Modern harp teorilerinin sınırı: İran'da bir kara istilası senaryosu

Umut Berhan Şen, Independent Türkçe için yazdı

ABD’nin elindeki devasa teknolojik üstünlüğe ve dünyanın her köşesine anında güç intikal ettirebilen o muazzam lojistik ağına baktığımızda, kağıt üstünde "bitti bu iş" dedirtecek bir tablo görüyoruz. Havadan yağdırdıkları ateş gücü, hassas vuruş kapasitesi ve denizden kuşatan uçak gemisi taarruz grupları, modern harp tarihinin en sofistike kuvvet konfigürasyonu. Amerikan kara kuvvetleri, M1A2 Abrams ana muharebe tankları ve Bradley zırhlı muharebe araçları ile bir "şok ve dehşet" harekatı icra etme kapasitesine sahip. Onların güç konfigürasyonu, merkezi bir komuta-kontrol mekanizması, gerçek zamanlı veri ağı ve dünyadaki en gelişmiş hava destek entegrasyonu üzerine kuruludur. Lakin bu devasa makinenin arkasındaki o muazzam lojistik zinciri, İran'ın o sarp Zagros Dağları’nın, derin vadilerin ve çölün ortasında, oldukça zorlu bir asimetrik harp doktriniyle sınanabilir.

İran tarafına baktığında ise karşında klasik bir ordu değil, bir "mozaik savunma" yapısı söz konusu. İran Kara Kuvvetleri, ABD’nin ağır zırhlı tümenlerinin aksine, çok daha hafif, esnek ve kendi başına hareket edebilen hücre tipi bir örgütlenmeye sahip. Onların elindeki zırhlı güç, modernize edilmiş eski platformlardan ve yerel üretim varyasyonlardan oluşsa da, bu güç bir meydan muharebesi için değil, düşmanın ilerleyişini engebeli arazilerde durdurmak ve yavaşlatmak için tasarlanmış. İran’ın gerçek gücü, Devrim Muhafızları’nın o yeraltı tünel ağlarına gizlenmiş, merkezi olmayan komuta yapısında gizli. Yani sen bir noktayı vurduğunda, sistemin bütünü çökmez, aksine her hücre kendi savaşını sürdürmeye devam eder.

ABD’nin kara harekatı, sadece düşman hatlarını yarmakla ilgili değil; o hatların gerisinde, yani lojistik hatlarda, ikmal merkezlerinde ve şehir merkezlerinde nasıl bir direnişle karşılaşacağıyla da ilgili. Amerikan ordusu için hedef, düşmanın komuta merkezini ve ana kuvvetlerini imha ederek hızlı bir sonuç almak. Öte yandan İran için hedef, düşmanı bu geniş coğrafyanın derinliklerine çekip, çatışmayı bitmek bilmeyen bir yıpratma savaşına dönüştürerek rakibinin lojistik hatlarını ve siyasi iradesini kırmak.

ABD’nin teknolojik üstünlüğü hava ve deniz sahasında mutlak bir hakimiyet kursa bile, kara harekatı başladığı anda iş, teknolojinin sınırlarını aşıp coğrafyanın sertliğiyle çarpışmaya dönüşür. İran'ın elinde sadece mühimmat değil, on yıllardır bu "kıyamet senaryosuna" göre şekillenmiş, her karışı savunmaya endeksli bir coğrafi kale var. Velhasıl kelam, bu sadece tankın tankı vurması değil; bir tarafta dünyanın en sofistike, merkezileşmiş askeri gücü, diğer tarafta ise her parçası özerk çalışan, yıpratıcı bir asimetrik direniş mekanizması var. Bu, tarihin en kanlı satranç oyunlarından biri olacak. Tabii gerçekleşirse.

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

© The Independentturkish

DAHA FAZLA HABER OKU