Grönland: Trump'ın yedek zafer kartı

Dr. Osman Gazi Kandemir Independent Türkçe için yazdı

Görsel: AA

ABD/İsrail-İran savaşını sonlandırmak için müzakere çabaları sürüyor ama ufukta somut bir gelişme görünmüyor. Ateşkes henüz kâğıt üzerinde, sahada tablo hâlâ belirsiz.

Trump ise kasım seçimlerine yaklaşırken kamuoyuna sunacağı net bir zafer arıyor.

Bu noktada Grönland yeniden devreye giriyor, bu kez farklı bir işlevle.

Artık bir toprak talebi değil, üç ayrı siyasi ihtiyacı aynı anda karşılayabilen stratejik bir kart. 


"Kazandım" anlatısı

İran savaşı Trump'a beklediği zaferi vermedi. Ateşkes ilan edildi, ancak İran'ın nükleer programı ne tamamen tasfiye edildi ne de kalıcı bir anlaşmaya bağlandı. MAGA tabanı yabancı müdahalelerden bıkmış durumda. İran savaşının yarattığı coşku çoktan yerini sorgulamaya bıraktı. Üstelik ekonomik cephede gümrük tarifeleri iç kamuoyunda baskı yaratıyor. Kasım seçimlerine sayılı aylar kala Trump'ın elinde somut bir başarı hikâyesi yok.

Ancak Grönland bu boşluğu doldurmaya hazır. Ocak ayından bu yana ABD, Danimarka ve Grönland arasında üçlü görüşmeler sürüyor. Pentagon, adada onlarca yıldır faaliyette olan Thule Hava Üssü'nün yanı sıra üç yeni üs için Danimarka ile müzakere yürütüyor. Beyaz Saray "iyi bir yönde ilerliyoruz" diyor. Trump bu sürecin herhangi bir aşamasını, yeni bir üs anlaşması, genişletilmiş bir erişim protokolü, hatta sembolik bir çerçeve mutabakatını zafer olarak paketleyebilir. Seçmene sunulan mesaj net olur: İran'da savaştık, NATO'yu sınadık, Arktik'te kazandık.


NATO'ya mesaj

8 Nisan'da Trump, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yaptığı iki saatlik görüşmenin hemen ardından Truth Social'a yazdı:

NATO’ya ihtiyacımız olduğunda orada değildi, yine de olmayacak. Grönland'ı hatırlayın!


Zamanlama tesadüf değildi. Beyaz Saray aynı mesajı resmi X hesabından da paylaşmıştı. İran savaşı boyunca İngiltere, Fransa ve İspanya ABD'ye üs ve hava sahası erişimi vermedi. Hürmüz Boğazı'nı açmak için savaş gemisi göndermedi. Washington'ın gözünden bakıldığında bu, ittifakın fiilen işlevsiz kaldığının belgesi. Rutte toplantı sonrası Trump'ın müttefiklerden duyduğu hayal kırıklığını kabul etmek zorunda kaldı.

Grönland bu bağlamda bir pazarlık kozu olarak işlev görüyor. Mevcut 1951 savunma anlaşması ABD'ye adada askeri varlık hakkı tanıyor; ancak İran savaşı bu "anlaşmalı erişimin" ne kadar kırılgan olduğunu gösterdi. Danimarka istese erişimi sınırlayabilir, NATO çerçevesi içinde bile. Trump'ın egemenlik talebi bu kırılganlığı ortadan kaldırmayı hedefliyor.

Grönland üzerinde fiili kontrol, müttefiklerin veto edemeyeceği bir üs ağı anlamına geliyor. İttifak içi mesajın özü şu: Bir dahaki sefere "hayır" diyemezsiniz.


Kamuoyunu meşgul etme

İran savaşında müzakere masası kurulması işi uzadıkça iç gündemde boşluk oluşuyor. Gümrük tarifeleri ekonomik baskı yaratıyor, enflasyon hâlâ gündemde, MAGA tabanının sabırsızlığı artıyor. Trump'ın siyasi refleksi bu tür dönemlerde iyi bilinir: Kamuoyunun dikkatini dağıtmak için büyük, tartışmalı ve anlaşılması kolay bir meseleye ihtiyaç vardır.

Grönland bu işlev için biçilmiş kaftan. Konu soyut değil. Somut bir ada, elle tutulur bir toprak talebi, kolay anlaşılır bir rakip. Çin nadir toprak metallerini kontrol ediyor, Rusya Arktik'te sistematik biçimde genişliyor, ABD ise stratejik bir boşluğu kapatmaya çalışıyor. Bu anlatı hem milliyetçi tabanı hem de güvenlik kaygısı taşıyan orta seçmeni aynı anda besliyor.

Üstelik Danimarka'nın iç siyasi belirsizliği, devam eden hükümet kurma krizi, Grönland'ın bağımsızlık sürecindeki öngörülemeyen seyir, Trump'a sürekli taze malzeme sağlıyor. Gündem her sıkıştığında Grönland hazır bir çıkış kapısı sunuyor.


Engeller küçümsenemez

Bütün bu işlevsel avantajlara rağmen Grönland hamlesi ciddi riskler taşıyor. Anketler Amerikalıların büyük çoğunluğunun ilhaka karşı olduğunu gösteriyor. Kongre'de iki partili bir yasa teklifi, federal fonların egemenlik kurmak amacıyla kullanılmasını yasaklamayı hedefliyor.

Xorla ilhak seçeneği ise hem hukuken hem NATO içi ilişkiler açısından yıkıcı olur, Trump'ın zaten gerilmiş olan Avrupa köprülerini bu kez kalıcı biçimde yıkar. İran savaşında çatlayan ittifakı onarmak yerine Grönland hamlesi bu çatlığı kalıcı bir kırığa dönüştürür.

Grönland'ı "zafer" olarak paketlemek ancak diplomatik kanaldan mümkün. Fiili egemenlik devri değil, genişletilmiş üs hakları ya da sembolik bir çerçeve anlaşması. Ama bu da kendi içinde bir tuzak barındırıyor: Trump'ın seçmeni sembolik zaferlerle yetinmeye alışkın değil. Yarım zafer, seçim arifesinde tam bir yenilgiye dönüşebilir.


Yedek kart, hazır pozisyonda

İran'da belirsizlik sürdükçe, seçim takvimi sıkıştıkça Grönland'ın cazibesini artıracak. Konu donmadı, stratejik bir yedek olarak, doğru anı kollayarak bekliyor. Trump bu kartı ne zaman oynayacağını biliyor. Asıl soru, masaya koyduğunda ne kadar kazanabileceği.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU