Mide içinde asit ve pepsin ile temas edebilen alanlarda, midenin yüzeyden daha derin tabakalarını içine alan belli ölçülerdeki doku kaybı alanına ülser denir. 1
Bunun yanında erozyon tabiri ülser ile karıştırılmamalıdır. Çünkü erozyonlar, yüzeysel doku kaybı ve tahriş niteliğinde lezyonlardır.
Mide ülseri (peptik ülser) olarak klasikleşen deyim, midenin iç yüzünde ve midenin çıkışı olan ince bağırsağın ilk kısmında görülen ülserleri ifade eder.
Duodenum ülseri yerine halk arasında mide ülseri ifadesi yaygın olarak kullanılmaktadır.
Ülser hastalığı, yaşam boyu gelişme riski yüzde 5 ila yüzde 10 arasında değişen küresel bir sağlık sorunudur. 2
Genellikle yemeklerden sonra karın üst bölgesi ve göbek çevresinde hissedilen ağrı, şişkinlik, yanma, bulantı veya dolgunluk hissi olarak tanımlanan şikâyetler, mide iltihabı (gastrit) veya mide ülserinin birer yansıması olabilir.
Ülser ağrısı ise daha dayanılmaz, kıvrandırıcı, kemirici ve gece uyutmayacak nitelikte olur. Bu şikâyetler yaşam konforunu bozabilir.
Midede ülser veya iltihabın en sık görülen 2 nedeni, ağrı kesici kullanımı ve *Helicobacter pylori* enfeksiyonudur. 3
Ülserin diğer nadir nedenleri arasında ilaçlar, Zollinger-Ellison sendromu, kanser, radyasyon tedavisi, damarsal yetmezlikler, viral enfeksiyonlar ve Crohn hastalığı yer alır.
Mide mikrobu olarak bilinen Helicobacter pylori enfeksiyonu, toplumumuzda normal bireylerde dahi yüzde 80'in üzerinde pozitiftir.
Endoskopik incelemede ülser, kanser veya lenfoma saptanan ya da birinci derece akrabasında mide kanseri bulunan bireylere mikrop için kombinasyon tedavisi verilmelidir.
Uygun koşullarda uygulanan tedaviden sonra mikrop analizleriyle değerlendirme yapılmalıdır.
Mide kanserinin endoskopik zemini mide ülseri olabileceği için konu dikkate alınmalı, ülserin iyileşip iyileşmediği de kontrol edilmelidir.
Mide ülserinin komplikasyonları arasında kanama, tıkanma ve delinme yer alır. Gerekli hâllerde cerrahi girişim uygulanabilir. 4
Mide ülseri ve mide iltihabının tedavisinde en sık tercih edilen ilaç grubu, mide koruyucu olarak bilinen proton pompa inhibitörleridir.
Lansoprazol, pantoprazol, esomeprazol ve rabeprazol bunların başlıca türleridir.
Helicobacter pylori testi pozitif ise antibiyotikli kombinasyon tedavileri uygulanmalıdır. 5
İlaçların yanı sıra yaşam tarzı düzenlemeleri de mevcut şikâyetlerin hafifletilmesinde önemlidir.
Diyet çoğu zaman bireyselleştirilmelidir. Bu hastalıklarda mutlak yasak gıda kavramı yoktur.
Ancak tüketilen gıdaların miktarı azaltılmalıdır. Genel olarak sık sık ve az az yenmelidir.
Uzun süreli açlıklardan sonra bir anda fazla ve tıka basa yemek, şikâyetleri artıracaktır.
Yemek çok hızlı değil, daha yavaş yenmeli ve iyi çiğnenmelidir.
Çok sıcak veya çok soğuk yiyecek ve içeceklerden kaçınılmalıdır.
Bunun yanında, şikâyetleri azaltmada bireysel diyet günlüğü tutmak önemlidir.
Hangi gıdanın kişiyi daha fazla rahatsız ettiğine yönelik farkındalık oluşturmak iyileşmeyi hızlandıracaktır.
Mide asidini artıran gıdalar azaltılmalıdır. Yemeklere katılan et suyu, mide asidi salınımını uyarır.
Gece yatmadan önceki 2-3 saat içinde hiçbir gıda veya su tüketilmemelidir.
Aspirin (Coraspin, Ecopirin) ve diğer ağrı kesici ilaçlar kullanılmamalı, sigara ve alkolden uzak durulmalıdır.
Bir yeriniz ağrıdığında kullanmanız gerekiyorsa, mideye daha az zarar veren parasetamol içeren ağrı kesiciler (Parol, Minoset) tercih edilebilir.
Rutinde yoğun olarak kullanılan ağrı kesicilerin yalnızca ağızdan değil, damardan veya kalçadan uygulanması da mide ülseri riskini artırır.
Doğal olduğu söylenen alternatif tıp ürünleri, mide ve bağırsak sorunlarını ve karaciğer hastalıklarını artırabilir.
Soda suyu içmek mide veya gaz şikâyetlerine iyi gelmez.
Bahsedilen yöntemlere rağmen mide ağrısı şiddetli şekilde devam eden, kilo kaybı gelişen, kanlı kusması olan veya dışkı rengi siyah (melena) olan hastalar derhâl gastroenteroloji uzmanına başvurmalıdır.
Tanı amacıyla yapılacak endoskopik işlemlerden çekinmeye gerek yoktur.
İşlem hissedilmez, sedasyon altında gerçekleştirilir. Kısa sürer ve önemli bir yan etkisi yoktur.
Mide ülseri şikâyeti olan veya benzer yakınmaları bulunan bireylerin başvurması gereken asıl uzmanlık alanı gastroenterolojidir.
Kaynaklar:
1. WU JCY, Sung JJY. *Ulcer and Gastritis*. Endoscopy. 2002;34:104-110.
2. Lanas A, Chan FKL. *Peptik ülser hastalığı*. Lancet. 2017 Ağustos 05;390(10094):613-624.
3. Narayanan M, Reddy KM, Marsicano E. *Peptik ülser hastalığı ve Helicobacter pylori enfeksiyonu*. Mo Med. 2018 Mayıs-Haziran;115(3):219-224.
4. Sachdeva AK, Zaren HA, Sigel B. *Peptik ülser hastalığının cerrahi tedavisi*. Med Clin North Am. 1991 Temmuz;75(4):999-1012.
5. Malfertheiner P, Megraud F, O'Morain CA, Avrupa Helicobacter ve Microbiota Çalışma Grubu ve Konsensus Paneli. *Helicobacter pylori enfeksiyonunun yönetimi: Maastricht V/Florence Konsensus Raporu*. Gut. 2017 Ocak;66(1):6-30.
*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
© The Independentturkish