Şark Islahat Raporu üzerine

Celalettin Can Independent Türkçe için yazdı

Cumhuriyetin ilk yıllarında Mustafa Kemal Atatürk ve Başbakan İsmet İnönü Yalova'da vatandaşlarla bir arada (1933) / Fotoğraf: İşte Atatürk Arşivi

İsmet İnönü’nün Şark Islahat Raporu’nun temel özelliği daha baştan, adından anlaşılıyor. Mesela şarkın kalkındırılması, şarkın refahı gibi isimler kullanmıyor. "Şarkın ıslahı" diyor. Islahat bir miktar iyileştirme içermekle birlikte esas olarak "yola getirmek" anlamına gelir. İsmet Paşa’nın raporu da esas olarak bu anlamda bir yaklaşım.

Sözgelimi raporda şarkta fabrika kurulması anlamında tek bir cümle dahi yok. Fabrika kurmak belli koşulların yerine getirilmiş olmasını gerektirir ve o zamanlar şarkta bu koşullar yoktu ama o koşulların yaratılması yönünde çaba gösterilebilirdi. Raporda bu anlamda da tek bir cümle yok.

Geriye tarım kalıyor. Raporda tarıma ilişkin sadece sulamadan bahsediliyor ama şarkta tarım arazilerinin sulanmasına yönelik bir çabanın başlatılması yönünde bir öneri yok. Sadece bazı Türk bölgeleri için sulama gereğinin altı çiziliyor.

Türk idaresi bir bölgenin gelişmesini hedeflediği zaman o bölgedeki kent veya büyük kasaba merkezlerine okul, yol ve devlet dairesi götürmeye çalışıyor. Çünkü bunu yapabildiği ölçüde bina yapılıyor, bölgeye memur ve öğretmen gidiyor. Bunlar da birbirlerine talep oluşturarak ekonomide bir canlanma yaratıyor. Sonra civarda tarım ve zanaatler canlanıyor, çünkü bu insanların gıda talebi oluyor. Devletin şarkın kalkınması bağlamında böyle genel bir çabasını görmüyoruz. Mevcut sınırlı çabayı da Türklerin bulunduğu yerlerde göstermeye çalışıyor. Böylece şarkta Türk şehirlerinin gelişmesini sağlamaya çalışıyor.

Bu bağlamda İnönü, Diyarbakır’ın bir Türk şehri olarak geliştirilebileceğini tahmin ediyor ama biliyoruz ki bu tahmini tutmadı, tersi oldu. Buradan devletin Kürt nüfusun artmasına ve toplaşmasına neden olabilecek girişimlerde bulunmaktan kaçınmaya dikkat sarf ettiğini ve bunu gerekli gördüğünü anlıyoruz. Raporda doğrudan bunu belirten ifadeler yok ama bu anlamı taşıyor.

İnönü gittiği yerlerde sağlık sorunlarının ağırlığı ile karşılaşıyor. Sıtma ve trahomun yaygın olduğunu, bunun gittiği yerlerdeki Türk memurlar ve subaylar içinde bir sıkıntı olduğunu tespit ediyor. Doktor eksikliğini, halkın bundan şikâyet ettiğini görüyor. Ne var ki bunları sadece tespit ediyor. Mesela tıp fakültelerinin kurulmasına öncelik vermeliyiz gibisinden önerilerde bulunmuyor. Dolayısıyla İsmet İnönü’nün şark raporunun bölgede özellikle Türk nüfusun yaşadığı bölgelere yönelik mütevazı tedbir önerilerinden ibaret olduğunu söyleyebiliriz.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU