Independent Türkçe için 3 Ocak Çarşamba günü Rus basınında yer alan haber ve analizleri derledik:
Gazze savaşının 89. gününde Rus basını gelişmeleri nasıl görüyor?
RİA Novosti:
RİA Novosti'de Davud Narmaniya imzalı analiz özetle şu şekilde:
Biden'ın Zugzwang'ı: Ortadoğu büyük bir savaş tehdidi altında
Geçen yılın son günlerinde Amerikan basını Ortadoğu'da olup bitenleri analiz etmeye başladı. Bölge, ilgili güçlerin ve çatışmaların çokluğu nedeniyle şüphesiz hem küresel ekonomi (önemli bir yakıt deposu ve geniş ticaret yollarının kavşağı) hem de uluslararası politika açısından kilit öneme sahip bir bölge.
Ve Batı medyasının sonuçları hiç de mutlu değil. Bir yanda Wall Street Journal "Biden Amerikan askerlerini tehlikeye atıyor" başlıklı makalesiyle, diğer yanda New York Times, “Ensar Allah'ın ABD'ye nasıl özel bir meydan okuma teşkil ettiğini” anlatan materyallerle…Ancak Biden yönetiminin karşılaştığı sorunların kökenine inmek için birkaç ay geriye bakmamız gerekiyor.
“Söz konusu tehditler kuşkusuz, senelerden beri süren Amerikan politikalarıdır, ancak dönüm noktası bölgenin tüm tarihinin sayfalarını altüst eden 7 Ekim olayları oldu. Hamas'ın saldırısı İsrail'in ipe sapa yaramazlığa ilişkin mitosun yanı sıra, Müslüman dünyasının birlik olamama özlemlerini de ortadan kaldırdı. Ve sonuncunun beklenmedik şekilde ortaya çıkması durumunda İsrail'in kendi güvenliğine karşı yönelmiş tehditlere karşı durma yeteneği çok az olacaktı.
Bunun ardından İsrail savunma ordusunun Demir Kalkanlar operasyonu geldi. Bu operasyonların neyle ve ne zaman biteceği sonuna kadar açık değil. Resmi amaç çok somut şekilde ifade ediliyor: Hamas'ın imhası. Ancak bunun gerçekleştirilmesi büyük bir soru işaretinin altındadır. Bunun yerine sivil ahali azap çekiyor: Gazze'de hayatını kaybetmiş 20 binin üzerindeki sivilin çoğunluğunu kadınlar ve çocuklar teşkil ediyor. Radikallik için bundan daha elverişli bir zemin düşünmek zordur.
Beklendiği üzere Washington tamamen Tel Aviv'in saflarında yer aldı ve bu desteğin sonuçları anında kendini gösterdi. Gerçi Beyaz Saray'da bekledikleri gibi değil.
Ekim ayından itibaren İran yanlısı güçler Suriye ve Irak'taki Amerikan askeri tesislerini 100'ün üzerinde saldırı gerçekleştirmişler. Washington'da uzun süre bu saldırıların önlendiğini söylüyorlardı, ancak 25 Aralıktaki dron saldırısıyla üç asker yaralandı, onlardan biri kritik durumda.
Ve bu durum ABD'nin içine düştüğü sıkıntıyı açık biçimde ortaya koyuyor. Kuşkusuz, Ortadoğu'daki Amerikan üslerine yönelmiş dronları ve füzeleri vurabilirsiniz, ancak herhangi hava savunma sistemini delmek ağır yüktür ve zaman talep ediyor.
Tüm bu tehditlerin üstesinden gelmeyi Washington yalnız başına üstlenecek. Ve şimdilik ABD'nin faaliyetleri bölgede bulunan kendi gemilerine saldırıları önlemekle sınırlı kalıyor. Hem de iki bin dolarlık bir dronun imha edilmesi için iki milyon dolarlık füzeler sarf ediliyor.
Buradaki tek mümkün senaryo bundan sonra bölgedeki ABD askeri varlığının azaltılmasıdır.
TASS:
Medya: Hamas, esirlerin serbest bırakılması konusunda İsrail ile müzakereleri dondurdu
Al Arabiya TV kanalının haberine göre, Filistin hareketinin Politbüro başkanı İsmail Heniyye, grubun liderlerinden Salih el-Aruri'nin öldürülmesini "terör eylemi" olarak nitelendirdi
Filistin Hamas hareketi, Al Arabiya TV kanalında, grubun liderlerinden Salih el Aruri'nin Beyrut banliyösünde öldürülmesinin ardından Gazze Şeridi'nde tutulan rehinelerin serbest bırakılması konusunda İsrail ile müzakerelerin dondurulduğunu duyurdu.
Al Arabiya TV kanalının haberine göre, Hamas Politbüro başkanı İsmail Heniyye, cinayeti "terörist bir eylem" olarak tanımlayarak, bunun Lübnan egemenliğinin ihlali olduğunu ve İsrail'in Filistinlilere yönelik düşmanlığını artırdığını söyledi.
Daha önce Hamas, Aruri'nin İsrail'in Dahiya'ya düzenlediği insansız hava aracı saldırısı sonucu öldüğünü resmen doğrulamıştı. El Aruri ile birlikte Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el Kassam Tugayları'nın iki komutanı da öldürüldü.
El Aruri, Hamas'ın militan kanadının kurucularından biri olarak anılıyor. El Aruri, 2017 yılında Hamas politbüro başkan yardımcılığına seçildi ve yakın zamana kadar radikal hareketin "iki numarası" olarak görülüyordu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas ile İsrail arasındaki çatışmanın 7 Ekim'de tırmanmasından önce bile onu öldürmekle tehdit etmişti.
Lübnan, İsrail'i Hamas liderini öldürerek kendisini savaşa sürüklemekle suçladı
Lübnan Başbakanı Necib Mikati, Dışişleri Bakanlığı'na Yahudi devletine karşı BM Güvenlik Konseyi'ne acil şikayette bulunması talimatını verdiğini söyledi
Lübnan Başbakanı Necib Mikati, X'te (eski adıyla Twitter) yayınlanan bir açıklamasında, tüm paydaşlara Lübnan'a yönelik saldırıları durdurması için İsrail'e baskı yapma çağrısında bulundu.
Mikati, "İsrail'in, Hamas politbüro başkan yardımcısının öldürüldüğü Beyrut'un güney eteklerinde işlediği yeni suç, böyle bir senaryoyu önlemek için gösterilen çabaların aksine, Lübnan'ı başka bir askeri çatışma turuna sürüklemeyi amaçlıyor" diye vurguladı.
Lübnan'ın, 2006 ihtilafının ardından Lübnan-İsrail sınırında ateşkes tesis eden BM Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı Kararına bağlılığını yineledi. Mikati, Dışişleri Bakanlığı'na İsrail'e karşı BM Güvenlik Konseyi'ne acil bir şikayet göndermesi talimatını verdiğini ve İsrail'i Lübnan egemenliğinin ağır ihlaliyle suçladığını söyledi.
Başbakana göre İsrail hükümeti "Gazze Şeridi'ndeki operasyonun başarısızlıkla sonuçlanması nedeniyle Lübnan'a olan öfkesini çıkarmaya çalışıyor."
2 Ocak'ta İsrail insansız hava araçları Beyrut'un güney banliyölerindeki Hamas karargahına roket fırlattı. Sonuç olarak, üç katlı bir bina yıkıldı. Hamas Politbüro başkan yardımcısı Salih el Aruri ile birlikte Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin el Kassam Tugayları'nın iki komutanı da dahil olmak üzere altı kişi öldürüldü.
© The Independentturkish