Ukraynalılar 100 bin Polonyalıyı öldürdü, Polonya ise 1 milyon Ukraynalı sığınmacıyı ağırlıyor

Gürbüz Evren Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: Agencja Wyborcza

Polonya’da Ukraynalı sığınmacılara yönelik tepkiler tehlikeli boyutlara doğru ilerliyor.

Bu durumun en önemli nedenlerinin başında, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski’nin bir askeri birliğe verdiği isim geliyor.

İkinci Dünya Savaşı yıllarında Ukraynalıların 100 bin Polonyalıyı öldürdüğü belirtilen Volhinya (Volhynia) katliamı, Polonya’da sosyal medya üzerinden yeniden yoğun bir şekilde gündeme taşındı.

Zelenski’nin, katliamı gerçekleştiren isyancı grubun adını Ukrayna Ordusundaki bir birliğe verdiğinin ortaya çıkması, iki komşu ülke arasındaki tansiyonu daha da yükseltti.

Avrupa Parlamentosu da Zelenski’yi uyararak, kötü çağrışımlar yapan bu kararı gözden geçirmesini istedi.

Cumhurbaşkanı Nawrocki’nin taraftarları ise Polonya’da 2027’de yapılacak seçimler öncesi, sosyal medyada sığınmacı karşıtı kampanya başlattı.

Kampanyada, Ukraynalı sığınmacıların ülkelerine dönmeleri isteniyor.

Ukraynalılar ise 80 yıllık meselenin yeniden gündeme taşınmasının arkasında Rusya’nın olduğunu öne sürüyor.

İddiaya göre, Rusya’nın kontrol ettiği sosyal medya hesapları, Volhinya katliamını sürekli yayarak, Ukrayna ile Polonya’nın arasını açmayı planlıyor.

Polonyalı aşırı sağcı grupların da bu kampanyadan etkilenerek, Ukraynalı sığınmacıları hedef aldığına dikkat çekiliyor.

Son kamuoyu araştırmalarının sonuçları, söz konusu kampanyanın etkili olduğu ve Ukrayna karşıtlığının çığ gibi büyüdüğünü ortaya koydu.

Şubat 2022’de Rusya, Ukrayna’ya saldırdığında, Polonyalıların yüzde 94’ü Ukraynalı sığınmacıların kabul edilmesini istiyordu.

Ama yaşanan son gelişmelerden sonra Ukraynalıları Polonya’da isteyenlerin oranı yüzde 48’e düştü.

Yaklaşık 1 milyon Ukraynalı sığınmacının bulunduğu Polonya’da bu sert düşüş, önemli olayların işareti olarak görülüyor.

Cumhurbaşkanı Nawrocki, sığınmacılara desteğin düşmesinden önce Ukraynalılara verilen bazı sosyal yardımları iptal etmişti.

Nawrocki bununla da yetinmemiş, daha önce Zelenski’ye verilen, ülkenin en büyük devlet nişanı Beyaz Kartal’ı da geri almıştı.

Önümüzdeki yıl yapılacak seçimler öncesi adaylar arasındaki en önemli tartışma konularının başında Ukraynalı sığınmacıların durumu gelecek gibi gözüküyor.

Başka ülkelerden Avrupa’ya gelen mültecilere yönelik olumsuz tepkilere genelde sessiz kalan Avrupa Birliği, daha şimdiden Polonya hükümetini Ukrayna’daki sığınmacı karşıtı kampanyalar konusunda uyardı ve konunun takipçisi olacağını bildirdi.

İki ülke arasında yeniden bir soruna dönüşen Volhinya katliamını özetleyerek ve savaş sırasında Ukrayna’da, Hitler Almanya’sıyla müttefik olan çok etkili Nazi varlığını hatırlatarak devam edelim.

Volhinya katliamı, İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerle iş birliği yapan paramiliter güç UPA yani Ukrayna İsyancı Ordusu tarafından 1943’ten başlayarak 1945 yılına kadar aralıklarla süren bir etnik temizliktir.

UPA, o dönemde Alman işgali altında olan Polonya’nın Volhinya ve Doğu Galiçya bölgelerinde birçok katliam gerçekleştirdi.

Amaç, etnik bir temizlik yaparak, o dönem Polonya toprağı olan söz konusu bölgeleri Ukrayna’ya dahil etmekti.

Katliam 1943’te başlamıştı ama doruk noktası ‘Kanlı Pazar’ adı verilen 11 Temmuz günü yaşandı.

UPA birlikleri, Polonyalıların Katolik kiliselerde ayin için topluca bulundukları saatlerde yaklaşık 100 kasaba ve köye saldırarak savunmasız sivilleri kitleler halinde katletti.

Bununla da yetinmeyen Ukrayna İsyancı Ordusu, bastığı yerleşim yerlerini de ateşe verdi, yaktı, yıktı, yaşanmaz hale getirdi.

Yaklaşık 60 bini Volhinya’da, 40 bini de Doğu Galiçya’da olmak üzere toplamda 100 bin civarında Polonyalı sivilin öldürüldüğü katliama Ruslar, Çekler, Gürcüler, Ermeniler ve Yahudilerin de katıldığı bilinmektedir.

Polonyalı milis güçlerin de misilleme operasyonlarında 10 bin Ukraynalıyı öldürdüğü kaydedilmiştir.

Polonyalıların Katolik, Ukraynalıların ise Ortodoks olduğunu, dolayısıyla bir mezhep çatışmasının varlığını da hatırlatalım.

Volhinya katliamını yapan UPA’nın liderlerinden Stepan Bandera’nın Ukrayna’da bir halk kahramanı, Polonya’da ise katil olarak anıldığını da ayrıca belirtelim.

İki ülke arasındaki bu sorun Sovyetler Birliği’nin 1991’deki çöküşüne kadar rafa kaldırılmıştı.

Çünkü Ukrayna Sovyetler Birliği’nin bir parçasıydı, Polonya da Doğu Bloku ülkesiydi.

Sovyetlerin dağılmasının ardından Volhinya katliamını anma törenleri, 1994’ten itibaren düzenli bir şekilde yapılmaya başlandı.

Polonya’nın 2004’teki Avrupa Birliği üyeliğiyle de konu Avrupa gündemine daha çok taşınmıştır.

Polonya, Volhinya katliamını resmen soykırım olarak tanımıştı.

Ukrayna ise soykırım tanımlamasına karşı çıkarak, olaylarda her iki tarafın da sorumluluk taşıdığını, bu yüzden ‘çatışma’ ifadesinin daha doğru olacağını savunuyor.

Günümüzde Volhinya bölgesinin büyük bir bölümü Ukrayna’nın, küçük bir bölümü ise Polonya’nın sınırları içinde kalmaktadır.

Son yıllarda Polonya hükümetinin Ukrayna nezdindeki girişimleriyle Volhinya’daki toplu mezarların tespiti ve açılmasına ilişkin görüşmeler yapıldı.

Ukrayna Yönetimi, mezarların tespitinin, Rusya ile süren savaş ortamında yapılmasının doğru olmadığını savunsa da Polonya bu konudaki kararlılığından vazgeçmiyor.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU