Gazze'de "insani dram", Filistin'deyse "yönetilen kriz"

Gürsel Tokmakoğlu Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: AA

Gazze’deki insanlar bugün dünyanın gündeminde oldukça gerilerde, muhtemelen bu önemli insanlık konusu dünya gündeminin 15. sıralarında. Küresel dikkat büyük ölçüde İran’la ilgili, ABD-İsrail gerilimi, bölgesel yayılma riskleri ve diğer krizlere kaymış durumda. Hatta Trump hakkındaki gündem bile çok önlerde. Altı aydır süren "ateşkes"e rağmen Gazze’deki düşük yoğunluklu şiddet ve insani kriz, medyada eskisi kadar yer almıyor; birçok kaynak "dünya Gazze’yi unuttu" diyor. Ben de bunu soruyorum, durum ne?


İsrail ne yapıyor?

  • Ateşkes (Ekim 2025’te Trump arabuluculuğunda ilan edilen) kırılgan ve sürekli ihlal ediliyor. İsrail, Gazze’de hava saldırıları, top atışları ve silahlı çatışmaları sürdürüyor. Ateşkesin ilanından bu yana (Ekim 2025’ten Nisan 2026’ya) Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre 700-1000’den fazla Filistinli öldü, 2000’den fazla yaralandı. Son haftalarda (Nisan 2026) saldırılar arttı; sadece son günlerde düzinelerce sivil hayatını kaybetti.
  • İsrail tam çekilme yapmadı; bazı bölgelerde kontrolünü genişletiyor, sınır geçişlerini (Kerem Şalom açık, Refah kısmi) kendi belirlediği şekilde yönetiyor ve "çift kullanımlı" malzeme (çimento, çelik vb.) girişini kısıtlıyor. Hamas’a göre bu ihlaller 2400’ü aştı. (Hatırlanacaktır bir harita vardı, sarı, yeşil hat ve çekilme takvimi…)
  • Amaç, Hamas’ı tamamen silahsızlandırmak ve Gazze’de kalıcı güvenlik üstünlüğü sağlamak şeklinde açıklandı. Hamas’ta silah yok ama diğerleri ne yaptı?

ABD ne yapıyor?

  • Trump’ın "Kapsamlı Gazze Çatışmasını Bitirme Planı" (20 maddelik) hâlen ana çerçeve. ABD, Barış Kurulu (Board of Peace – BoP) üzerinden ikinci fazı (Ocak 2026’dan beri) yürütüyor. Trump bu kurulun başkanı. Plan, Hamas’ın kademeli silahsızlanması, teknokratik Filistin yönetiminin kurulması, uluslararası istikrar gücü (ISF) konuşlandırılması ve yeniden imar konularını içeriyor. Ne noktaya gelindi?
  • ABD 10 milyar dolar taahhüt etti, diğer ülkelerle birlikte 17 milyar dolar fon toplandı. Ancak pratikte ilerleme yavaş; Hamas "İsrail önce tamamen çekilsin" diyor, İsrail de planın bazı maddelerini kabul etmiyor.
  • ABD, Gazze’ye doğrudan asker göndermiyor, ama İsrail’le ortak koordinasyon merkezi kurdu ve çok uluslu güç için (Arnavutluk, Endonezya vb.) görüşmeler devam ediyor (bazı ülkeler erteledi).


Sorumlular ne yapıyor?

Netanyahu’nun eline imkân verilir mi, ondan kim ne bekler ki? Ölümlerin sürmesi mi? 

Hem Netanyahu ve Trump domine taşı devirir gibi peşi sıra olayları geliştirdiler. Hizbullah ve derken Lübnan içlerine kadar girildi. Suriye’de Golan Tepeleri ve Hermon Dağ işgalde, Dürzi bölgeleri İsrail kontrolünde… İran’a 12 Gün Savaşı ve sonra 2026 Savaşı yapıldı. Filistin ve dolayısıyla Gazze onlar için basamak mıydı?

Bugünlerde İsrail, Batı Şeria’da yeni yerleşim yerleri daha açtı…

Trump’a sorulursa; Gazze-İsrail ve İsrail-Lübnan (Hizbullah dahil) ateşkesleri "tamam", şimdi İran ile ateşkes var ve "barış görüşmeleri" sürüyor. Bu mu?


Barış Kurulu ne yapıyor?

Bu, Trump başkanlığında uluslararası denetim kurulu. Gazze’nin günlük yönetimini "teknokratik Filistin komitesi"ne devretmeyi, Hamas’ın silahsızlanmasını ve yeniden imarı hedefliyor. Ancak kurulun yetkisi kâğıt üzerinde; sahada ateşkes ihlalleri ve yardım tıkanıklıkları devam ediyor. Hamas, kurulun "İsrail yanlısı" olduğunu söylüyor ve bugün tam silahsızlanmayı dahi kabul etmiyor. 

Güven yok!

Elde başka ne kaldı?


Gazzelilerin hangi sorunları çözüldü? Hayati konular ne?

Çözülenler (kısmen):

  • Tam ölçekli savaş durdu (Ekim 2025’ten beri büyük çaplı kara harekâtı yok).
  • İsrail rehineleri (ve kalan cesetler) iade edildi.
  • Bazı insani yardım girişi arttı (Kerem Şalom üzerinden gıda vb.).

Hâlâ çözülmeyen hayati sorunlar (asıl mesele bunlar):

  • Yeniden imar sıfır seviyesinde: BM-AB ortak raporu ne diyor? Gazze’nin insani yönden kalkınma durumu 77 yıl geriledi, 10 yılda 71 milyar dolar gerekiyor (ilk 18 ay için 26 milyar). Fiziki hasar 35 milyar dolar, ekonomik-sosyal kayıp 22 milyar. Okullar, hastaneler, evler hâlâ enkaz; insanlar çadırlarda yaşıyor.
  • Günlük şiddet devam ediyor: Aylık 10-30 Filistinli ölüyor (Nisan 2026’da bile 32’den fazla ölüm). Su, elektrik, sağlık hizmetleri yetersiz; hastalık ve açlık riski yüksek.
  • Yardım tıkanıklığı: Sınırlar dar boğaz yaratıyor, stoklar azalıyor.
  • Yerinden edilme: 2 milyondan fazla insan hâlâ evsiz veya geçici barınaklarda.
  • Kısa süre önce Deyr el-Belah’ta 20 yıldan sonra ilk belediye seçimi yapıldı, ama sadece bir şehirde ve katılım düşük, sembolik bir adım.

Filistin konusu: İlerleme mi, gerileme mi?

Kâğıt üzerinde ilerleme var gibi görünüyor ama fiilen gerileme!  

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas yine ortalarda görünmüyor…

Trump planı, "reform edilmiş Filistin Yönetimi’ne geçiş ve nihayetinde Filistin devletine giden yol" vadediyor (BM Güvenlik Konseyi 2803 sayılı karar ile desteklendi). 

Ancak:

  • Hamas güven arıyor; ikinci faz kilitlendi gibi.
  • İsrail saldırıları ve kontrolü devam ediyor. Kaygan zemin her şartta İsrail’in aradığı şeydi ve ona bu imkân verildi. 
  • Küresel dikkat dağıldı; Filistin meselesi "yönetilen kriz"e dönüştü.
  • Gazze "ne savaş ne barış" hali var; insani felaket sürüyor, siyasi çözüm ufukta görünmüyor. Bazı analistler bunu "İsrail’in fiili ilhakı" olarak nitelendiriyor.

Sonuç

Gazze halkı için ateşkes bir "rahatlama" getirdi, ama "kalıcı çözüm" getirmedi.

Hayati sorunlar (yeniden imar, güvenlik, özgürlük) çözülmedi; aksine günlük ihlaller ve küresel unutkanlık nedeniyle durum daha da zorlaştı. 

Türkiye gibi ülkeler Barış Kurulu’nda yer alarak destek veriyor, irtibatı sürdürüyor; ancak sahada değişim çok çok sınırlı.

Türkiye’de kamuoyu duyarlı, insanlar hop oturdu hop halktı.

Evet, şimdi ne oluyor? 

Eğer vaatlere ve insafa kalan bir durum söz konusuysa, gerçekten kime bakılacak?

Netanyahu ve Trump’ı geçiniz, uluslararası sistem ve yaptırım yok! 

Eğer bu insani ve tarihi olayın tam da bu noktaya geleceği hesaplanmamış ise sorular çoğalır.

En başından beri, her aşamada ben bunları ve olacakları yazdım mı?

Evet. Şimdi takip etmeye ve durumu sormaya hakkım var.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU