarca söylediler.

CHP’li belediyelerdeki olumsuzlukların savcılık soruşturmalarıyla, polis, jandarma operasyonlarıyla ortaya çıkarılmasının partiye daha çok zarar vereceğini anlatmaya çalışsam da dinleyen çıkmadı.

Bazı belediyelerdeki durumu, ama özellikle de Uşak Belediye Başkanı örneğini sıklıkla dile getirdim.

“Uşak’taki yerel basını inceleyin, il, ilçe ve belde örgütlerini, halkı dinleyin. Duyacaklarınızdan, öğreneceklerinizden etkileneceksiniz. Önlem almaya oradan başlayın. Uşak başınızı çok ağrıtacak. Partinin imajı büyük zarar görecek. Ön alın, neşteri vurmaya oradan başlayın” dedim, ama kimseye dinletemedim.

Hatta bu öneriyi yaptığım için işitmediğim hakaret kalmadı.

Genel Merkezin CHP’li belediyeleri izlemesi önerisini yaptığımda, bazı isimleri çok bilinen kişiler, belki de Yerel Yönetimler Uzmanı olduğumu bilmediklerinden, “Ya kardeşim belediyeleri zaten Sayıştay inceliyor. Bundan daha iyi kontrol mü olur?” demişti.

Sayıştay üzerinden bana yanıt verenlere, önerimin içeriğini tekrar tekrar anlatmanın bir işe yaramayacağını bildiğim için tartışmaya girmedim. 

Bu öneriyi yaptığım günden bu yana geçen yaklaşık 13 aylık sürede CHP’li belediyelerin başına gelenleri dikkate alarak, şu yazdıklarımı nasıl değerlendireceklerini bilmiyorum.

Özgür Özel, geçtiğimiz 30 Nisan’da bir medya kuruluşuna yaptığı açıklamada, CHP’nin 4 Mayıs’ta seçim kampanyasını başlatacağını bildirdi.
Birçok kişi, CHP’nin bu kampanya ile ön aldığını söyledi.

Oysa Özgür Bey'den 3 önce, 27 Nisan’da, Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Merkez Yürütme Kurulu toplantısında, seçim çalışmalarını mart ayında başlattıklarını duyurdu.

Bu durumda CHP, rakibinden 1 ay sonra başlamış olmasına rağmen önemli bir adım atmış sayılır.

Çünkü bugüne kadar seçimlere 1-2 ay kala çalışmaya başlayan CHP, bu kez işi ciddiye aldığını gösterdi.

Ama bunun da neden yeterli olmadığını anlatayım.

“Gerçek seçim çalışmaları seçimlerin hemen ertesi günü başlar.” 

Bu stratejiyi 25 yıl önce ilk kez Bülent Ecevit’e anlatmıştım. 

Daha sonra 2005’de Deniz Baykal’a anlattım. 

Ardından 2010’da Kemal Kılıçdaroğlu’na anlattım. 

Yetmedi CHP’nin üst düzey yöneticilerine anlattım. 

Belki CHP’li çevrelerde konuşulur düşüncesiyle önüme çıkan her partiliye anlattım. 

Herkes ‘Evet çok ilginç’ diyerek dinledi geçti. 

Ama belli ki zaman içinde AK Parti çevreleri bu stratejinin farkına varmış, ne denli önemli olduğunu görmüş ve uygulamış. 

Çünkü 25 yıl boyunca, yazılarımda ve TV konuşmalarımda bu stratejiyi yazdım, dile getirdim. 

Özellikle de Gerçek Gündem sitesindeki yazılarımda sıklıkla bu strateji hatırlattığımı, okuyanlar bilir. 

“Gerçek seçim çalışmaları seçimlerin hemen ertesi günü başlar” sözlerimin AK Parti’nin dikkat çektiğini ve uygulandığını 30 Nisan’da okuduğum bir yazıdan anladım. 

Okan Müderrisoğlu yazısında şöyle diyor: "AK Parti için seçim çalışması, son seçimin sonuçlarının alındığı günün ertesinde başlar!" 
Okan Bey bunu "Tayyip Erdoğan Doktrini" olarak tanımlıyor. 

Ne diyelim, 25 yıl boyunca CHP’ye anlatamadığımı meğer AK Parti görmüş.

Ama CHP’li kimi vekillerin ve yöneticilerin de hakkını yemek istemem.

Çünkü 20 yıl boyunca beni her gördüklerinde, “Gürbüz Bey, seçim çalışmaları nasıl gidiyor? Sen kesin çoktan başlamışsındır çalışmaya” diyerek, önerimle dalgalarını geçtiler.

Her şeye rağmen 25 yılın ardından CHP’nin çok ciddi bir şansı var, ama….. 

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU