Çemen tohumu ve bamyanın yapışkan süper gücü

Prof. Dr. Mustafa Öztürk Independent Türkçe için yazdı

Çemen otu ve bamya, sudaki mikroplastiklerin yüzde 90'ına kadarını temizleyebilir

Üretilen plastiklerin yaklaşık yüzde 80'i uygunsuz şekilde işlenmekte ve bu da doğal çevrede plastik kirliliğine yol açmaktadır.

Şişelenmiş su, yüzde 90'a varan oranda mikroplastik içeriyor. Mikroplastikler, 5 mm'den küçük parçacıklardır ve artık her yerde karşımıza çıkıyor.

2023 yılında yapılan bir çalışmaya göre, okyanus akıntılarından tatlı su göllerine kadar dünyanın su yollarında şu anda yaklaşık 171 trilyon mikroplastik parçacığının yüzdüğü tahmin ediliyor.

Seyhan Nehri ve ona bağlı kanallar yoluyla Akdeniz'e saatte tahmini 5,3 milyar mikroplastik parçacığı deşarj ediliyor.

Mikroplastikler insan kanında, akciğerlerinde ve hatta plasentalarında bile bulunuyor. Ayrıca çoğu su filtre sistemi bunları tutamıyor.

Mikroplastikler toprağa sızıyor, bitkiler tarafından emiliyor ve besin zincirimize giriyor.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Sulama suyu, kompost ve hatta çiftliklerde kullanılan plastikler, mikroplastik kirliliğine neden oluyor. Bu parçalar sentetik oldukları için yok olmuyor. Sadece nehirlerimizde, toprağımızda ve vücutlarımızda kalıyorlar.

Hepimiz plastiğin bir sorun olduğunu biliyoruz; giderleri tıkıyor, okyanusları kirletiyor ve parçalanması çok uzun sürüyor.

Ama işin püf noktası şu: Plastik sadece etrafta yüzmüyor. Gittikçe daha küçük parçalara ayrılıyor ve sonunda mikroplastik adı verilen yapılara dönüşüyor.

Mikroplastikler, günümüzde suyu, gıdaları, soluduğumuz havayı ve vücuttaki neredeyse her organı kirleten küçük plastik parçacıklardır ve iltihaplanma ile diğer sağlık sorunlarıyla ilişkilendirilmiştir.

Doğa gerçekten de iyileştirici bir güce sahip.

Teksas'taki Tarleton State Üniversitesi'nden bilim insanları inanılmaz bir şey keşfetti: Bamya kabuklarının içinde ve ıslatılmış çemen otu tohumlarında bulunan yapışkan, sümüksü madde, sudan mikroplastikleri uzaklaştırabiliyor.

Bamyanın salgısı (müsilaj) ile çemen otu tohumunun jeli, polisakkarit adı verilen doğal polimerler içeriyor. Bamyayı kestiğinizde ortaya çıkan yapışkan dokuyu mutlaka fark etmişsinizdir.

Mekanizma: Bu doğal yapışkan sıvılar, mikroplastik parçacıklarını yakalıyor, onları bir araya getirerek büyük kümelere (yumaklara) dönüştürüyor ve dibe çökmelerini sağlıyor.

Laboratuvar testlerinde bu müsilaj, şu anda kullanılan birçok sentetik kimyasaldan daha başarılı şekilde sudaki mikroplastiklerin yüzde 90'ına kadarını uzaklaştırabiliyor.

Araştırmacılar daha sonra bitki özlerini, gerçek mikroplastik kirliliğine maruz kalmış sularda test ettiler.

Bunun için Teksas çevresindeki su kaynaklarından örnekler topladılar. Her bir bitki özünün temizleme verimliliğinin, suyun orijinal kaynağına bağlı olarak değiştiğini belirlediler.

  • Bamya, okyanus suyunda en iyi sonucu verdi (yüzde 80).
  • Çemen otu tohumu, yeraltı suyunda en iyi sonucu verdi (yüzde 80-90).
  • Tatlı suda ise bamya ile çemen otu tohumunun 1:1 oranındaki karışımı en etkili sonucu verdi (yüzde 77).

Bilim insanları, verimlilikteki farklılığın her su örneğindeki mikroplastiklerin farklı türleri, boyutları ve şekillerinden kaynaklandığını düşünüyor.

Su kaynağı ne olursa olsun, bamya ve çemen otu tohumu özlerinin atık su arıtımı ve filtrasyonunda biyolojik olarak parçalanabilir ve toksik olmayan alternatifler olarak kullanılabileceği sonucuna varıyorlar.

Çemen otu tohumu ve bamya, sudan mikroplastiklerin yüzde 89'una kadarını uzaklaştırabiliyor.

Çemen otu tohumu ve bamya gibi günlük gıda bitkileri, su arıtma tesislerinde şu anda kullanılan sentetik kimyasallardan daha iyi performans gösteriyor.

Mikroplastiklerin her yerde olduğu giderek daha açık hâle geliyor. Mikroplastik parçaları içme suyumuzu, okyanusları, yeraltı sularını, tarım topraklarımızı ve mahsullerimizi kirletiyor.

Toksin biriktiriyor ve besin zinciri boyunca yukarı taşınıyorlar. Mevcut uzaklaştırma yöntemleri ise kendi çevresel sorunlarını yaratan sentetik kimyasallara dayanıyor.

Araştırmacılar, çemen otu tohumlarından ve bamyadan doğal polimerler ürettiler, ardından bunları kuyulardan, nehirlerden ve okyanustan alınan gerçek su örneklerinde test ettiler.

Bitkilerin uzun moleküler zincirleri, mikroplastik parçacıklarını fiziksel olarak yakalayarak bunların bir araya toplanmasına ve çökelmesine neden oluyor.

Sonuçlar su türüne göre değişti. Çemen otu tohumu, yeraltı suyunu temizlemede yüzde 89'luk uzaklaştırma verimliliğiyle mükemmel sonuç verdi.

Çemen otu tohumu-bamya kombinasyonu, nehir suyunda yüzde 77 ile en iyi sonucu verdi. Okyanus suyunda ise yalnızca bamya, yüzde 80'lik bir uzaklaştırma sağladı.

Tüm bunlar, 1 litre su başına yalnızca 1 gramlık bir miktarla gerçekleştirildi.

Bu çalışma neden önemli? Bu bitki kaynaklı pıhtılaştırıcılar biyolojik olarak parçalanabilir, toksik değildir ve yenilenebilir kaynaklardan elde edilir.

Optimum temas süresi 30 dakikadır. En önemlisi, endüstri standardı sentetik pıhtılaştırıcı olan, suda kolayca çözünen ve biyolojik olarak parçalanmayan poliakrilamidden (PAM) daha üstün performans sergilemiş olmalarıdır. Poliakrilamid, kombine ekstraktlara kıyasla 30 dakika içinde yüzde 77 oranında giderme sağlamıştır.

Mekanizma son derece basittir. Bitkilerin polisakkarit zincirleri, mikroplastik parçacıkları arasında köprüler oluşturur.

Karmaşık kimyasal reaksiyonlar ya da zararlı yan ürünler söz konusu değildir. Bu etki, bamyanın yapışkanlığını ve çemen otunun koyulaştırıcı özelliklerini sağlayan aynı doğal polimerler sayesinde gerçekleşir.

Mikroplastik kirliliğiyle daha fazla sentetik kimyasal kullanarak mücadele etmek yerine, insanların binlerce yıldır güvenle tükettiği bitkilerin doğal özelliklerinden yararlanabiliriz.

Dilimlenmiş bamya kabukları ve çemen otu tohumları ayrı su kaplarında 1 gece boyunca bekletildi.

Ekstraktlar çıkarıldıktan sonra, polisakkaritler olarak bilinen doğal şeker bazlı polimerler açısından zengin tozlar elde etmek amacıyla kurutuldu.
 

Şekil 1. Çimen tohumu ve bamya ile mikroplastik arıtımı
Şekil 1. Çimen tohumu ve bamya ile mikroplastik arıtımı 

 

Tarleton State Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, çemen otu tohumu ve bamyadan elde edilen doğal özlerin çeşitli su kaynaklarındaki mikroplastikleri etkili bir şekilde temizleyebildiğini keşfettiler.

Bu bitki bazlı polisakkaritler, mikroplastikleri çekip yumaklaştırarak (topaklaştırarak), zararlı kimyasallar kullanılmadan bunların çökelmesini kolaylaştırır.

Laboratuvar testlerinde, çemen otu tohumu özü mikroplastiklerin yüzde 93'ünü giderirken, bamya özü okyanus suyunda yüzde 80'e varan giderme oranına ulaştı.

Her iki özün 1:1 oranındaki kombinasyonu ise tatlı suda en etkili sonucu verdi ve mikroplastiklerin yaklaşık yüzde 77'sini giderdi.
 

Şekil 2. Laboratuvar çalışmaları
Şekil 2. Laboratuvar çalışmaları

 

Bu çevre dostu yöntem, su arıtmada kullanılan geleneksel sentetik pıhtılaştırıcılara (flokülantlara, topaklaştırıcılara) umut verici bir alternatif sunuyor.

Çemen otu tohumu ve bamya, sulardaki ve atık sulardaki mikroplastikleri yüzde 89 oranında sudan uzaklaştırabiliyor.

Bu günlük gıda bitkileri, şu anda su arıtma tesislerinde kullanılan sentetik kimyasallardan daha iyi performans göstermiştir.

Poliakrilamid (PAM), şu anda atık su arıtımında kirleticileri gidermek için kullanılıyor. Ancak çemen otu tohumu ve bamya özleri, biyolojik olarak parçalanabilir ve toksik olmayan alternatiflerdir.

Sanayi ve çevre raporlarına göre, Türkiye su arıtma kimyasalları sektöründe Poliakrilamid (PAM) tüketimi binlerce ton ile ifade edilmektedir.

Tarleton State Üniversitesi'nden Dr. Srinivasan, şunları söyledi:

Bu bitki özlerinin su arıtımında kullanılması, arıtılmış suya ek toksik maddeler katmadan mikroplastikleri ve diğer kirleticileri ortadan kaldıracak, böylece halk için uzun vadeli sağlık risklerini azaltacaktır.


Çorbadaki o "çekici" -herkesin şaka yaptığı o yapışkanlık- bilimde bir isim taşıyor: Müsilaj.

Bağırsakların düzenli çalışmasına yardımcı olan, şekerin kana karışma hızını yavaşlatan ve yapay bir katkı maddesi eklemeden yiyecekleri koyulaştıran çözünür bir liftir.

Türkiye'de yıllık bamya üretimi yaklaşık 28 bin ton civarındadır. Osmaniye, 4 bin 400 tonluk üretimiyle Türkiye'nin en önemli bamya üretim merkezlerinden biridir.

Dünya çemen otu tohumu üretiminin yaklaşık yüzde 85'ini Hindistan karşılıyor. Hindistan, yılda 120 bin tondan fazla çemen otu tohumu (methi) üretiyor.

Hindistan yılda 6 milyon tondan fazla bamya üretiyor. Bazı yıllarda bu miktar, dünyada yetiştirilen bamyanın yarısından fazlasını oluşturuyor.

Tüm dünyada yaklaşık 11 milyon ton bamya üretiliyor ve bunun büyük çoğunluğu tek bir ülkede gerçekleştiriliyor.
 

Şekil 3. Bamya
Şekil 3. Bamya

 

Bamya Hindistan için neden büyük önem taşıyor?

Bu sadece dikkat çekici bir bilimsel buluş değil. Hindistan için bu gelişme, iklim konusunda birçok cephede bir zafer olabilir.


A. Yerel, düşük maliyetli ve yerli üretim

Ülke genelinde zaten bamya ve çemen otu tohumu yetiştiriliyor. Bu bitkiler kolay yetişiyor, dayanıklılar ve iklim değişikliğine karşı direnç gösteriyorlar. İthalata ihtiyaç yok. Yeni altyapıya da gerek yok.


B. Kırsal alanlar için su temizliği

Birçok kırsal topluluk, çoğu mikroplastik bulaşmış olan tanklara, göletlere ve kuyulara bağımlıdır. Bu müsilaj yöntemi, zararlı kimyasallar kullanılmadan suyu temizlemenin sürdürülebilir ve uygun maliyetli bir yolunu sağlayabilir.


C. Çiftçi inovasyonu ve geliri

Çiftçilerin yalnızca gıda üretimi için değil, su arıtma sistemlerine hammadde sağlamak amacıyla müsilaj elde etmek üzere çemen otu tohumu yetiştirdiğini hayal edin. Bu, tarıma dayalı, çevre dostu ve topluluk mülkiyetine dayanan tamamen yeni bir değer zinciri oluşturabilir.

Mikroplastiklerle kirletilmiş saf suda yapılan ilk testler şu sonuçları gösterdi:

  • 1 litre suya 1 gram toz eklenmesi, mikroplastikleri en etkili şekilde hapsediyor.
  • Kurutulmuş bamya ve çemen otu tohumu özleri, 1 saat içinde plastiklerin sırasıyla yüzde 67 ve yüzde 93'ünü uzaklaştırdı.
  • Eşit oranlarda bamya ve çemen otu tohumu tozunun karışımı, 30 dakika içinde maksimum giderme verimliliğine (yüzde 70) ulaştı.
  • Her iki doğal polimer de, atık su arıtımında geleneksel olarak kullanılan sentetik ve ticari olarak temin edilebilen poliakrilamitten önemli ölçüde daha iyi performans gösterdi.

Sentetik flokülantlara göre doğal flokülantların rekabet avantajları

  • Tamamen biyolojik olarak parçalanabilirlik
  • Sıfır toksisite profili
  • Uygun maliyetli hammaddeler
  • İkincil kirlenmeye neden olmaması
  • Ölçeklenebilir üretim potansiyeli

Sürdürülebilir su altyapısının geliştirilmesi açısından kritik öneme sahiptir.

Piyasa etkileri: Küresel su arıtma kimyasalları pazarı (50 milyar doların üzerinde), sürdürülebilir alternatiflere yönelik artan bir baskıyla karşı karşıyadır.

 

 

Kaynaklar:

1. https://sci.news/technologies/fenugreek-okra-extracts-microplastics-water-treatment-13882.html
2. https://pubs.acs.org/doi/10.1021/acsomega.4c07476
3. https://timesofindia.indiatimes.com/life-style/health-fitness/health-news/consuming-okra-water-with-fenugreek-regularly-scientists-say-it-can-also-remove-microplastics-from-body/articleshow/121248137.cms
4. https://pubs.acs.org/doi/pdf/10.1021/acsomega.4c07476?ref=article_openPDF
5. https://x.com/samdknowlton/status/1943753817008316643
6. https://x.com/MikeAgrow/status/2049479503378841725
7. https://www.foodandwine.com/okra-and-fenugreek-capture-microplastics-in-water-11903147
8. https://www.optimistdaily.com/2025/12/okra-and-fenugreek-extracts-remove-up-to-90-percent-of-microplastics-from-water-2/
9. https://pubs.acs.org/doi/10.1021/acsomega.4c07476
10. https://scitechdaily.com/natural-plant-extract-removes-up-to-90-of-microplastics-from-water/
11. https://sustainablebrands.com/read/fenugreek-okra-microplastic-pollution?utm

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU