Diplomatik zaferden saha krizine: Gana’nın dönüş sınavı

Sare Şanlı Independent Türkçe için yazdı

Gana, bir yandan BM kürsülerinde köleleştirme suçunun hesabını sorarken, diğer yandan "Dönüş Yılı" ile bu tarihi insanlık suçunun kurbanlarını evine çağırmaya devam ediyor. Ancak dışarıya karşı verilen onur mücadelesi, içeride mülkiyet ve vatandaşlık krizleriyle sınanıyor.

Gana'nın, atalarının topraklarından koparılan milyonlara yaptığı "Eve dönün" çağrısı, son yılların en iddialı ve dokunaklı tarihsel uzlaşma girişimlerinden biri olarak başladı. Ülkenin kurucu lideri Kwame Nkrumah’ın “Ben, Afrika’da doğduğum için değil, Afrika benim içime doğduğu için Afrikalıyım” sözünden ilham alan bu hareket, 2019’da tüm dünyaya ilan edildiğinde büyük bir heyecan yaratmıştı. Ancak aradan geçen yıllar, bu romantik davetin ardında çözüm bekleyen derin sınıfsal çatışmaları ve mülkiyet krizlerini de gün yüzüne çıkardı.


400 yıllık hasretin başkenti Gana

İnsanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biri olan Transatlantik köle ticareti, 1619'da Gana kıyılarından Amerika’ya doğru yola çıkan ilk gemilerle başlamıştı. Bu büyük trajedinin üzerinden tam 400 yıl geçtikten sonra, Gana hükümeti, tarihsel travmanın mirasçılarına, yani diasporada yaşayan Afrikalılara, atalarının zorla koparıldığı topraklara davette bulundu. 2019 yılını bu amaçla "Dönüş Yılı" ilan etti.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

Devam etmekte olan "Dönüş Yılı Projesi" bir turizm kampanyası olmanın ötesinde kültürel mirası yeniden inşa etmeyi, kölelik tarihine karşı toplumsal bir yüzleşme sağlamayı ve diaspora ile olan bağları güçlendirmeyi hedefliyor. Gana, 400 yıllık trajediye, kültürel mirasa ve kimliğe vurgu yaparak, diasporadaki Afrikalıları kendine çekmeyi başardı.

Proje ilk yıllarda büyük ilgi gördü. 2019 yılı boyunca ülkeyi ziyaret edenlerin sayısı yüzde 45 oranında artarken, ülkeye yerleşen diaspora mensuplarının sayısı 1500’e ulaştı. Gana bu ziyaretlerden 2 milyar doların üzerinde gelir elde etti. Steve Harvey, Naomi Campbell ve Idris Elba gibi dünya çapında tanınan isimlerin de bu çağrıya kulak vererek ülkeyi ziyaret etmesi, kampanyanın küresel etkisini daha da artırdı.

"Dönüş Yılı", Gana’nın yalnızca turizm gelirlerini artırmakla kalmadı, aynı zamanda diaspora ile kültürel bağlarını da güçlendirdi.


Köle ticaretinin kara izleri

Diasporadaki Afrikalılar için, Gana’nın Altın Sahilinde bulunan Elmina kalesi adeta tarihsel bir hac noktası.

Yüz binlerce Afrikalının, Amerika’ya gönderilmeden önce akıl almaz işkencelere maruz bırakıldığı bu kalenin zindanları, Transatlantik köle ticaretinin en somut tanıklarından biri. Tarihsel utancın sembolü karanlık zindanların yer aldığı Elmina Kalesi’nin giriş kapısında “Dönüşü Olmayan Kapı” (Door of No Return) ibaresi bulunuyordu. Zira bu kaleden çıkıp gemilere doldurulan kölelerin hiçbiri bir daha doğdukları topraklara geri dönemedi.

"Dönüş Yılı" kampanyası ile kalenin girişindeki ibare yenilendi ve “Dönüş Kapısı” (Door of Return) ismiyle Gana’ya gelen ziyaretçileri, yani doğdukları topraklara bir daha dönemeyen kölelerin torunlarını selamladı.

Gana'nın çağrısı, bölge genelinde de yankı uyandırdı. Komşu ülke Benin, benzer bir proje geliştirmek üzere hazırlıklara başladı.

Gana Turizm Bakanlığı ve Diaspora Ofisi, Nana Akufo Addo’nun 2019’da başlattığı dönüş hareketini 2020 yılında “Dönüşün Ötesinde” ismiyle devam ettirdi.

2020-2030 yılları ise “Afrika Rönesans Dönemi” ilan edildi. Kanada, Amerika, Jamaika ve İngiltere gibi ülkelerde yaşayan Afrika kökenli yüzlerce insana vatandaşlık verildi.


"Dönüş Yılı"nın gizli maliyeti

Atalarının yaşadığı tarihsel trajediyi unutmayan, kendilerini tam anlamıyla Amerika’ya ait hissedemeyen, ırkçılık ve ötekileştirmeyle mücadele etmek zorunda kalan, ekonomik sıkıntılarla boğuşan diaspora mensupları için bu proje, güvenli ve huzurlu bir liman olma vaadi taşıyordu. Ancak umut verici başlangıcına rağmen proje, kısa süre içinde çeşitli sorunlarla karşı karşıya kaldı.

400 yıllık trajik kopuşun 5 yıl gibi kısa bir süre içerisinde onarılması da pek mümkün değil.

Gana hükümeti, diasporadaki Afrikalıların yalnızca ziyaretçi değil, kalıcı sakin olmalarını da teşvik etmek istedi. Vatandaşlık verilmesi, toprak satın alma hakkı tanınması gibi adımlar, aidiyet hissini pekiştirmeyi amaçladı. Ancak bu süreç, bazı yerel topluluklarda rahatsızlık yarattı. Çünkü diaspora mensuplarına sağlanan ayrıcalıkların, yerli halkın haklarını gölgede bıraktığı yönünde ciddi eleştiriler yükseldi.

Örneğin, Asebu kasabasında “Pan-Afrikan Köyü” ismiyle hayata geçirilen bir projede, boş olduğu iddia edilen arazilere diaspora üyeleri yalnızca idari bir ücret (700 ila 1000 dolar) karşılığında yerleşim hakkı kazandı. Fakat bu arazilerde tarım yaptıklarını söyleyen çiftçiler ile projeyi yürüten yerel şefler arasında büyük anlaşmazlıklar yaşandı.

Bazı bölge sakinleri, atalarından miras kalan toprakların kendilerine danışılmadan tahsis edildiğini ve hiçbir tazminat ödenmediğini savundu. Nesillerdir bu topraklarda yaşayan ailelerden bazıları, Asebu Geleneksel Konseyi ile mülkiyet hakları konusunda yasal mücadeleye başladı.

Yerli halkın bir kısmı, diasporaya yönelik coşkulu karşılama ve vatandaşlık karşılığı toprak teklifini ayrıcalıklı bir muamele olarak değerlendiriyor. Kendi ülkelerinde toprak sahibi olabilmek için yıllardır bürokratik engeller ve ekonomik zorluklarla boğuşan halk, bu durumu adaletsiz buluyor.

Ayrıca projeye olan ilgi, bazı bölgelerde arsa fiyatlarının hızla yükselmesine neden olduğundan yerel halkın toprak sahibi olma ihtimalini daha da zorlaştırdı. Turistik bölgelerdeki işletmelerin dolar bazında hizmet vermeye başlaması hem fiyat uçurumunu derinleştirdi hem de ziyaretçilerle yerel halk arasında görünmez bir duvar ördü. Bu farklılaştırıcı uygulamalar, halk arasında bir tür “iç ayrımcılık” algısı yarattı.

Bir diğer sorun ise bölgeye gösterilen ilgiye tarihi mirasın korunamaması oldu. Elmina Kalesi'nin önüne otopark yapılırken, yüzyıllık taş döşemeler arkeologların uyarılarına rağmen tahrip edildi. Körfez kıyısında yer alan Elmina Kalesi, erozyon, nem ve rüzgâr gibi çevresel faktörlere karşı hassas olduğundan korunması için fon sağlanmadığı takdirde, kale kısmen çökme riskiyle karşı karşıya. Bu durum, projenin sürdürülebilirlik ve koruma boyutundaki eksiğini gözler önüne seriyor.


Diğer Afrika ülkeleri için bir model mi, yoksa uyarı hikâyesi mi?

Gana, tüm iyi niyetiyle Afrika kıtası için ilham verici bir girişim başlattı. Ancak kapsayıcılık, mülkiyet şeffaflığı ve yerel halkın rızası gibi temel meseleler çözüme kavuşturulmadan, diaspora vizyonunun sürdürülebilir olması zor görünüyor. Aidiyet duygusu yalnızca sembollerle değil, adaletle güçlenir.

Nitekim son aylarda diaspora vatandaşlık başvurularının askıya alınması ve sürecin yeniden gözden geçirilmesi, projenin romantik aşamasından kurumsal gerçekliğe geçtiğini gösteriyor. Artan başvurular, yükselen mülkiyet anlaşmazlıkları ve bürokratik yetersizlikler, devletin daha temkinli bir çizgiye yönelmesine neden oldu.

Bu gelişme, “Dönüş Yılı”nın başarısızlığı anlamına gelmiyor; aksine Pan-Afrikan idealin hukuki ve toplumsal zemine oturtulma zorunluluğunu hatırlatıyor. Çünkü tarihsel hafıza duygusaldır ancak vatandaşlık ve toprak meselesi son derece somuttur.

Gana bugün sembolik bir kapıdan çok daha fazlasını inşa etmek zorunda: güvenilir kurumlar, adil mülkiyet düzeni ve yerli halk ile diaspora arasında gerçek bir sosyal sözleşme. Aksi takdirde, “Dönüş Kapısı” yalnızca güçlü bir metafor olarak kalabilir.

 

 

Kaynaklar:

https://www.theafricareport.com/318154/documenting-ghanas-year-of-return-in-a-genre-defying-novel/
https://www.theafricareport.com/408493/the-waiting-hurts-ghanas-citizenship-pause-tests-countrys-pan-african-promise/
https://www.yearofreturn.com/
https://newlinesmag.com/reportage/the-land-disputes-facing-african-americans-in-ghana/
https://theconversation.com/ghanas-plan-for-a-grand-new-national-cathedral-is-controversial-but-will-it-attract-pilgrims-and-tourists-201568
https://www.npr.org/2024/02/25/1225192589/a-new-home-for-the-african-diaspora-in-ghana-stirs-tensions
https://doinghistoryinpublic.org/2025/05/12/elmina-castle-and-the-year-of-return/

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU