Trump, NATO üyelerinden savunma harcamalarını artırmalarını onlara silah satmak için istiyor

Gürbüz Evren Independent Türkçe için yazdı

Trump, Ankara'daki NATO Zirvesi'nde savunma harcamalarının artırılması yönündeki beklentisini bir kez daha dile getirdi / Fotoğraf: Reuters

Bakmayın siz Trump'ın, "NATO, İran savaşında yanımızda değildi, bize yardım etmedi. Bu yüzden NATO, ABD için önemini kaybetmiştir" türünden sözlerine.

Önce iş adamı, sonra başkan olan Trump'ın derdi, ABD'ye verilmeyen askerî destek falan değil.

Emlakçı Başkan Trump'ın derdi, her şeyden önce para.

"Avrupa ülkelerini korumak için NATO üzerinden milyarlarca dolar harcamak istemiyoruz. Artık üye ülkeler, savunmaya ayırdıkları bütçelerini artırsınlar" ifadelerini her fırsatta farklı şekillerde dillendiren Trump, açıkça "Para yoksa bizden koruma beklemeyin" diyor.

Hatırlayalım, NATO'nun 2025'teki Lahey Zirvesi'nde, üye ülkelerin 2035 yılına kadar gayrisafi yurt içi hasılalarının (GSYH) yüzde 5'ini savunmaya harcamaları kararı alınmıştı.

Söz konusu yüzde 5'in yüzde 3,5'i temel savunma harcamalarına ayrılacak.

Yüzde 1,5'i ise sivil hazırlık ve dayanıklılık, inovasyonun desteklenmesi, kritik altyapının korunması ve savunma sanayisinin güçlendirilmesi gibi savunma ve güvenlikle bağlantılı yatırımlara tahsis edilecek.

Trump, ısrarla NATO üyesi ülkelerin GSYH'lerinin yüzde 3,5'ini hiç vakit kaybetmeden savunma harcamalarına ayırmasını istiyor.

Bu ısrarın görünür bir nedeni var.

Çünkü Trump, üye ülkeleri ABD'den mühimmat, füze, uçak, tank, top ve daha birçok silah almaya hem yönlendiriyor hem de zorluyor.

NATO üyesi ülkelerin toplam savunma harcamaları 2026 yılında 1 trilyon 810 milyar dolara çıkacak.

İşte bu paranın bir bölümü, ABD'den alınacak silahlara gidecek.

Trump, NATO üzerinden Amerikan silah sanayisine ve silah tüccarlarına para kazandırmanın derdinde ve bunu da başarıyor.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Şimdi de NATO üyesi ülkelerin savunma harcamalarına bakalım.

ABD'nin savunma harcamalarının 2026 yılında 1 trilyon 32 milyar dolar olması bekleniyor.

ABD'yi 147 milyar dolarla Almanya, 110 milyar dolarla İngiltere, 80 milyar dolarla Fransa, 57 milyar dolarla İtalya, 53 milyar dolarla Polonya ve 52 milyar dolarla Kanada izleyecek.

Türkiye'nin 2026 yılı savunma harcamasının ise 48 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Savunmaya millî gelirinden en düşük payı ayıracak üye ülkenin yüzde 1,61 ile Slovenya olacağı tahmin ediliyor.

En düşük payı ayıracak diğer 2 ülke ise yüzde 2 ile Belçika ve İspanya olacak.

Bu arada Danimarka, Estonya, Letonya, Litvanya ve Polonya'nın, savunmaya GSYH'lerinin yüzde 3,5'ini ayırma yönündeki hedefi planlanandan 10 yıl önce aşması öngörülüyor.

Danimarka dışındaki diğer 4 ülkenin söz konusu hedefi aşma çabalarını, sınır komşuları olan Rusya'dan kaynaklanan tarihsel korkuya bağlayabiliriz.

NATO Genel Sekreteri değil de Trump'ın NATO sözcüsü gibi davranan Rutte'nin, "Başkan Trump, tüm müttefiklerin derhal harekete geçip yüzde 5 hedefine ulaşma yolunda acilen adım atmalarını bekliyor" sözleri ise üye ülkelere yönelik bir uyarı olarak nitelendirilebilir.

Zaten bu uyarı içerikli beklenti, NATO Sonuç Bildirgesi'ne de yansıdı.

Bir de Rusya gerçeği var.

Görünen o ki NATO, Rusya'ya karşı savaşı büyütecek.

Nasıl mı?

Ankara'daki NATO Zirvesi'nde, 2026 ve 2027 yıllarını kapsayacak şekilde Ukrayna'ya 70 milyar avro askerî yardımda bulunma kararının alınmasının beklendiğini 6 Temmuz'da yazmıştım.

Bugün, yani 8 Temmuz'da yayımlanan NATO Sonuç Bildirgesi'nde söz konusu 70 milyar dolarlık yardım net bir şekilde yer aldı.

Böylelikle Trump bir kez daha kazandı.

Çünkü bu parayla ABD'den silah alınacak ve savaşı sürdürüp Rusya'yı yıpratması için Ukrayna'ya verilecek.

Görüldüğü üzere Trump, bitireceğim dediği Ukrayna-Rusya savaşını bitirmeyecek, aksine Amerikan silah sanayisine para kazandırmaya devam edecek.

Bir başka gerçek ise NATO'nun ABD ve Avrupa kanadı arasında, Çin-Rusya bloğu nedeniyle giderek büyüyen anlaşmazlıktır.

Trump, Putin'in Rusya'sını savaşılması gereken bir düşman olarak görmüyor.

Ama Çin söz konusu olduğunda NATO'nun tüm gücüyle ABD'ye destek vermesini istiyor.

Çünkü Pekin'i her geçen gün büyüyen bir tehdit olarak tanımlıyor.

NATO'nun Avrupa kanadı ise en önemli sorun ve tehdit olarak Rusya'yı görüyor.

NATO'nun Avrupa ve ABD kanadında benzer bir ayrışma, İran savaşı nedeniyle de yaşanıyor.

Ama NATO'daki ayrışma, Rusya, Çin ve İran ile sınırlı değil.

İsrail'in işgal alanlarını genişletmeye çalıştığı Lübnan, Suriye, Gazze ve Batı Şeria'da da ABD ile NATO üyesi bazı ülkeler arasında ciddi görüş ayrılıkları yaşanıyor.

Tüm bunlar yetmezmiş gibi Trump'ın, Grönland'ı Danimarka'dan yeniden istemeye başlaması da ciddi bir rahatsızlık konusu olmaya aday.


Peki, Ankara'daki NATO Zirvesi'nden ne çıktı?

Çok uzun analizlere gerek yok.

Zirveden Trump'ı memnun edecek sonuçlar çıktı.

Bunu anlamak için Sonuç Bildirgesi'ndeki maddelere bakmak yeterli.

Altıncı ve son madde ise Türkiye'ye bir cümle ile teşekkür etmek için yazılmış.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU