Çocukluğumun ve ergenliğimin büyük bir bölümü, Deniz Göktaş'ın bölgesi Mamak'ın yanı başında geçti
Bilmeyenler için söyleyeyim, Deniz Göktaş Ankara'da, Mamak'tan başlayıp Cebeci-Siyasal, Kızılay-Yüksel ve Üniversiteler Mahallesi-ODTÜ'ye uzanan hattın çocuğudur.
Mamak'ın solcu ailelerinin çocukları, eğer iyi puan alırlarsa ya Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne ya ODTÜ'ye ya da biraz ilerideki Hacettepe Üniversitesi'ne giderler.
Deniz Göktaş da ODTÜ Psikoloji Bölümü'nü kazanmış Mamaklı gençlerden biridir.
Deniz, Mamak'ın "Angara Bebesiyim" diyenlerinden çok, Yüksel Caddesi'nde sol kolunu dirsekten kırıp baş hizasına kadar ağır çekimde kaldırıp indirerek, "Direne direne kazanacağız" diyen muhalif solcu gençlere yakındır.
Ama sonuçta Mamaklıdır ve inanın, Mamaklı çocuklar iyidir.
Farklı siyasi görüşlerden de olsalar, Ankara'nın çocukları her konuda çok ince espriler yapar, gülmeyenleri bile güldürecek sözler ederler. Değerlere, kişilere saygıyı ve nerede duracaklarını çok iyi bilirler.
Deniz Göktaş da belki bir adım ileri ya da bir adım geridir ama onlardan biridir.
Önceliği, giderek gerilen, mutsuzlaşan insanımızı güldürürken aynı anda düşündürmektir.
Cumhurbaşkanına hakaret edilmeyeceğini, dinî değerler konusunda halkın hassasiyetini bilecek kadar zeki ve saygılıdır.
Çünkü değerlere saygının yoğun olduğu Mamak'ta yetişmiştir.
fazla oku
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Mamak'ı, başta İstanbul'u dünyanın merkezi zannedenler olmak üzere tüm Türkiye'ye özetleyelim.
Mamak'ın sağcısı da solcusu da İslamcısı da delikanlıdır ve birbiriyle çoktan barışıktır.
Mamak, Ankara'nın 12 Eylül öncesindeki siyasi çatışmalarla, "Kurtarılmış Bölgeler" ile ünlenmiş; kimi semtlerini ülkücülerin, kimi semtlerini de devrimcilerin kontrol ettiği bir merkez ilçesiydi.
Solcular Mamak'ın ağırlıklı olarak yüksek bölgelerinde, ülkücüler ise genelde düzlükte kalan semtlerinde yerleşikti.
Mamak'ın hafızalarda maalesef çok kötü izler bırakmış noktalarından biri de askerî hapishanedir.
Bu hapishane, sağcıların ve solcuların bir arada tutulmasıyla, işkencelerle ve ölümlerle ünlenmişti.
Ama bu Mamak artık mazide kaldı.
Bir zamanlar gecekondularla kaplı Mamak, bugün kentsel dönüşümünü tamamlamış, emlak fiyatlarının kimi semtlerde alıp başını gittiği, demografisinin değiştiği farklı bir bölge hâline geldi.
12 Eylül 1980 öncesi devrimci grupların, "Halkımızın konut sorununu çözüyoruz" diyerek boş buldukları her yere gecekondu yapılmasına yardım ettikleri anlayış da çoktan tarih oldu.
Hemşericiliğin, mezhepçiliğin ve siyasi görüşlerin geçerli akçe olduğu, ilişkilerin feodal değerler üzerinden kurulduğu Mamak çoktan kabuk değiştirdi.
İşte böylesi bir ilçede büyümüş Deniz'i sadece solcular, kendini muhalif olarak tanımlayanlar değil; sağ cephedeki muhafazakârlardan milliyetçilere, siyasal İslamcılara kadar hemen herkes izliyor ve gülüyor.
Elbette sevmeyenleri, tepki gösterenleri de var.
Ben Deniz'in avukatı falan değilim, sadece kendi doğrularımı söylemeye çalışıyorum.
Ama bazıları, Deniz'in sözlerinden birkaçını cımbızla çekip alarak onu hakaretin, saygısızlığın kaynağı olarak göstermeye çalışıyor.
Hiçbir şekilde sövmeyen, düşmanlaştıran, ötekileştiren, küçümseyen söylemleri olmayan Deniz, hemen her kesime yönelik ince mizah yapıyor.
Tüm tanınmış kişileri ve siyasileri, günlük hayatta herkesin yaptığı gibi yorumluyor.
Bana göre en çarpıcı olanları da İmamoğlu'nun diploması ve eğitim durumuna yaptığı göndermelerdir.
Öncelikle belirteyim ki dinî değerler konusunda toplumun büyük bir bölümünün sahip olduğu hassasiyetler bende de var.
Aşırıya kaçan konuşmalar yapanların yanında pek kalmam.
Eğer kalırsam da uygun bir şekilde yanıt veririm.
Gösterisinin din hakkındaki bölümünde Deniz'in kurduğu cümleler, hassasiyetime rağmen beni rahatsız etmedi.
Ama gösteri videosunu çok önce izlemiş olsaydım, Deniz'i bulur ve tecrübeli bir ağabeyi olarak, kimseyi kırmamak için hangi ifadeleri kullanması gerektiğini anlatırdım.
Kendine ateist diyen kişilerden İslam dini hakkında çok ağır espriler duydum.
Bu grupla asla mukayese etmeyeceğim Deniz Göktaş'ın sözleri, onların yanında çok naif kalıyor.
Deniz, herkesin konuştuğu, yorum yaptığı, güldüğü ne varsa onları kendi tarzıyla anlatıyor.
Tüm esprilerini tadında yapan Deniz Göktaş'ın serbest bırakılması hepimizi, herkesi mutlu eder.
İçeride kalması ise hemen her olay üzerinden gerilen toplumu daha da gerer, bazı kesimlere de üzerinde tepinecekleri malzeme verir.
Toplum haddinden fazla gerildi ve insanımızın gülmeye ihtiyacı var. Bırakın Deniz Göktaş gibileri hepimizi güldürmeye devam etsin.
Mamak'ın çocuklarının kimseye zararı yoktur.
Zararlı gösterilmeye çalışılan Deniz'in ise insanları güldürmekten başka zararı yoktur.
Deniz'in içinden çıkıp geldiği Mamak'ın birçok genci, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde çalıştığım yıllarda öğrencim oldu.
Heyecanlı muhalif gençler olarak benimle de ateşli tartışmalar yaptılar ama asla saygıda kusur etmediler.
Hatta sorularına aldıkları yanıtlarla birçok konuda ikna oldular.
Alfabedeki tüm harfleri kullanarak oluşturulmuş adları taşıyan sol örgütlere sempati duyan Mamaklı gençler, en çok Yüksel Caddesi bölgesinde toplanır, kimseye zarar vermeyen gösteriler yaparlar.
Hatırlayın, Mamaklı gençlerin bir şarkısı tüm Türkiye'nin diline yapışmıştı:
Ulus-Cebeci-Çankaya Gardaş deriz Kankaya, bize her yol Paris değil la, bize her yol Angara.
Bırakın gençler gülsün, güldürsünler ki Türkiye gerilmesin, rahatlasın.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish