Kadir İnanır ruhumuzda ve bilincimizde yaşıyor, hep yaşayacak...

Celalettin Can Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: AA

Türkiye'nin barışını sağlamak için 2013 yılında kurulan Akil İnsanlar Heyeti toplantılarında Kadir İnanır'ı yakından tanıma imkânım oldu.

Kadir İnanır, Akil İnsanlar Heyeti toplantılarında ihtiyaç duymadıkça konuşmaz, genellikle sessiz ve sakin bir şekilde dinler, anlamaya çalışırdı...

Heyetin final sayılabilecek son toplantısında benimle Sayın Başbakan Tayyip Erdoğan arasında, çözüm ve barış sürecinin yaşanan sorunları ve muhtemel geleceği ile ilgili, uzun sayılabilecek, dinamik ve karşılıklı saygı içinde gerçekleşen bir diyalog olmuştu...

Toplantı bitmiş, biraz nefes almak için ara salona çıkmıştım.

Sayın Erdoğan ile olumlu geçen hararetli diyaloğumuzun etkisiyle olmalı, yanıma sadece Mithat Hoca gelmiş, tebrik edip ayrılmıştı.

Salonda yalnız başıma dolanırken Kadir İnanır yanıma geldi.

O bana iyi gelen şeyler söylüyordu ki ben lafı uzatmadan, "Abi bak, Mithat Hoca dışında kimse yanıma gelip gitmedi, sen niye geldin?" deyince, o da filmlerinden bilinen delikanlıca tutumuyla, "Niye gelmeyecekmişim Celalettin kardeşim?" dedi.

Ben de kendisine, "İnsanların kaygılarını anlayacak kadar gördüm, geçirdim. Herhâlde çoğuyla da sürece yaklaşım farklılığımız var. İşte siz geldiniz, dışarıda devam etmemiz daha uygun olur" dediğimde, dostluğumuzun başlangıcı olacak, unutamayacağım, duygu dolu ve içtenlikli cevabını pat diye yüzüme vurdu:

Yoldaşlık ne zaman belli olacak Celalettin kardeşim!


Böylesine içtenlikli bir cevap karşısında duygulanmamak mümkün değildi...

Elimi uzattım; elini uzattı, kucaklaştık, yoldaştık...

O artık benim için sadece Kadir İnanır değildi; yakın dostum olan ve yakın dostu olduğum, haklı ve meşru dava ile ilgili de aynı duyguları paylaştığımız Kadir Abi idi...
 

Kadir İnanır, Akil İnsanlar Heyeti üyesi olarak yürüttüğü temaslarda Türkiye'nin barış sürecine katkı sunmaya çalışmış, bu dönemde halkla ve sivil toplum temsilcileriyle çok sayıda buluşmaya katılmıştı
Kadir İnanır, Akil İnsanlar Heyeti üyesi olarak yürüttüğü temaslarda Türkiye'nin barış sürecine katkı sunmaya çalışmış, bu dönemde halkla ve sivil toplum temsilcileriyle çok sayıda buluşmaya katılmıştı

 

Ama özellikle Kürt meselesi ile ilgili karşılıklı tartışmalarımız derinleştikçe, onun insani, halkçı kişiliğine, emekçi halka, hele de Kürt halkına yaklaşımına tanıklık etmek, onunla konuşmak bir başkaydı.

Sohbetlerde paylaştığımız Kürt meselesiyle ilgili tutumu onu CNN'de, "Kürt halkının lideri Abdullah Öcalan'dır, bu gerçek kabul edilmelidir" demeye kadar götürdü.

Hastanede ziyaretine gittiğimde, ben ona nasıl moral vereyim diye düşünürken, beni anladı ki gözlerimin içine derin derin bakarak, konuşmama fırsat vermezcesine, "Üzme kendini, BEN BÜYÜK BARIŞI GÖRECEĞİM" deyişini öylesine duygu dolu bir ruh hâliyle dillendirdi ki adeta hafızama kazıdı...

Bu ülkede yaşayan halklar, Kadir İnanır'ın "büyük barışı görme" inancını bir gün mutlaka gerçekleştirecektir...

Kadir İnanır'ın anısına bağlılık budur!

Seni unutmayacağım; unutulmayacaksın sevgili dostum, yoldaşım Kadir abim...

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU