1 Mayıs 1977 katliamı şüphelilerine "ayağa kalk" deyin ve bizi tanıklığa çağırın. Biz hazırız!

Celalettin Can Independent Türkçe için yazdı

Fotoğraf: Bianet

49 yıl önce Taksim’de toplanan 500 bin civarında işçi, emekçi; uğradıkları silahlı, bombalı saldırı sonucu, 29'u Kazancı Yokuşu’nda boğulan sekizi kadın, 43 kişi öldürüldü, 126 kişi yaralandı.

Ölenler ve yaralananlar biliniyor. 1 Mayıs katliamını kimler yaptı, neden yaptılar, bu da biliniyor: aradan geçen 43 yıla rağmen yargılanmadılar.

5 Haziran 1977’de Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Namık Kemal Ersun'la birlikte, Ersun’un ekibine mensup komutanlardan Recai Ergin ve Musa Öğün’ün yanı sıra 200 subay, darbe girişiminde bulunduklarından dolayı re'sen emekliye sevk edildiler. Bunun 1 Mayıs katliamı ve o tarihsel kesitteki olaylarla olan ilişkisi gizlendi.

Konya toplantıları adı altında kayıtlara geçen darbe hazırlığı toplantılarına, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Başkanı Halit Narin gibi kimi büyük iş adamlarının yanı sıra MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş'in destek verdiği iddiası araştırılmadı, sorgulanmadı.

1 Mayıs katliamında rol alanların, 1970’li yılların “kirli” bir üne sahip MİT’çi Hiram Abas, MİT’çi Mehmet Eymür, MİT İstanbul Dairesi Başkanı Nuri Gündeş, MİT’çi Orhan Kilercioğlu ve “Alaattin” ön adlı bir MİT’çi, Türkeş’in dünürü MİT Hukuk Dairesi Başkanı Şahap Homriş, Özel Harp Dairesi’nden yine Türkeş’in damadı Davut Homriş olduğu iddiaları araştırılmadı, üstü örtüldü.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Sular İdaresi’nin üzerinden topluluğa ateş açan 20 kişilik grubu, tutuklanmaktan 1980 öncesinden başlayarak yargısız infazları ve işkenceciliğiyle "ünlü" polis şefi İstanbul Emniyeti 1. Şube Müdürü Mete Altan'ın kurtardığı, Sular İdaresi’nden sorumlu İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Metin Gür’ün bunu kolaylaştırdığı iddia edildi. İddiaya göre Mete Altan, grubu enterne eden Sular İdaresi bölgesinden sorumlu jandarma Üsteğmeni Abdullah Erim'den teslim alarak serbest bırakmıştı. Intercontinental Oteli (bugünkü The Marmara) sorumlusu İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Mehmet Akzambak’ın oteldeki polis güçleriyle, 5. ve 6. kattaki MİT mensupları ve otelin 4. katını komple tutan ve aynı akşam Türkiye'den süratle ayrılan 8-10 Amerikalının oynadığı role ilişkin iddialar da araştırılmadı, üstü örtüldü.

1 Mayıs Davası iddianamesini hazırlayan 5 Toplum Suçları Savcısının deyimiyle: "Yurt ve insanlık düşmanı karanlık güçler ve emniyet mensuplarının da yarattığı panik, korku ve kusurlu davranışlar sonucunda 43 kişi öldürülmüş, 126'yı aşkın kişi de yaralanmıştır." "Yurt ve insanlık düşmanı karanlık güçlerin" kimler olduğunu, niçin ve hangi politik amaçlarla 1 Mayıs 1977 katliamını düzenlediklerini açığa çıkarmak, sorgulamak ve hesaplaşmak için 78’liler Girişimi olarak 2006 yılında dosya açtık.

Yıllar ve yıllar sonra karanlıkta kalan 1 Mayıs 1977 katliamının aydınlatılması için davanın avukatları, bir kısım sanıkları, mağdurları ve katılımcılarıyla birlikte, Bilgi Edinme Yasası çerçevesinde İçişleri Bakanlığı'na başvurarak katliam günü görevli olan tüm resmî-sivil güvenlik ve istihbarat görevlilerinin kimliklerinin tarafımıza bildirilmesini istedik.

Aradan 49 yıl geçti. Gerçek şu: devleti yöneten güç, 1 Mayıs katliamının faillerine dokunmuyor, aksine onları kirli işlerin tüm kilit noktalarında kullanıyor. Onların tarzı, devletin devlet etme tarzı. “Devlet” bu! Asıl yüzleşmemiz, hesaplaşmamız ve aşmamız gereken de bu.

Ergenekon davası, 2002-2003 Sarı Kız, Ay Işığı darbe girişimlerinde çakılı kaldı. Bir türlü Susurluk’un siyasi ve askerî karar mekanizmalarına, oradan Özal’ın ve bir kısım generalin şüpheli ölümüne yol açan Fırat’ın ötesinin “kirli” savaşına, oradan da Türkiye toplumunun geleceğini çalan asıl darbelerin anası 12 Eylül’e ulaşmamız ve onu hazırlayan kırılma noktalarına, 1 Mayıs 1977, Maraş, Çorum katliamlarına ve beş bin gencimizi yok eden 1980 öncesi sürecin asıl suçlularına ulaşmamız mümkün olmuyor.

4 Nisan 2012'de Ankara'da 12 Eylül davası açıldı.

Evren ve Şahinkaya'nın şahsında 12 Eylül darbecileri yargılandı.

Evet, Evren ve Şahinkaya ile başladı, ama onlarla bitmiyor.

12 Eylül davasının genişlemesi, adaletin tecellisi açısından zorunluydu.

Bunun içinde 1 Mayıs 1977 katliamının şüphelileri başta olmak üzere, 12 Eylül öncesi ve sonrası tüm katliam ve cinayet şüphelilerinin yargı önüne çıkarılması gerekiyordu.


İfade ettiğimiz gibi, madem ki Ankara'da 12 Eylül Mahkemesi kuruldu.

Madem ki mahkemeye 1 Mayıs katliamı davası dosyası “devlet sırrı” denilerek açık edilmedi.

Madem ki yeni zamanlarda yeni bir süreç başladı.

Toplumsal suçluların açığa çıkarılması, adalet ve gerçek bir toplumsal barıştır; asıl barış.

Biz de 1977 darbe girişimini ve 1 Mayıs 1977 katliamı şüphelilerini açıklıyoruz!


Tarih bizi haklı çıkardı. Türkiye, Türk ve Kürt halklarına reva gördüğü haksızlığın acıları ile kıvranıyor.

Tarihle hesaplaşmadan Türkiye bu acılardan kurtulamayacaktır.

Bu hesaplaşmada bizler, bugünkü kuşakların esas inandırıcı tanığı olacaktır.

1 Mayıs 1977 katliamı şüphelilerine "ayağa kalk" deyin ve bizi tanıklığa çağırın!


Biz hazırız!

78’liler Hareketi

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU