Jahia’nın Yazı: Bazen farklılıklar dostluğu besler

Murat Bayar, Independent Türkçe için yazdı

Kolaj: Independent Türkçe

Ödüllü Fransız Yönetmen Olivier Meys ile L’été de Jahia / Jahia’nın Yazı filmi üzerinden Filistin ve İsrail’i ve birlikte yaşayabilme temasını, filmin Fransız Kültür Merkezi’ndeki gösteriminden sonra konuştuk. Bu röportaj, filmin eleştirisiyle birlikte okunduğunda daha anlaşılır olacaktır.

“Filistin ile İsrail’in bir arada yaşaması en çok istediğim şey!”

Jahia’nın Yazı, neredeyse tamamı Belçika’daki bir göçmen merkezinde geçen uzun metrajlı bir film. Filmde Sahel’den kaçan genç kız Jahia (Noura Bance) ile Belaruslu genç kız Mila’nın (Sofiia Malovatska) sıra dışı dostluğu üzerinden “farklılıklarımızla birlikte yaşayabiliriz” mesajı veriliyor.
Yönetmen ve senarist Olivier Meys, Filistin ile İsrail’in bir arada yaşamasıyla ilgili olarak, “Bu en çok istediğim şey. Bununla birlikte şimdilik bundan çok uzak olduğumuzu da görüyorum” diyor.

Kahramanlar gerçekte de sığınmacı

Meys, kahramanlarını seçmek için bir buçuk yılda 400’den fazla video izlemiş. En sonunda Ukrayna’daki savaştan kaçan Sofiia Malovatska ile Afrika’dan Lille’e (Belçika sınırındaki Fransız şehri) gelen Noura Bance’yi keşfetmiş. Sığınma merkezlerini daha iyi anlatabilmek için zamanının önemli bir kısmını bu merkezlerde geçirmiş.

İkiliyi ilk rollerinde izliyoruz. Sığınma taleplerinin sonucunu beklerken, geçmiş anılarından çok gelecek endişelerinin beslediği sıra dışı dostluklarında birbirlerini tamamlayan iki kızı görüyoruz.

Farklılıklar zenginliklerimiz

İyi bir aşçı olan Jahia’yı, iyi bir pazarlamacı olan Mila tamamlıyor. Jahia’nın karamsarlığına karşılık Mila’nın iyimserliğini ve son kertede Jahia’nın sevdikleri için neyi göze alıp neler yapabileceğini izliyoruz.
Meys, farklılıkların birbirlerini tamamlayan bir bütünün parçası olduğu mesajını veriyor…

Merkezinde belirsizlik olan bu endişeli bekleyişte ikilinin aralarında filizlenen bağ, izleyiciyi derinden etkiliyor. İltica talebinin yakıcı bekleyişiyle derslerine girmeyen Jahia’ya Mila, “Hayal kurmalısın, umut duymak zorundasın” sözleriyle destek oluyor. Jahia ise en kötüye razı görünen taraf.

Çünkü birinin annesi, babası ve kardeşiyle belirlenmiş rolleri varken, diğeri hasta annesine ebeveynlik yapmak zorunda. 15 yaşındaki Jahia, sırtına yüklenen bu yüklerin yanı sıra yaşamlarını sürdürebilmenin tek yolu olan iltica taleplerinin kabulü için de endişeli bekleyişi sırtlanmak zorunda.

Daha şanslı bir aileden gelen ve yokluklar nedeniyle karamsarlaşmış genç kız üzerinden “Birbirinizi anlayabilirsiniz” mesajı veriliyor.

Umudun aktarılması teması

İltica talebi kabul edilen üçüncü bir aileyi izlerken ikilide umudun aktarılmasının öyküsü ortaya çıkıyor.

Senarist ve yönetmen Olivier Meys, şiddet mağduru sığınmacıları şiddeti doğrudan göstermeden, etkileri üzerinden betimliyor. Afrikalı Jahia ile Belaruslu Mila’nın dostluğunu yalın ve sıcak bir dille anlatıyor.

Meys, Jahia karakterini canlandıran Noura Bance’yi nasıl keşfettiğini şöyle anlatıyor: “Gerçek adı Noura. Lille’de bir merkezde kendisiyle tanıştım. Afrika’dan Avrupa’ya mülteci olarak gelmiş. Ama kendisi kariyerini oyuncu olarak değil, siyaset alanında sürdürme düşüncesiyle eğitim alıyor. Zeki bir kız ve şu anda üniversitede de çok başarılı.”

“Sofiia Malovatska’nın ilk projesini gerçekleştirecek”

“Mila’yı canlandıran Sofiia Malovatska ise Fransa’ya annesiyle gelmiş. Ukraynalı bir savaş mağduru. Noura’dan farklı olarak kariyerini oyunculukla sürdürmeyi hedefliyor ve tiyatro okuyor. Yakın zamanda ilk projesini hayata geçirecek.”
Jahia’nın taş ocağının dibindeki gölde Mila’yı kucağında ve suyun üzerinde tutması gibi, Jahia’nın annesinin merkez müdürünün elini sevgiyle tutmasında da “Başkalarını ötekileştirmeden hayatlarına olumlu dokunuşlarda bulunabilirsiniz” mesajı veriliyor.

Frankofon sinema mağdurun yanındadır!
 

Frankofon sinemada abartılı figürler yerine sahici ve sıcak karakterlerin olduğunu belirten Meys, kültürlerinin mağdurun yanında olmayı gerektirdiğini kaydediyor: “Frankofon kültüründe gerçekten de mağdurun yanında olmak vardır. İnsanları kahramanlaştırıp güçlü yanlarını göstermektense zayıf yanlarını göstererek yanlarında olduğumuzu hissettirmek istiyoruz. Fransa’da olduğu gibi Belçika sinemasında da böyle bir geleneğin varlığından söz edebiliriz. Ben de bu gelenekten geliyorum.”

Meys, kaba şiddet yerine sistem eleştirisi yapıyor: “Şiddetin temsili gerçek bir sorun. Bunu zihinsel olarak ele almak istemedim; benim için şiddet, sistemin şiddetidir. Her şeyden önce burada bunu kasıtlı olarak tesadüfün dışında tutmayı seçtim.”

Olivier Meys, 2005 Clermont-Ferrand Film Festivali’nde “Birinci Film Ödülü”nü ve 2008 Cinéma du Réel’de “SCAM Uluslararası Ödülü”nü kazanmıştır. Ayrıca 2017 yapımı Bitter Flowers filmiyle 9. Magritte Ödülleri’nde En İyi Film ve En İyi Yönetmen dahil dört adaylık elde etmiştir.

L’été de Jahia / Jahia’nın Yazı Film Ekibi:

Yönetmen ve Senarist: Olivier Meys

Oyuncu Kadrosu (Başlıca Roller):
•    Noura Bance (Jahia rolünde)
•    Sofiia Malovatska (Mila rolünde)
•    Céline Sallette (Juliette – Sığınmacı merkezi sorumlusu rolünde)
•    Audrey Kouakou, Xusha Buravsky
Yapım Şirketleri: Kidam Production, Michigan Films, Red Lion
Olivier Meys | Fransa, Lüksemburg, Belçika | 2025

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU